Tatil hayali kuran binlerce vatandaşın erken rezervasyon fırsatlarını değerlendirdiği bu dönemde, siber dolandırıcılar profesyonel yöntemlerle sahte platformlar üzerinden mağduriyet yaratmaya devam ediyor. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç, dijital mecralarda yürütülen yanıltıcı kampanyaların ulaştığı boyuta dikkat çekerek, tüketicilerin maddi kayıp yaşamaması için izlemesi gereken yol haritasını paylaştı.
GÖRSEL KLONLAMA VE "BENZER ADRES" STRATEJİSİ
Dolandırıcıların en yaygın yöntemi, saygın otellerin ve acentelerin kurumsal kimliklerini taklit etmek üzerine kurulu. Kılıç, bu yöntemin detaylarını şu şekilde aktardı:
Popüler tesislerin profesyonel görselleri ve isimleri kullanılarak oluşturulan sahte siteler, gerçeğinden ayırt edilmesi güç bir ara yüzle sunuluyor.
Web adreslerinde yapılan küçük harf değişiklikleri veya farklı uzantılar ( .net, .org yerine yanıltıcı ekler ) tüketicinin dikkatinin dağılmasına neden oluyor. Uzmanlar, rezervasyon öncesinde işletmenin Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarının ve "TURSAB" onay kodunun mutlaka doğrulanması gerektiğini belirtiyor.
IBAN YERİNE KREDİ KARTI TERCİH EDİLMELİ
Maddi kayıpların önüne geçmek için ödeme yöntemlerinde seçici davranılması gerektiğini vurgulayan Kılıç, şahsi banka hesaplarına (IBAN) yapılan transferlerin geri alınmasının oldukça güç olduğunu hatırlattı. Güvenli ödeme için şu kriterler öne çıkıyor:
Ters İbraz (Chargeback) Hakkı: Ödemelerin kredi kartıyla yapılması, bir dolandırıcılık şüphesinde bankalar üzerinden "ters ibraz" sürecini başlatma imkanı tanıyor.
Yazılı Sözleşme Şartı: Tüketicilerin, sözlü vaatler yerine mutlaka yazılı bir sözleşme talep etmesi ve ödemenin muhatabının resmi bir tüzel kişilik olduğunu teyit etmesi gerekiyor.
MAĞDURİYET DURUMUNDA HUKUKİ SINIR: 186 BİN TL
Yaşanan olası bir sorunda hak arama yollarının açık olduğunu ifade eden Kılıç, 2026 yılı itibarıyla geçerli olan güncel başvuru limitlerine dikkat çekti:
186 bin TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetleri’ne doğrudan başvuru yapılabiliyor.
Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava şartı olan arabuluculuk müessesesine başvurulması zorunlu tutuluyor.
