Rusya’nın Kırım’ı işgali sonrası Kırım Tatarlarına yönelik baskı politikasının sembol isimlerinden biri olan 66 yaşındaki Nasrulla Seydaliye’nin tutukluluk koşullarına ilişkin endişe verici yeni detaylar ortaya çıktı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, Seydaliye’nin Rusya’ya bağlı Altay Cumhuriyeti’nin Mayma köyündeki cezaevine yasa dışı bir şekilde sevk edildiğini açıkladı.
HABER ALINAMAYAN AYLAR VE AĞIRLAŞAN SAĞLIK TABLOSU
4 Mart 2022 tarihinde Kırım’da gözaltına alınan ve Rus yönetimi tarafından kurgulandığı belirtilen "Numan Çelebicihan Taburu Davası" kapsamında 9 yıl hapis cezasına çarptırılan Seydaliye, daha önce Minusinsk’teki cezaevinde tutuluyordu. Bu süreçte vücut ağırlığının yarısını kaybettiği belirtilen Seydaliye'nin kemik iltihabı, yüksek tansiyon, bacaklarda ödem ve varis gibi ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği, ancak gerekli tıbbi yardımı alamadığı kaydedildi.
28 Ağustos 2025 tarihinde Minusinsk'ten Altay'a sevk kararı alınan Seydaliye'den ailesi aylarca haber alamadı. Siyasi tutsağın izine, Barnaul’daki bir hastaneden gelen mektupla ulaşıldı. Sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle bir ay hastanede tutulduğu öğrenilen Seydaliye, "sözde" tedavinin ardından Altay'daki cezaevine gönderildi.

GÖZLÜKLERİNE BİLE EL KONULDU
Eskender Bariyev, Seydaliye'nin yeni sevk edildiği cezaevinde ağır tecrit koşulları altında olduğunu belirtti. Ailesi tarafından gönderilen ilaçların kendisine teslim edilmediği ve yanında bulunan tüm ilaçlara el konulduğu ifade edildi.
Son dört aydır açık havaya çıkarılmayan Seydaliye’nin, metal çerçeveli olduğu gerekçesiyle sürekli kullanmak zorunda olduğu gözlüklerinin dahi elinden alındığı aktarıldı. Ailenin uzun bir aradan sonra aldığı ilk sansürlü mektup ise 14 Ocak 2026 tarihinde ulaştı.
KIRIM TATARLARINDAN ÇAĞRI: 'ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI'
Kırım’dan 4 bin 879 kilometre uzaklıkta esaret altında tutulan Seydaliye’nin durumu, Kırım Tatar toplumu tarafından tepkiyle karşılandı. Kırım Türkleri, sağlık durumu kritik aşamada olan Seydaliye’nin tedavisinin engellenmesini protesto ederek, öncelikle sağlığına kavuşması, ardından serbest bırakılarak ailesine ve vatanı Kırım’a dönmesinin sağlanması çağrısında bulundu.
