Özgür Özel The Economist’te yazdı: Türkiye’nin demokrasi mücadelesi Macaristan’dan daha zor

Özgür Özel The Economist’te yazdı: Türkiye’nin demokrasi mücadelesi Macaristan’dan daha zor

CHP lideri Özel, The Economist için kaleme aldığı makalede Türkiye’deki demokrasi mücadelesini Macaristan örneğiyle karşılaştırdı. Macaristan’da Viktor Orban’ın seçimle iktidarı kaybetmesinin Avrupa’daki demokratik çevreler için moral kaynağı olduğunu belirten Özel, Türkiye’de mücadelenin daha zorlu koşullarda yürütüldüğünü vurguladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, The Economist’te yayımlanan makalesinde Türkiye’deki demokrasi mücadelesini Macaristan’daki siyasi değişim süreciyle karşılaştırdı. Özel, Macaristan’da Viktor Orban’ın seçim yenilgisine uğramasının Avrupa’daki demokratik güçleri cesaretlendirdiğini belirterek, Türkiye’de benzer bir mücadelenin daha ağır şartlar altında sürdüğünü ifade etti.

Özel, yazısında Orban dönemindeki Macaristan’ın “illiberal demokrasi” tartışmalarının en önemli örneklerinden biri haline geldiğini hatırlattı. Seçimlerin yapılmaya devam ettiği, ancak medya, yargı, sivil toplum ve ekonomik gücün iktidar lehine yeniden şekillendirildiği bir sistemin kurulduğunu belirtti.

CHP liderine göre bu tablo, Türkiye açısından da benzerlikler taşıyor.

1.png

“TÜRKİYE’DE REKABETÇİ DEMOKRATİK ALAN DARALDI”

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003’te güçlü halk desteği ve demokratik söylemle iktidara geldiğini, ancak zaman içinde daha otoriter bir yönetim anlayışına yöneldiğini savundu.

Makalede, Türkiye’de medyanın kontrol altına alınması, iktidara yakın iş çevrelerinin güçlendirilmesi, sivil toplumun baskılanması ve yargının muhalefete karşı araçsallaştırılması, demokratik rekabet alanını daraltan başlıklar olarak sıralandı.

Özel, hem Türkiye’de hem de Macaristan’da siyasetin 2010’ların sonuna doğru açık rekabetten “yönetilen rekabet” modeline kaydığını belirtti. Bu düzende seçim sonuçlarının tamamen önceden belirlenmiş olmadığını, ancak iktidar partisinin siyasal alanı giderek daha fazla yönlendirdiğini ifade etti.

ALTILI İTTİFAK DENEYİMLERİNDEN ÇIKARILAN DERS

Özel, Macaristan’da 2022, Türkiye’de ise 2023 seçimlerinde geniş muhalefet ittifaklarının iktidarları yenmeye çalıştığını hatırlattı.

Ancak bu ittifakların, parti elitleri ve yerleşik aktörler arasında bağ kurmaya odaklandığını; tabanda güçlü bir muhalefet hareketi yaratmakta zorlandığını belirtti.

Özel’e göre daha sonra başarı getiren yaklaşım, yalnızca partiler arası resmi ittifaklara dayanmayan; halk mobilizasyonunu, disiplinli mesajı ve güvenilir liderliği önceleyen yeni bir siyaset anlayışı oldu.

“CHP, 2024 YEREL SEÇİMLERİNDE AK PARTİ’Yİ YENDİ”

Makalede, CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarı da öne çıkarıldı. Özel, kendi liderliğinde CHP’nin AK Parti’yi yerel seçimlerde geride bıraktığını ve partinin şimdi genel seçimlere ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlandığını yazdı.

Macaristan’da ise Peter Magyar liderliğindeki muhalefetin son seçimlerde parlamento çoğunluğunu kazanarak anayasa değişikliği yapabilecek güce ulaştığını belirtti.

Ancak Özel’e göre iki ülke arasındaki en kritik fark, Macaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olması ve iktidar değişiminin barışçıl biçimde gerçekleşmesidir.

“ERDOĞAN, ORBAN’IN GİTTİĞİ YOLDA DAHA İLERİ GİTTİ”

Özgür Özel, Orban’ın seçim kurallarını kendi lehine değiştirdiğini ve muhalefeti hedef alan dezenformasyon kampanyalarına alan açtığını belirtti. Ancak Türkiye’de Erdoğan’ın aynı yolu izlemekle kalmayıp daha ileri gittiğini savundu.

Özel, bu noktada yargı baskısına dikkat çekti. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak tanımladığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2019’da iki kez ve 2024’te Erdoğan’ın desteklediği adaylara karşı seçim kazandığını hatırlattı.

Özel, İmamoğlu’nun Erdoğan’a karşı yarışmaya hazırlandığı sırada “temelsiz ve siyasi saiklerle yöneltilen” yolsuzluk, casusluk ve teröre yardım suçlamalarıyla cezaevine konulduğunu yazdı.

CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI VURGUSU

Özel, makalesinde CHP’li belediye başkanlarına yönelik soruşturma ve davaları da gündeme taşıdı.

2024’ten bu yana yaklaşık 25 CHP’li belediye başkanının tutuklandığını, tutuklu yargılandığını ya da yargı ve idari işlemler yoluyla fiilen görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

CHP liderine göre bu süreç, partiyi felç etmeyi ve iktidarın kontrol edebileceği bir muhalefet düzeni oluşturmayı amaçlıyor.

“AMAÇ MUHALEFETİ YOK ETMEK DEĞİL, EHLİLEŞTİRMEK”

Makalede dikkat çeken değerlendirmelerden biri de iktidarın muhalefete yönelik stratejisine ilişkin oldu.

Özel, AK Parti’nin amacının muhalefeti tamamen ortadan kaldırmak değil, onu “ehlileştirmek” olduğunu savundu. Muhalefetin seçimlere katılmasına ve büyük şehirleri yönetmesine izin verildiğini, ancak giderek daralan sınırlar içinde hareket etmeye zorlandığını ifade etti.

Bu nedenle CHP’nin görevinin yalnızca seçim kazanmak olmadığını belirten Özel, partinin aynı zamanda yurttaşların demokratik özgüvenini ve siyasal özne olma duygusunu yeniden inşa etmek zorunda olduğunu yazdı.

TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ MACARİSTAN’DAN DAHA GENİŞ

Özel, Türkiye’nin Macaristan’dan farklı olarak çok daha karmaşık bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’nin büyük çoğunluğu Müslüman olan, anayasal olarak laik ve toplumsal olarak çoğulcu bir ülke olduğunu belirtti.

Türkiye’nin parlamenter demokrasi geleneği, NATO üyeliği, AB adaylığı, enerji koridoru, göç merkezi ve bölgesel güç konumuyla yalnızca Avrupa için değil, Kuzey Amerika ve daha geniş coğrafyalar için de önem taşıdığını ifade etti.

Özel’e göre Türkiye’de demokrasinin başarısı, yalnızca bir ülkenin iç siyasal değişimi olarak değil, demokrasinin evrenselliği açısından da kritik bir sınav anlamına geliyor.

KÜRT MESELESİ VE BARIŞ SÜRECİ

Makalede Kürt meselesine de ayrı bir başlık açıldı. Özel, Türkiye’yi Macaristan’dan ayıran en önemli unsurlardan birinin Kürt meselesi olduğunu belirtti.

Hükümet ile PKK arasında yeni bir barış süreci bulunduğunu yazan Özel, CHP’nin bu süreci taktik veya seçim hesabıyla değil, daha geniş bir demokratik vizyonla desteklediğini ifade etti.

Özel, “Barış ve demokrasi birbirinden ayrılamaz” anlayışının yalnızca Türkiye için değil, Ortadoğu’nun geleceği açısından da kritik olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE’DE MÜCADELE SANDIKLA SINIRLI DEĞİL”

Özgür Özel, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin artık yalnızca parlamento ya da sandıkla sınırlı olmadığını belirtti.

Mücadelenin meydanlarda, sokaklarda, mahkeme salonlarında, sosyal medyada ve gençlerin dijital yaratıcılığıyla sürdüğünü yazdı.

Özel, Macaristan’daki muhalefet zaferinin dünyada demokratik gerileme tartışmalarına enerji verdiğini, ancak Türkiye’de yaşanacak demokratik bir değişimin bu tartışmayı çok daha geniş ölçekte dönüştürebileceğini ifade etti.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN