AFAD, saat 10.48'de meydana gelen depremin merkez üssünü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi, büyüklüğünü ise 5,4 olarak açıkladı. Sarsıntı başta Diyarbakır, Adıyaman ve Gaziantep olmak üzere çevre illerde de hissedildi.
Depremin ardından Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Süleyman Pampal bölgedeki sismik hareketliliği değerlendirdi.
"BÜYÜK DEPREM YARATMA POTANSİYELİ BULUNAN BİR FAY"
Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin sığ karakterde olduğunu ve 6 Şubat 2023 depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir fay üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Tüysüz, sarsıntının Bozova Fayı'yla ilişkili olduğuna dikkat çekerek bu fayın geçmişte de deprem üretmiş aktif bir sistem olduğunu ifade etti. Fayın en az 60-70 kilometrelik bölümünün aktif olduğunu belirten Tüysüz, sistemin toplam uzunluğunun 100 kilometrenin üzerine çıktığını söyledi.
Bu tür bir fayın büyük deprem üretme potansiyelinin bulunduğunu belirten Tüysüz, bunun depremin hemen ardından ya da kısa süre içinde daha büyük bir sarsıntı yaşanacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Tüysüz, meydana gelen depremin öncü deprem olduğunu düşünmediğini ve bölgede daha büyük bir deprem beklentisi içerisinde olmadığını söyledi. Buna karşın yaklaşık 4,5 büyüklüğüne kadar artçıların görülebileceğini belirtti.
Uzman ayrıca hasarlı binalara girilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
"5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM, DAHA BÜYÜĞÜNÜN HABERCİSİ DEĞİL"
Prof. Dr. Osman Bektaş ise bölgedeki sismik hareketliliğin 6 Şubat depremlerinin ardından değişen stres dağılımıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki fayların hem Arap levhasının hareketinden hem de 2023 depremlerinin etkisinden kaynaklanan gerilimlerden etkilendiğini belirten Bektaş, Diyarbakır ve Şanlıurfa çevresinde bu tür orta büyüklükte depremlerin olağan olduğunu ifade etti.
Bektaş, 5 büyüklüğündeki bir depremin ardından mutlaka daha büyük bir deprem meydana geleceği şeklinde bir çıkarım yapılamayacağını söyledi.
Şanlıurfa’nın ardından Antalya’da da deprem
Depremin yıkıcı nitelikte olmadığını belirten Bektaş, bölgedeki yapı stokunun bazı yerlerde istenilen seviyede bulunmadığına da dikkat çekti. 2018 deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilen yapılarda ciddi bir risk beklemediğini ifade eden Bektaş, vatandaşların paniğe kapılmadan gelişmeleri takip etmesi gerektiğini söyledi.
Süleyman Pampal: Bozova Fayı aktif ve deprem üretme potansiyeline sahip
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Şanlıurfa ve çevresinin sismik açıdan aktif bir bölge olduğunu belirtti.
Bozova Fayı'nın geçmişte gerçekleştirilen çalışmalarda da önem taşıdığını anlatan Pampal, fayın büyük deprem üretme potansiyeline sahip aktif bir fay olduğunu söyledi.
Pampal, bölgede bu büyüklükte depremlerin meydana gelmesinin sürpriz olmadığını belirterek mevcut sarsıntının 6 Şubat depremleri büyüklüğünde yeni bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
"DAHA BÜYÜK DEPREM İHTİMALİ VAR AMA NE ZAMAN OLACAĞINI BİLEMEYİZ"
Pampal, Türkiye'nin diğer bölgelerinde olduğu gibi Şanlıurfa çevresinde de gelecekte daha büyük depremlerin yaşanabileceğini belirtti. Ancak bunun zamanını ve büyüklüğünü önceden söylemenin mümkün olmadığını vurguladı.
Bölgenin, Arap, Anadolu ve Avrasya levhalarının hareketlerinden etkilenen geniş bir tektonik kuşakta yer aldığını belirten Pampal; Doğu Anadolu Fayı, Bitlis-Zagros Bindirme Zonu ve diğer aktif fay sistemlerinin Türkiye'nin deprem gerçeğinin temel unsurları olduğunu ifade etti.
Uzmanların ortak değerlendirmelerinde öne çıkan nokta ise Şanlıurfa'daki 5,4 büyüklüğündeki depremin tek başına daha büyük bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağı, ancak bölgenin aktif fayları nedeniyle deprem riskinin bulunduğu yönünde oldu.

