ABD ve İsrail ikilisinin İran'a yönelik saldırı planları küresel siyasette tansiyonu zirveye taşırken, KARAR Gazetesi yazarı Taha Akyol bugünkü köşesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını çok sert bir dille eleştirdi. "21. Yüzyılın Hitler'i" başlıklı yazısında Akyol, Trump'ın uluslararası hukuku tanımayan, müttefiklerini pervasızca tehdit eden ve Ortadoğu'yu ateşe atmaktan çekinmeyen tutumunu masaya yatırdı. İspanya ve İngiltere gibi Avrupa devlerinin bile Trump'ın şantajlarına maruz kaldığını belirten Akyol, dünyanın karşı karşıya kaldığı megaloman tehlikenin boyutlarına dikkat çekti.
AVRUPA PARLAMENTOSU'NDA YANKILANAN SES: TRUMP 21. YÜZYILIN HİTLER'İDİR
Taha Akyol yazısına, Avrupa Parlamentosu üyesi İspanyol siyasetçi Irene Montero'nun Strazburg koridorlarında çınlayan haklı öfkesini hatırlatarak başladı. Montero'nun "İran'ı bombalamak istikrar ve kadınlara özgürlük getirmez, Trump'a petrol kazancı getirir. Trump 21. Yüzyılın Hitler'idir" sözlerine atıfta bulunan Akyol, faşist liderlerin tavizlerle yatıştırılamayacağı gerçeğinin altını çizdi. Trump'ın İran'a yönelik saldırı planlarına karşı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Savunma Bakanı Margarita Robles'in takındığı onurlu tavra dikkat çeken Akyol, İspanya'nın kendi üslerini ABD'ye kullandırmayacağını açıklamasının ardından Trump'ın adeta öfkeden kudurduğunu belirtti.
Trump'ın İspanya'yı "berbat bir ülke" olarak nitelendirip ticareti kesmekle tehdit etmesini küstahlık olarak yorumlayan Akyol, bu diplomatik kriz sırasında ABD Başkanı'nın yanında bulunan Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in ise bu duruma tamamen sessiz kalmasını eleştirdi. Akyol, İspanya Başbakanı Sanchez'in Trump'a verdiği "Biz insanların sorunlarını çözmek için buradayız. İspanya, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin ve uluslararası hukukun yanındadır" cevabını ise ahlak ve hukuk şuurunun zirvesi olarak nitelendirdi.
ULUSLARARASI HUKUKU HİÇE SAYAN MEGALOMAN KİŞİLİK
Yazısında Trump'ın "Benim kendi ahlakım, kendi aklım var. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" şeklindeki haydutça ifadelerini hatırlatan Akyol, bu zihniyetin Gazze'de katledilen 70 bin insanın hüznünü taşıyan bölge için ne anlama geldiğini vurguladı. Trump'ın patolojik bir megalomaniye sahip olduğunu belirten usta yazar, bu ruh halinin sadece düşman kabul edilen ülkelere değil, İngiltere gibi en yakın müttefiklere bile zarar verdiğini ifade etti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın siyasi olarak Trump'a yakın dursa da İngiliz üslerinin İran'a karşı kullanılmasına izin vermediğini hatırlatan Akyol, Trump'ın bu karara da tahammül edemediğini yazdı. Akyol, Trump'ın İngiltere'yi ve Londra'nın Müslüman Belediye Başkanı Tarık Han'ı (Sadiq Khan) hedef alan ırkçı ve dışlayıcı söylemlerinin ardında yatan asıl nedenin, Trump'ın kendisine boyun eğilmeyişini hazmedememesi olduğunu kaydetti.
İRAN'I PARÇALAMAK İÇİN ETNİK KİMLİKLERİ TAHRİK EDİYORLAR
Taha Akyol'un yazısındaki en çarpıcı bölümlerden biri ise ABD ve İsrail'in İran'ı içeriden çökertme planlarına dair yaptığı analiz oldu. Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun İran halkını ayaklanmaya çağırdığını ancak İranlıların gözünde "şeytan" konumunda oldukları için bu çağrıların karşılık bulmadığını belirten Akyol, bu başarısızlığın ardından etnik kimliklerin kaşınmaya başlandığını yazdı.
Washington Post gazetesinde yer alan iddiaları köşesine taşıyan Akyol, megalomanisini tatmin edecek ucuz ve kolay bir zafer arayan Trump'ın Bafel Talabani, Mesut Barzani ve İranlı Kürt siyasetçi Mustafa Hicri'yi arayarak "Ya bizden ya İran'dan yanasınız, tercihinizi yapın" şeklinde tehditler savurduğunu aktardı. Akyol, yazısını tarihi bir uyarıyla ve tüyler ürperten şu soruyla sonlandırdı: "İran'ı parçalamak için bir teşebbüsün bütün Orta Doğu'ya ve dünyaya getireceği felaket umurunda değil. Hitler'in umurunda mıydı? Haydut Trump'ın da umurunda değil. Bu adam '21. Yüzyıldaki Hitler' değilse, nedir?"
