Özel: Murat Gülibrahimoğlu, Akın Gürlek'e araç tahsis etti

Özel: Murat Gülibrahimoğlu, Akın Gürlek'e araç tahsis etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirket tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e araç tahsis edildiğini öne sürdü. Elindeki belgeyi göstererek konuşan Özel, “Araçların 2’si İstanbul’da, 2’si Ankara’da kullanıldı” ifadelerini kullandı.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, bu hafta Engelliler Haftası, Hemşireler Günü, Eczacılık Günü ve Çiftçiler Günü olduğunu anımsatarak, geçen hafta SAHA 2026 Fuarı'nı ziyaret ettiğini belirtti. Özel, şunları kaydetti:

"Aselsan'dan Havelsan'a, TUSAŞ'ımızdan TÜBİTAK'ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendis gözleri pırıl pırıl, gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Ve elbette savunma sanayini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973'te kurulan TUSAŞ'ı Cumhuriyet'in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten başlayarak TUSAŞ'taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği varsa katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk. Şöyle karşılaşmalar oldu 2-3 standda bir, 'Beni tanıdın mı?' 'Tanıyor gibiyim.' 'Ben Balyoz'dan içeride yattım. Siz ziyaretimize gelmiştiniz.' 'Beni tanıdın mı?' 'Tanıyor gibiyim.' 'İzmir Askeri Casusluk siz olmasaydınız ortaya çıkmazdı. Bizi o iftiradan mecliste siz anlattınız. Veli Ağbaba anlattı. CHP milletvekilleri anlattı.' 'Ergenekon'da siz yanımızdaydınız.' O dönemler pırıl pırıl pırıl pırıl Türkiye için çalışan Cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi subayları birileri özellikle bir başsavcının, Zekeriya Öz'ün patronajında 'Arkanda ben varım' diyen Tayyip Erdoğan'ın haberi, bilgisi dahilinde övüne övüne 'Darbecileri temizliyoruz' diye. O gün biz bu taraftaydık, doğrusunu söylüyorduk. Sayın Erdoğan öbür taraftaydı ve cellatları savunuyordu. Biz cellatların elinden Ergenekon, Balyoz ve çeşitli kumpaslarla katledilmeye çalışılanları savunduk ve kurtardık. Gün oldu o cellatlar Erdoğan'ın karşısına çıkıp darbeye karıştılar. Orada bile parlamentoyu savunduk. Yapılan zulümleri gördük ama sandığa sahip çıktık.

"BURADAN TARİHİN ÖNÜNE ŞERH DÜŞÜYORUM"

Bugün yeni cellatlar, yine Erdoğan arkasında, yine bu ülkenin yarınları için çalışmak isteyen pırıl pırıl insanlar o gün nasıl o günkü Genelkurmay Başkanı'na da, Ahmet Tatar'a da, Askeri Casusluk'taki prırıl pırıl subaylara da sahip çıkarken ne kadar eminsek aynı inançla aynı karaklılıkla o gün FETÖ'nün saldırısında doğru tarafta duranlar olarak bugün 19 Mart darbesi ve Akın Gürlek'in yargı çetesine karşı dimdik aynı yerde, aynı tarafta duruyoruz. Biz o gün doğruları savunurken 'Ateş olmaya yerden duman çıkmaz' diye bağıranlar, sonra önlerine baktılar, gözlerini kaçırdılar bizden o kürsülerde. Biz bir gün gelecek ve haklılığımız ortaya çıkacak demiştik. Bugün bir daha söylüyorum bu kürsüden değil çünkü o gün bu kürsüde olmayacağız, muhalefet kürsüsünden değil ama iktidar kürsüsünden, bir kez daha sizlerin ve milletimizin karşısına çıkıp 'Biz yine doğru tarafta durduk. Dürüst insanları savunduk. Suçsuzları savunduk. İftiracılara karşı baş eğmedik, gerekirse baş verdik ama eğilmedik' diyeceğimiz güne kadar buradan tarihin önüne şerh düşüyorum. Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım.

"SANDIĞA, SEÇME HAKKINA SAHİP ÇIKANLARA HELAL OLSUN"

Cezaevinde evladından ayrılmış Onursal'ı, tarihin en büyük iftirasına kurban gitmiş Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret edersin, Balyozdakiler gibi o dönemde kendi dertlerine yanmayıp bizimkiler 'İnfaz koruma memurlarının sorunlarını söyleyin' der. İçeride yatmışlar çıkmışlar. Fuarda gezdik. En çok su mesajı verdiler: 'Özgür Bey siz söyleyince etkili oluyor. Aman söyleyin. Aman tekrar edin. Askeri sağlık sistemini lağvettiler. Askeriyeleri kaldırdılar. Asker vuruluyor. Harp cerrahisi bilen kimse yok. Boşu boşuna uzuvlar kaybediliyor. Evlatlar kaybediliyor. Yarın bir savaş olur bedelini ağır öderiz. Askeri hastaneleri açsınlar. Askeri sağlık sistemini kursunlar.' Ne diyeyim? Öylesi iyi insanlar ki, içlerinde kin değil yine bu ülke için sorumluluk biriktirmişler. Cumartesi Rize tarihinin en büyük mitinglerinden birini gerçekleştirdik. Adalet ve demokrasi için 108'inci eylemde Rize'de bulunduk. Partimize yönelik saldırılara en güzel cevabı Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketinde Rize'de yıllardır o boyutta dolduramadığı meydanı dolduran kendi hemşehrileri verdi. Teşekkür ediyorum Rizelilere, Karadeniz'in yiğit insanlarına. Bugünkü karşılamanız her hafta sonu bir başka şehirde eski deyimiyle AK Parti'nin ama yeni haliyle milletin kalelerinde meydan meydan demokrasi büyütenlere, dosta güven, olmayana kaygı verenlere ve Atatürk'ten emanet Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandığa, seçme hakkına ve seçtiklerine sahip çıkanlara helal olsun, selam olsun.

"ASGARİ ÜCRETTEN 4 BİN LİRA GİTTİ"

Özel, CHP'nin saha çalışmalarından kesitleri grup toplantısında izleterek "Sizler sahaya gittikçe, milleti dinledikçe, millet söyledikçe onların sesini Türkiye'ye duyurmak ve onların derdini bildiğimiz gibi çözümlerini söylemek ve onlar için iktidara yürümek, iktidar olup bu haksızlıkları sona erdirmek boynumuzun borcudur. Görev bizdedir. Sorumluluğumuzun farkındayız" dedi.

Özel şöyle devam etti:

"Artık ne yazık ki vatandaşlarımız bayramı umutla karşılamıyor. Hatta 'Bayram gelmiş neyime' sözü bayramla ilgili umut söyleyen cümlelerin yerine geçmiş durumda. Yıllık enflasyon yüzde 32,4'e yükseldi. Dört ay önce 30'un biraz altındayken yıl sonunda 16'ya düşecek demişlerdi. 30'dan 16'ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık 32,4'e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Geçen sene bir miktar enflasyonda bu seneyle kıyaslandığında daha fazla düşüş olduğu için bir yıllık enflasyona yüzde 2,5 olarak yansındı. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16'lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Bir aylık enflasyonumuz, nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. 'Enflasyon bütün dünyada sorun' diyorlar, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Açlık sınırının 35 bin yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir ülkede 28 bin liraya ev geçindirmeye çalışan emekçilerin, 20 bin liraya hayatta kalmaya çalışan emeklilerin ülkesindeyiz. Ve bu enflasyon dört ay önce verilen emekli aylığından 20 bin liradan 3 binlirayı aldı götürdü bile. Bu enflasyon 28 bin lira olarak ilan edilen asgari ücret 4 bin lirayı aldı götürdü bile.

"100 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ CHP TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ PARTİSİ"

Ve iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Gelmeye devam ediyor. En önemli sorunlardan bir tanesi gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonuyla boğuşmak durumundayız. Bu ülkede eğer anneden ve babadan miras kalmıyorsa artık kendi emeğiyle çalışan bir gencin mesleği ne olursa olsun çok istisnai durumlar ya da yurt dışına gidenler hariç mesleği ne olursa olsun öğretmen, memur, asgari ücretli, uzman çavuş, özel sektör çalışan biri, mavi yakalı, beyaz yakalı olsun çalışan birinin çalışarak bir araba alması, bir ev alması mümkün değil. Onların anneleri, babaları ikisi de çalışıyorsa beş yılda arabayı alıyorlardı, 10 yılda bir ev, bir araba sahibi oluyorlar. Hiç olamayan emekli ikramiyesiyle alamadığı evi alıyordu, başını sıkıyordu. Öyle bir dönemdeyiz ki anneden babadan miras değilse ev hayal, araba hayal. Öyle bir dönemdeyiz ki hepimizin evlatları kendinden daha uzun boylu, babalardan daha yakışıklı annelerden daha güzel ama ilk kez yaşıyoruz ki herkesin evladı kendinden daha fakir. Herkesin evladının geleceği kendi geleceğinden daha karanlık. İşte bu karanlığı yırtıp atmak, bu umutsuzluktan gençleri kurtarmak, dünyadaki gençler nasıl umutla bakıyorsa yarınlarına, öyle bir Türkiye'yi inşa etmek, evlatlarına dünyanın öbür ucunda değil öz vatanlarında hayal kurmak için bir kez daha iktidara talibiz. 47 yıl sonra bir kez daha ve 100 yıl önce olduğu gibi CHP Türkiye'nin birinci partisi."

"44 MİLYON LİRALIK KARTLARI AK PARTİLİ BELEDİYELERE VERDİK' DİYOR"

"Cebeci hafriyat. Orası Enerji Bakanlığının yeri. Denetimi onun sınırları içinde olan AK Partili belediye yapıyor. Ayrıca bir protokol var, yüzde 20 bize olacakken yüzde 10 valiliğe verilmiş. İddianame çıktı, durdu, bugüne geldi. Cebeci hafriyat alanına döküm yapan kişi, Murat Gülibrahimoğlu, seçim günü il başkanı olan kişinin ortağı. Buz gibi AK Partili arkadaş. Bu işten bir iftira atacaksın ve etkin pişmanlıktan yararlanacaksın demişler. Biz buraya kaçak döküm yapıyorduk, günde 5 bin fazladan kamyon... Adam bu iftiraları atmak yerine doğruları söylemeye başlıyor. Adam ne yaptıysam Ekrem'e değil AK Parti'ye yaptım diyor. Bugün yurt dışında olduğu için itirafçı yapılamamış ama şirketindeki birini alıp itirafçı yapmaya çalışmışlar ama bakın ne çıktı. Ekrem İmamoğlu muhasebeci Toruner'e soruyor: Vergi inceleme raporunuzda 44 milyon liraya yakın market kartı alışverişi görüyorum, üç harfliler. Savcı bizim arkadaşlarımız market kartı dağıtıyoruz diye suçluyor, siz 44 milyon liralık kartları nerede kullandınız diyor. Yener Toruner, kamu kurumlarına, AK Partili belediyelere ve teşkilata verdik. Soru: Teşkilat derken, cevap: AK Parti İstanbul İl Başkanlığına verdik. Soru: CHP'ye verdiniz mi? Cevap: Gönlümden geçti ama vermedik...

"AKIN GÜRLEK'E 4 ARAÇ TAHSİS ETTİLER"

Murat Gülibrahimoğlu'nun firması, Kuzey İstanbul şirketi Kasım 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 4 araç tahsis etmiş. Soruyorlar "Kime verdiniz?" diye, "Akın Gürlek'e verdik" diyorlar. Araçların 2'si İstanbul'da, 2'si Ankara'da kullanılmış.

3b86e226-30c0-45b6-a677-3d7db95bae76.jpg

"MUHİTTİN BÖCEK'E 'İMZA AT KURTUL' DİYORLAR"

Örnek bir vaka üzerinden bir kişi nasıl itirafçı yapılır görelim. 16 tapuyu açıkladığımız gün bir şey söyle dediler. 4 tane tapuyu gösteriyor. Son üç ayda edinilmiş. İzmir'dekilerden birinden topuklayan efenin ismi çıkarsa şaşırmayın. Göze bakamadan, basına bakamadan, 'Özgür Özel bu tapuları açıklarken kendisinin bir işi var, Muhittin Böcek itirafçı olacak' diyor. '15 Ocak'ta Manisa'da baz çakışması var, onu itiraf edecek' diyor. Muhittin Böcek baz vermiş, biri daha baz verir, o kişiye para verdi diyecekler. O gün söylediği tutar 50 milyon avro çantayla taşınacak gibi anlatıyor. Sonra 20 milyona düşürüyorlar. İmza at kurtul diyorlar. Böcek atmıyor, kendisini ziyaret eden bütün milletvekillerimize o belgeyi gösterdi. Bir savcının imzası var. Oradaki koruma polisinin cep telefonuna bir adres atıldı. O adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı. Ferdi kendi ekibiyle geliyor. Bir yemek yiyip dağılıyorlar. Ferdi'ye iftira atacak zihniyet, tak diye kaldı. Devlete emanet cep telefonundan Böcek'in oğluyla eşinin mahrem görüntülerini verdiler. Gelininin aslında Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğunu iddia ettiler. Gökhan Böcek'in sinir krizi geçirdiği, tamam getirin ne istiyorsunuz dediği ortaya çıktı. Antalya Cumhuriyet Savcısı demiş ki bizim böyle bir usulümüz yok, biliyorsan anlatırsın. Sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bir şans veriliyor. Ama Allah şaşırtacak ya, uzaktan bağlanamayınca soruları bir normal savcı soruyor. Ben gittim bu paraları CHP'nin 6. katında birine verdim diyor. Savcı 'Parayı nereden çektin' diye soruyor. 'Para çekmedim, eşten dosttan topladım' diyor. 'Uçağa kim bindirdi, uçaktan kim aldı, genel merkeze ne zaman gittin? Nasıl gittin, 6. kata, kime verdin?' Hatırlamıyorum, bilmiyorum diyor. Bu kadar parayı verdiğin kişinin adını almadın mı? Almadım diyor. Sonra Muhittin Böcek'in ifadesi alınıyor. Böcek 'adaylığımla ilgisi yok partiye bağışlarımdır, geniş zamanlı talimatım vardı, almış götürmüş' diyor. Böcek'in mal varlığına çökünce, oğlunun ifadesini doğrula mallarını geri al diyorlar. Zuhal Böcek'ten ifade alıyorlar. 'Kocamı uçaktan ben aldım' diyor. Eşi onu alır genel merkeze götürür de hatırlamaz mı? Zuhal Böcek'in ifadesiyle Antalya'da alınan ifadenin eksiklikleri giderilmeye çalışılıyor. Bu kişinin iftiracılığa itirafçılığa itilen bir örnek."

"ZEKERİYA ÖZ KAÇTI, BEN KAÇMAM DİYEN BİR HADSİZ BAŞINIZIN BELASIDIR"

İlk gün Özkan Yalım için dedik, affetmeyiz, ilk toplantıda partiden attık. Onun firmasına çöktüler, itirafçı olursan veririz dediler. Ben Özgür Özel'e 9 yıl önce kadın çantası verdim diyor, iftira çıkarmaya çalışıyorlar. Partiye araç alırken önce araba aldık dedi, sonra aksesuar almış... İş ki Özkan Yalım'dan almışız almışız, arabanın iç dizaynını almışız... Özkan Yalım'ın iftiralarını yalanlamadılar diyor bir gazeteci... Numan bey genel başkan vekiliyken 56 isme 56 arabayı, Binali Yıldırım'a da 20 araç tahsis etmişler. Bunların birine bir gün bir şey dedin mi? Yarın yazacak mısın? Belediyelerin kör kuruşuna tenezzüle etmedik etmeyiz. Belediyeleri yağma Hasan'ın böreği gibi kullanlara sesleniyorum. CHP'yi yalanlarla susturacaklar... Günün güncel Zekeriya Öz'üne diyorum; başsavcıyken Cumhurbaşkanı ile arasında kriptolu hat var. Dinleyemiyorsun ama küçük bir şey var, istediğinde kaydedebiliyorsun. Görüşmeleri hep kaydettim, bana bir şey olmaz diyormuş. Sayın Erdoğan o kırmızı ışığı fark etmemiş. Ekrem Başkanın bahçesinde 20 kasa altın bulduğunu yalanını atmış, Erdoğan'ı kandırmış. AK Parti siyaseti, Erdoğan'ın ailesi tehdit altındadır. Zekeriya Öz kaçtı, ben kaçmam diyen bir hadsiz başınızın belasıdır."

O videoları yayınlayan kişi Akın Gürlek'in sosyal medya yüzüdür. Hepsi arkadaşlarımızın namusuna karşı bir deliyi çıkarıp o videoları çektirmektedirler. Cep telefonun vergisi milli güvenlik sorunu diyenler o siteleri kapatmıyorlar. Ak Partililere sesleniyorum, bunlar normaldir diyenler varsa, Allah onların belasını versin ama vicdan kırıntısı olanlara söylüyorum, bu milletvekillerinin namusu, haysiyeti size emanet."

Ayrıntılar hazırlanıyor...

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN