Karar Gazetesi yazarı Taha Akyol, Ortadoğu'yu cehenneme çeviren ABD-İsrail operasyonunun perde arkasını yazdı. ABD'nin İran'ı vurma sebebinin "insan hakları" veya "demokrasi" olmadığını belirten Akyol, Batı'nın kız çocuklarını okula göndermeyen Taliban'a ses çıkarmamasını bu ikiyüzlülüğün en büyük kanıtı olarak gösterdi. Trump'ın savaşı başlatmak için uydurduğu yalanın Pentagon tarafından Senato'da çürütüldüğünü hatırlatan Akyol, yalnızlaşan İran'a da "normalleşme" çağrısı yaptı.
Taliban’dan kimse rahatsız değil!
ABD ve İsrail'in "Epik Öfke" adıyla başlattığı, Hamaney'in ölümü ve Tel Aviv'in hipersonik füzelerle vurulmasıyla topyekûn bir savaşa dönüşen İran operasyonuna dair en çarpıcı jeopolitik analiz Karar gazetesi yazarı Taha Akyol'dan geldi.
Akyol, bugünkü "Taliban'dan kimse rahatsız değil!" başlıklı köşe yazısında, savaşın gerçek nedenlerini, Washington'daki siyasi yalanları ve Tahran'ın stratejik körlüğünü tüm çıplaklığıyla masaya yatırdı.
"HEDEF İNSAN HAKLARI DEĞİL, İSRAİL'İN GÜVENLİĞİ"
Akyol yazısında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik "barbarca" saldırılarının temelinde rejimin teokratik yapısının veya protestolarda öldürülen 4 bin kişinin yatmadığını vurguladı.
Megaloman olarak nitelendirdiği Trump'ın İran'a "demokrasi" getirmek gibi bir derdi olmadığını belirten Akyol, asıl hedefin İsrail'in güvenliği olduğunun altını çizdi. Dünyada İsrail'i haritadan silmekten bahseden tek devletin İran olduğunu, özellikle öldürülen Dini Lider Hamaney'in "İsrail 25 yıl içinde var olmayacak" şeklindeki söylemlerinin ve uranyum zenginleştirme programının Siyonist ve Evanjelik çevrelerdeki korkuyu (ve savaş motivasyonunu) nasıl körüklediğini anlattı.
İKİYÜZLÜLÜĞÜN KANITI: "TALİBAN MODELİ"
Yazının en vurucu noktası ise ABD'nin dış politikasındaki ahlaki çöküşü özetleyen "Taliban" kıyası oldu.
Akyol, El Kaide bahanesiyle Afganistan'ı işgal eden ABD'nin, bugün kız çocuklarının ilkokuldan sonra okumasını dahi yasaklayan ve kendi halkına zulmeden Taliban iktidarına sessiz kaldığına dikkat çekti. "Taliban Batı'da hiç terör eylemi yapmıyor. Bir mutabakat var anlaşılan Taliban'la ABD arasında, birbirimize bulaşmayalım!" diyen Akyol, Batı için asıl meselenin insan hakları değil, kendi çıkarlarına (ve İsrail'e) dokunulmaması olduğunu vurguladı.
PENTAGON TRUMP'I YALANLADI! HEDEF EPSTEIN VE EVANJELİK OYLARI
Akyol, savaşın tetikleyicisi olan ABD Başkanı Donald Trump'ın yalanlarını da ifşa etti. Trump'ın "İran bize saldıracaktı, önleyici vuruş yaptık" bahanesinin bizzat Amerikan devleti tarafından çürütüldüğünü belirten Akyol, şu tarihi notu düştü: "Senato'da bilgi veren Pentagon uzmanları, 'İran'ın ABD güçlerine ilk saldıran taraf olacağına dair ellerinde hiçbir istihbaratın olmadığını' belirterek Trump'ın yalanını ortaya koydular. ABD Savunma Bakanı Hegseth de 'savaşı biz başlatmadık' diye konuştu, yalanın böylesi görülmemişti."
Akyol'a göre Trump'ın bu savaşı başlatmasındaki asıl sebep; yaklaşan ara seçimlerde oy kaybını durdurmak, Epstein skandalındaki pisliklerin üzerini örtmek ve Armagedon'a inanan 40-50 milyonluk Evanjelik (İsrail kazanırsa İsa yeryüzüne inecek diyen) Hristiyan seçmeni konsolide etmek.
İRAN'A ÇAĞRI: YALNIZ KALDINIZ, NORMALLEŞİN
Yazısında sadece ABD ve İsrail'in "haydutluğunu" (Netanyahu ve Trump) eleştirmekle kalmayan Akyol, faturayı İran yönetimine de kesti.
İran'ın "devrim ihracı" politikası ve Hizbullah gibi "vekalet" örgütleriyle tüm dünyayı (Araplar dahil) karşısına aldığını belirten Akyol, bu stratejik hataların faturası olarak Tahran'ın bugün yapayalnız kaldığını belirtti. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve Katar'ı vurmasının Türkiye dahil tüm dünya için "ağır iktisadi kriz alarmı" (enerji ve gıda şoku) olduğunu hatırlatan Akyol, yazısını şu uyarıyla bitirdi: "Felaket büyüyor. Savaş bir an önce durmalı. İranlı siyaset sınıfı da bir muhasebe yaparak dünyada yalnız kalmalarının ve ortaya çıkan felaketin sebepleri üzerinde derinlemesine düşünmeli, İran normalleşmelidir."
