Özel'den yeni atanan bakanlara ilk yorum: Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak

Özel'den yeni atanan bakanlara ilk yorum: Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak

CHP lideri Özgür Özel, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki göstererek, partisine yönelik adli süreçlerin siyasi operasyon olduğunu söyledi. “Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız. Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Ama bu saldırıyı cumhuriyeti kurmuş bir partinin kararlılığı durduracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” diyen Özel, CHP’nin mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin önceki genel başkanlarından Deniz Baykal için Devlet Mezarlığı’nda düzenlenen anma töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki gösteren Özel, “Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan, sonra partiye operasyon yapmak için İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı’na atanabilmiştir” dedi.

“Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız. Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Ama kimsenin şüphesi olmasın: Bu saldırıyı, ülkeyi işgalden kurtarıp cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci durduracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” diyen Özel, “Saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun umutsuzluk yaymasını bekleyenlere: sadece daha çok beklersiniz” ifadelerini kullandı. “Nasıl bugün Türkiye’nin 1. partisi olarak geldiysek, yeniden geleceğiz” dedi.

Özel, açıklamasının sonunda ise eski İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya seslenerek, 8 Eylül 2025’te yazdığı mesajı hatırlattı: “Yerlikaya'ya CHP İstanbul İl Başkanlığı'na 5 bin polis soktuğunda bir mesaj yazmıştım. Dedim ki 'Bu mesajı sana sonra bir daha okutacağım'. Bugün okusun, o mesajı bir gün bir daha okutacağım.”

Özel'in açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde:

"Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan sonra partiye operasyon yapmak için İstanbul'a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı'na atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine de saldıracak. İstanbul İl Kongresi'ni iki seçim önceki İl Kongresi iptal edip oraya kayyım atayacak. O kayyımı halen daha bir taraftan görevde tutacak. Bir yandan partinin tüm seçilmişlerine her fırsatta iftira kampanyaları üzerinden siyasi bir operasyon olduğu bilinen adli süreçleri yürütecek. Sonra da dönüp gelip tekrar siyasi bir pozisyona oturacak ve bütün dünyanın gözünün içine bakıp da "Türkiye hukuk devletidir." diyecekler. Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız.Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Ama kimsenin şüphesi de olmasın. Bu saldırıyı ülke en ağır saldırı altındayken ülkeyi saldırıdan, işgalden kurtarıp bu ülkeye bir cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci bugünlere de damgasını vuracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz.

Sayın Genel Başkanımızın huzuruna nasıl bugün Türkiye'nin 1. partisi olarak geldiysek Türkiye'yi yöneten iktidar partisinin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı, onun, o partinin sorumluluk almış siyasetçileri dünüyle, bugünüyle, yarınıyla el ele, omuz omuza, kol kola girmiş yürüyen Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve Cumhuriyet Halk Partililer olarak buraya tekrar geleceğiz. O yüzden saldırı altında olmamıza ve bu saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun bir umutsuzluk yaymasını bekleyenlere sadece daha çok beklersiniz.

Deniz Baykal denince herhalde pek çok şey akla geliyor ama bu ülkede yaşayan herkesin hatırlaması gereken bir şey var; Erdoğan iktidara gelmeden önce Amerika'ya gitti, Amerika'da iktidara geldiğinde nasıl Amerika'da uyumlu iktidar olacağının sözünü verdi. Daha sonra partisi iktidara geldiğinde Amerika'nın Erdoğan'dan istediğin şey Irak'ı işgal etmek üzere Amerikan ordusunun Mersin limanının kullanarak orada konuşlanarak Irak operasyonu yapmasıydı. O operasyonun sonunda hayatının kaybedecek olan 1 milyon müslümanın kanını akıtmak üzere gelenlerin Türkiye üzerinden geçmesiydi. Erdoğan buna izin verdi ve Meclis'ten bunu istedi. Deniz Bey ve CHP grubu 1 Mart tezkeresinde buna direndiler. O işgalin Türkiye üzerinden yapılasına engel oldular. O gün o işgale evet diyen Tony Blair o utançla yaşıyor. Bugün de Trump'ın maşası olarak Gazze'nin işgalinin komiserliğine hazırlanıyor. Gazze'den Filistinlileri sürüp oraya oteller kumarhaneler yapacaklar. Hala o oyunun parçasındalar, biz bu oyuna Türkiye'yi alet etmeyen birinin huzurundaydık.

Erdoğan dün akşam yaptığı atamayla bizim tezimizin doğru olduğunun altına imza attı. Kendi tezinin yalan olduğunun da altına imza attı. Erdoğan'ın iddiası nedir? Türkiye bir hukuk devletidir. Bizim iddiamız nedir? Bu yapılanlar bir yargılama değil, siyasi bir operasyondur.

Biz diyoruz ki bizim suçumuz Erdoğan'ı yenmek, 47 yıl sonra 1. parti olmak, AK Parti'yi ilk kez ikinci parti durumuna düşürmek ve Erdoğan'ın tezine göre İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanacak, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybedecek. Bu doğrultuda iktidar yolunda yürüyor olmak. Erdoğan bizi konvansiyonel Erdoğan bizi normal siyasi bir mücadeleyle yenemediği ve yenemeyeceğini anladığı için bizi yeneceği yenmesi gereken partisine de güveni kalmadığı için geleceğin iktidarına bugünün iktidarı olarak kendisinden sonraki iktidara, bugünün cumhurbaşkanı kendisinden sonraki cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulundu. Bunu da bir siyasetçiyi Adalet Bakan Yardımcısı olan Akın Gürlek'i İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atayarak şeklen ve sonra da onu şimdi tekrar siyasi bir makama atayarak bizim bunun bir siyasi operasyon olduğunu bunu Akın Gürlek'ten başkasına yaptıramadığı için ona özel görevle bunu verdiğini ve meselenin yargı yetkisi eliyle darbe girişimi olduğunu söylüyorduk. Erdoğan da dün bunun altına imza attı. Ve dedi ki: "Evet, Akın gitti, görevini yaptı, şimdi geliyor çünkü dokunulmazlığa ihtiyacı var. Arkadaşlar Akın Gürlek yemin edip görevine başladıktan sonra HSK'nın başkanı olacak. HSK'nın önünde kendisi hakkında sunduğumuz dört ayrı başvuru var. Son olarak yaptığımız iki başvuruyla dört başvuruyu biliyorsunuz ve sürekli işlem yapmıyorlar. Erdoğan izin vermiyordu. Şimdi yaptığımız son 2 başvuruyla mesela şu anda.

"ZULMÜNÜZ ARTSIN Kİ SONUNUZ GELSİN"

Akın Gürlek'in üzerinde ömrü boyunca ki hakimler, savcılar başka gelir elde edemezler, bu kanunla yasaklanmış. Ömrü boyunca aldığı bütün maaşları biriktirse ve en iyi şekilde değerlendirse alamayacağı 16 görünen ama dördünü hızla üzerinden başkalarına devretmiş, 12 tane taşınmaz var. İçinde 100 milyon TL'nin üzerinde olan tek bir parça taşınmaz Ve bu Akın Gürlek bunları yapan kişi İstanbul'da İBB Borsası kuran kişi yapılan bütün operasyonlarda özel avukatlar görevlendirilerek o avukatlar elinden şu iftiraya atarsan ya da şu parayı verirsen çıkarsın işinin en tepesindeki kişi kendisi hakkındaki bütün somut delillerle yaptığımız suç duyurularına itirazlara rağmen şimdi Adalet Bakanı oldu ve HSK'nın başına geldi. Şimdi hakimler, savcılar atacaklar falan. Bunun adına da Erdoğan diyecek ki hukuk devleti burada bir demokrasi oyunu var falan. Şu kadarını söylüyorum. Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Sizden korkan, sizden beter olsun. Ben dün akşam vurdum başımı yattım uyudum. Dün akşam uyuyamayanlara dün akşam uykusu kaçanlara bu da dert olsun.

Biz durduğumuz yerdeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hiçbir sıra dışı müdahale, hiçbir saldırı yıldıramaz. İçeride yatanlar var, aslanlar gibi bedel ödüyorlar. Dışarıda tehdit altında olanlar var. Her türlü tehditin karşısında olanlar var. Ama şunu bilin bir Cumhuriyet Halk Partisi'nin huzurundan geliyoruz, nasıl teslim olmadıysa o gün 1 Mart tezkeresine evet demediyse biz de onun gibi teslim olmamaya onun gibi mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülke öyle kolay kurulmuş bir ülke değildir. O yüzden ne yaparlarsa yapsınlar karşılarında son bir Cumhuriyet Halk Partili kalana kadar bu kaleyi teslim alamazlar. İktidar yürüyüşümüzü durduramazlar.

"AKIN GÜRLEK HİÇBİR ZAMAN CUMHURİYET BAŞSAVCISI OLMADI"

Akın Gürlek hiçbir zaman cumhuriyet başsavcısı olmadı zaten o yüzden İstanbul'da cumhuriyet başsavcısının değişmesi hiçbir şeyi değiştirmez. Akın Gürlek her zaman Erdoğan'ın maşasıydı, emir eriydi, onun adına suç işleyendi, kul hakkı yiyendi, mala çökendi. Bundan sonra da Akın Gürlek'in Erdoğan'dan aldığı talimatları uygularken hangi koltukta oturduğunun bir anlamı yok. Bakanlık koltuğu ona dokunulmazlık imkanı veriyor; biz onu yüce divanda çatır çatır yargılatana kadar. Mart'taki yargılamaların sonucunu merak etmeyin o zaten kurgu, siz Akın Gürlek'in Yüce Divan'da yargılanacağı gün ne olacak Akın Gürlek onu düşünsün.

Ne hamlesi olarak yapıyor olurlarsa olsunlar başarıya ulaşamayacaklar. Eğer Erdoğan bir seçime niyetlendiyse cesareti varsa milletimizin önüne çıkalım. Ne zaman istiyorsa seçim yapsın kendisi için seçime elverişli yapacağı bütün hamleler, yani Türk milletinin gözünün içine bakıp "Türkiye hukuk devletidir, Akın Gürlek gitti orada hukukun gereğini yaptı". Şimdi yeni saldırılar mı yapacaklar ne yapabilirlerse yapsınlar. Milletimiz görüyor ki buradan bir eşit yarış yok.

"YERLİKAYA'YA CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI'NA 5 BİN POLİS SOKTUĞUNDA BİR MESAJ YAZMIŞTIM"

Artık burada yapılan mesele Erdoğan'ın tutup da orduya git Cumhuriyet Halk Partisine saldır, Cumhuriyet Halk Partisini zapt et, bunları hapse at demesi Nasıl bir darbeyse, yargıdaki emir erlerini kullanarak bizi hapse atması, bize saldırması da aynı şeydir. Şu anda bakanlık görevini bırakan Ali Yerlikaya, ona 8 Eylül 2025 bir mesaj yazmıştım. Şimdi o mesajı bir okusun. Ali Yerlikaya'ya Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul İl Başkanlığı'na 5 bin polis soktuğunda bir mesaj yazmıştım. Dedim ki bu mesajı sana sonra bir daha okutacağım. Bugün bir okusun. O mesajı bir gün bir daha okutacağım."

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN