Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, yurt dışından Türkiye'ye dönüşünde havalimanında gözaltına alındı. Pasaport kontrolü sırasında yakalanan Göktaş, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İlk olarak Metris Cezaevi'ne sevk edilen Göktaş, daha sonra yüksek güvenlikli Çorlu Karatepe Cezaevi'ne nakledildi. Avukatı Metin Sinan Aslan, Kısa Dalga’da Banu Güven'in podcast yayınında süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Deniz Göktaş'ın gözaltı görüntüleri için suç duyurusu
"GÖRÜNTÜLER BİRKAÇ KEZ TEKRAR ÇEKTİRİLDİ"
Aslan, kamuoyunda tartışma yaratan ters kelepçeli görüntülerin doğal şekilde kaydedilmediğini öne sürdü. Müvekkilinin herhangi bir direnç göstermediğini belirten avukat, emniyet girişindeki görüntülerin polis kamerası için birkaç kez tekrar ettirildiğini ve bunun kamuoyuna mesaj verme amacı taşıdığını iddia etti.
"UYUŞTURUCU TESTİ DOSYAYLA İLGİLİ DEĞİLDİ"
Avukat Aslan, soruşturmada yöneltilen suçlamaların "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" olduğunu belirterek, buna rağmen gözaltı sırasında Göktaş'tan saç, kıl ve tırnak örnekleri alınarak uyuşturucu testi yapıldığını ileri sürdü. Bu işlemin hukuki dayanağını inceleyeceklerini ve gerekli başvuruları yapacaklarını ifade etti.
TEHDİT İDDİASI VE SAĞLIK DURUMU
Sosyal medyada müvekkiline yönelik tehdit içerikli paylaşımların endişe verici olduğunu dile getiren Aslan, bu paylaşımlarla ilgili hukuki girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
MHP'den 'Deniz Göktaş' açıklaması: Türk milleti bu sefillere pabuç bırakmayacak
Göktaş'ın sağlık durumunun ve moralinin iyi olduğunu aktaran Aslan, güvenlik gerekçesiyle tek kişilik odada kaldığını, ancak cezaevinin fiziki koşulları nedeniyle yeterince güneş ışığı alamadığını belirtti.
SAVCILIK SORGUSUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Soruşturma sürecine de değinen Aslan, savcının stand-up gösterisinin tamamını izlemediğini, sorularını daha çok yazılı metin üzerinden yönelttiğini öne sürdü. Gösteride kullanılan ifadelerin mizahi bağlamının göz ardı edildiğini savunan avukat, müvekkilinin belirli bir kesimi hedef alma amacı taşımadığını ifade etti.
