Tanrıkulu'ndan iktidara 'seçim garantili otokrasi' tepkisi: "Mersin operasyonu neden 1 Ekim'de yapıldı?"

Tanrıkulu'ndan iktidara 'seçim garantili otokrasi' tepkisi: "Mersin operasyonu neden 1 Ekim'de yapıldı?"

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Yeni Partili Tanrıkulu, ekonomik sarsıntılardan yerel yönetimlere yönelik operasyonlara kadar iktidarın politikalarını sert sözlerle eleştirdi. 2024 yerel seçimlerinin ardından iktidarın 2028 kaygısıyla "seçim garantili bir otokrasi" inşa etmeye çalıştığını savunan Tanrıkulu, Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonun Meclis'in açılış günü olan 1 Ekim'e denk getirilmesini gündeme taşıyarak iktidar vekillerine soru yöneltti.

Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda borsa ve fon piyasalarında yaşanan mağduriyetler, kurumsal denetim mekanizmalarındaki çözülme ve yerel yönetimlere yönelik adımlar üzerine kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi.

Ülkenin ağır bir ekonomik ve siyasal krizden geçtiğini ifade eden Tanrıkulu, yaşanan tablonun Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kuruluş ilkelerinden ve 2002 sonrasındaki siyasal zemininden tamamen uzaklaşmasının bir sonucu olduğunu savundu.

"BORSADA 20 MİLYAR DOLARLIK ZARAR, 90 MİLYAR DOLARLIK RİSK"

Konuşmasının ilk bölümünde finans ve sermaye piyasalarında yaşanan çalkantılara dikkat çeken Tanrıkulu, krizin boyutlarını şu sözlerle aktardı:

"Bugün burada borsa ve fon piyasalarında yaşanan büyük vurgunu ve krizi konuşuyoruz. Yaklaşık 500 bin yurttaşımızın doğrudan mağdur olduğu, dolaylı olarak ise 2 milyona yakın insanın bu süreçten etkilendiği ifade ediliyor. Ortada 20 milyar dolarlık doğrudan bir zarar olduğu, bunun genel ekonomiye toplam etkisinin ise 90 milyar dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor."

"2002 KODLARINDAN 'SEÇİM GARANTİLİ OTOKRASİ'YE GEÇİŞ"

Krizin temelinde kurumsal erozyon ve rejim değişikliği yattığını belirten Tanrıkulu, 2013-2015 çözüm sürecinin sonlanması, 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından gelen Anayasa değişikliği ile Türkiye'de kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte denge ve denetleme mekanizmalarının tasfiye edildiğini kaydeden Tanrıkulu, rejimin evrildiği noktayı şöyle tarif etti:

"Sayın Erdoğan'a göre tasarlanmış bir rejim inşa edildi. Bu rejim parlamenter demokrasi değil; denge ve denetleme kurumlarının güçlü olduğu bir sistem hiç değil. Bu rejim giderek 'seçimli otokrasi' halini aldı. Ancak 2024 yerel seçimlerinde AKP kuruluşundan bu yana en ağır yenilgiyi alınca yeni bir aşamaya geçildi: '2028'de yapılacak seçimi kaybedeceğiz' kaygısıyla rejimi 'seçim garantili otokrasi'ye dönüştürmek istediler. Seçim ister zamanında ister birkaç ay önce yapılsın, sonuçlarını bugünden garanti altına almayı hedefliyorlar."

"BAĞIMSIZ DENETİM YOK EDİLDİ"

Yürütme organının bağımsız kurumlar üzerindeki etkisine değinen Tanrıkulu, denetleyici kurulların tarafsızlığını yitirdiğini vurgulayarak Devlet Denetleme Kurulu (DDK) örneğini verdi:

"Bağımsız bir denetleyici kurum gerçekten var olsa, Devlet Denetleme Kurulu'nun başındaki bir kişi gidip borsada veya özel bir şirkette yönetim kurulu üyesi olabilir mi? Neden olabiliyor? Çünkü kurumların bağımsızlığı ortadan kaldırılmıştır; huzur hakkı, maaş ve ayrıcalıklar dağıtılır hale gelinmiştir."

"YEREL DEMOKRASİ FİİLEN BİTİRİLMİŞTİR"

İktidarın güçlü ve etkin bir muhalefet istemediğini, bu doğrultuda Cumhuriyet Halk Partisi ve muhalif yapılara yönelik operasyonel süreçlerin hız kazandığını iddia eden Tanrıkulu; İzmir ve Mersin örnekleri üzerinden yerel demokrasinin askıya alındığını savundu.

Çok partili yerel seçim kültürünün ağır yara aldığını belirten Tanrıkulu, konuşmasını iktidar sıralarına yönelttiği dikkat çekici bir soruyla tamamladı:

"1 Ekim, bu Parlamento açısından son derece anlamlı bir tarihtir. Peki, Vahap Seçer'le ilgili Mersin operasyonu neden tam olarak 1 Ekim'de yapılmıştır? Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerine bir ev ödevi veriyorum: Bu sorunun cevabını arayın ve düşünün. Çünkü bu tarih asla bir tesadüf değildir."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN