DEM Parti Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, Türkiye’nin yakın tarihindeki iki kritik dosyaya ilişkin Meclis araştırma komisyonu raporlarının akıbetini sorduğu önergelerine TBMM Başkanlığı’ndan yanıt verildi.
Gergerlioğlu, 15 Temmuz 2016 darbe girişimini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu ile 2005 yılında Hakkari, Şemdinli ve Yüksekova’da yaşanan olaylara ilişkin Meclis Araştırması Komisyonu raporunun neden kamuoyuna açıklanmadığını, neden Genel Kurul’da görüşülmediğini ve raporların ekleriyle birlikte erişime açılıp açılmayacağını sordu.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ imzasıyla verilen yanıtlarda, her iki dosya için de raporların ilgili yasama dönemleri içinde sonuçlandırılamadığı veya görüşülmediği belirtilerek, İçtüzük gereği “kadük” sayıldıkları ifade edildi.
15 TEMMUZ RAPORU İÇİN “TEKEMMÜL ETMİŞ METİN YOK” CEVABI
TBMM Başkanlığı’nın 15 Temmuz darbe girişimini araştıran komisyon raporuna ilişkin yanıtında, komisyonun 26 Temmuz 2016’da kurulduğu, 4 Ekim 2016’da çalışmalarına başladığı ve görev süresinin 4 Ocak 2017’de sona erdiği hatırlatıldı.
Yanıtta, komisyon tarafından hazırlandığı belirtilen raporun 12 Temmuz 2017’de Komisyon Başkanı tarafından üst yazıyla TBMM Başkanlığı’na sunulduğu aktarıldı. Ancak CHP’li komisyon üyelerinin 14 Temmuz 2017’de TBMM Başkanlığı’na sunduğu yazıyla itirazda bulunduğu belirtildi.
CHP’li üyelerin, kendilerine görüş bildirmeleri için gönderilen taslak rapor ile TBMM Başkanlığı’na sunulan raporun aynı metin olmadığını, yapılan değişikliklerin “tashih ve redaksiyon” sınırını aştığını bildirdiği ifade edildi.
“RAPOR BASTIRILAMADI”
TBMM Başkanlığı’nın yanıtında, CHP’li üyelerin itirazlarının değerlendirilmesi için yazının 17 Temmuz 2017’de komisyona iletildiği; ancak devam eden süreçte komisyon üyelerinin üzerinde mutabakat sağladığı, İçtüzük hükümlerine uygun şekilde tüm süreçleri tamamlanmış bir Meclis Araştırması Komisyonu raporunun TBMM Başkanlığı’na sunulmadığı belirtildi.
Bu nedenle 26. Yasama Dönemi içinde “tekemmül ettirilmiş” bir metin bulunmadığı, dolayısıyla TBMM Başkanlığı tarafından bir Meclis Araştırması Komisyonu raporu bastırılamadığı kaydedildi.
TBMM, komisyon çalışmalarına ilişkin toplantı tutanaklarının ise Meclis’in resmi internet sitesinde kamuoyunun erişimine açık olduğunu bildirdi.
15 TEMMUZ DOSYASI 27. YASAMA DÖNEMİ’NDE KADÜK SAYILDI
Yanıtta, TBMM İçtüzüğü’nün 77. maddesine atıf yapıldı. Söz konusu maddede, yasama dönemi başında önceki dönemde verilmiş yazılı soru, Meclis araştırması ve genel görüşme önergelerinin hükümsüz sayılacağı hükmünün bulunduğu hatırlatıldı.
TBMM Başkanlığı, bu hüküm uyarınca 15 Temmuz Komisyonu raporuna ilişkin sürecin 27. Yasama Dönemi itibarıyla hükümsüz, yani kadük sayıldığını; bu nedenle 28. Yasama Dönemi’nde rapora ilişkin herhangi bir işlem yapılmasının hukuken mümkün olmadığını bildirdi.
GERGERLİOĞLU KRİTİK SORULAR YÖNELTMİŞTİ
Gergerlioğlu, önergesinde 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi, bürokratik, askeri ve istihbari boyutlarıyla aydınlatılması için kurulan komisyonun çalışmalarının tartışmalı yürütüldüğünü savundu.
Önergede, komisyonun ilk oturumunun basına açık yapılması talebinin reddedildiği; 15 Temmuz gecesi üst düzey siyasilerin uçuş bilgilerinin istenmesi, siyasilerin ByLock kayıtlarının araştırılması, HTS kayıtlarının temin edilmesi, Cumhurbaşkanı’nın, dönemin Başbakanı’nın, dönemin Genelkurmay Başkanı’nın ve MİT Başkanı’nın komisyona davet edilmesi yönündeki taleplerin kabul edilmediği belirtildi.
Gergerlioğlu, TBMM Başkanlığı’na raporun neden kamuoyuna açıklanmadığını, hukuken geçerli kabul edilmiyorsa bunun siyasi ve idari sorumluluğunun kimde olduğunu ve raporun ekleriyle birlikte yayımlanıp yayımlanmayacağını sordu.
ŞEMDİNLİ RAPORU İÇİN DE “KADÜK” KARARI
TBMM Başkanlığı’nın yanıt verdiği ikinci dosya ise 9 Kasım 2005’te Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde Umut Kitabevi’ne yönelik bombalı saldırı ve sonrasında Hakkari, Şemdinli ve Yüksekova’da yaşanan olayları araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu oldu.
Yanıtta, Hakkari Merkez, Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde meydana gelen olayların araştırılması amacıyla kurulan komisyonun 22. Yasama Dönemi’nde, 23 Kasım 2005 tarihli 22. birleşimde kurulduğu belirtildi.
Komisyonun 7 Aralık 2005’te çalışmalarına başladığı, görev süresinin 7 Nisan 2006’da sona erdiği ve arşiv kayıtlarına göre raporun 19 Nisan 2006’da TBMM Başkanlığı’na sunulduğu tespit edildi.
“MİLLETVEKİLLERİNE DAĞITILMADI, GENEL KURUL’DA GÖRÜŞÜLMEDİ”
TBMM Başkanlığı, Şemdinli raporunun ilgili yasama dönemi içinde milletvekillerine dağıtılmadığını ve dolayısıyla Genel Kurul’da görüşülmediğini bildirdi.
Bu dosya için de İçtüzük’ün 77. maddesine atıf yapıldı. TBMM, 22. Yasama Dönemi’nde Başkanlığa sunulan raporun 23. Yasama Dönemi itibarıyla hükümsüz, yani kadük sayıldığını belirtti.
Yanıtta, bu nedenle 28. Yasama Dönemi’nde söz konusu rapora ilişkin herhangi bir işlem yapılmasının hukuken mümkün olmadığı ifade edildi.
GERGERLİOĞLU: YAKLAŞIK 20 YILDIR AÇIKLANMIYOR
Gergerlioğlu, Şemdinli dosyasına ilişkin önergesinde, komisyon raporunun 13 bölüm ve 676 sayfadan oluştuğunun, 18 Nisan 2006’da dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç’a sunulduğunun kamuoyuna yansıdığını hatırlattı.
Önergede, raporda güvenlik güçlerinin “itirafçı” adı altında bazı kişileri istihbarat dışı işlerde kullanmasının sakıncalarına, olay yeri incelemelerindeki eksikliklere ve bazı delil ile bulguların kayıtlara geçirilmemesine ilişkin tespitler bulunduğu iddialarına dikkat çekildi.
Gergerlioğlu, aradan yaklaşık 20 yıl geçmesine rağmen raporun neden Genel Kurul’da görüşülmediğini, neden kamuoyuna açık ve erişilebilir biçimde yayımlanmadığını, ekleri ve muhalefet şerhlerinin ne durumda olduğunu sordu.
İKİ KRİTİK DOSYADA AYNI SONUÇ: “HUKUKEN İŞLEM YAPILAMAZ”
TBMM Başkanlığı’nın iki ayrı yanıtı, 15 Temmuz darbe girişimi ve Şemdinli olayları gibi Türkiye’nin yakın tarihindeki iki kritik dosyada Meclis raporlarının akıbetine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Başkanlık, 15 Temmuz raporu için “komisyon üyelerinin üzerinde mutabakat sağladığı, süreçleri tamamlanmış bir rapor sunulmadığı” gerekçesini öne çıkarırken, Şemdinli raporu için ise raporun sunulduğunu ancak ilgili dönemde milletvekillerine dağıtılmadığını ve Genel Kurul’da görüşülmediğini bildirdi.
Her iki dosyada da sonuç aynı oldu: TBMM, raporların İçtüzük gereği kadük sayıldığını ve mevcut yasama döneminde herhangi bir işlem yapılamayacağını açıkladı.
