Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, kışın sakinliği ve doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Yaz aylarındaki hareketliliğini huzura teslim eden ada doğayla baş başa kalmak isteyenlerin ideal adresi oluyor.
Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, kışın sakinliği ve doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Yaz aylarındaki hareketliliğini huzura teslim eden ada doğayla baş başa kalmak isteyenlerin ideal adresi oluyor.
Temiz havası, tarihi köyleri ve zengin mutfağıyla Gökçeada, kalabalıktan uzaklaşmayı isteyenlere farklı bir deneyim sunuyor.
KIŞ GÜNEŞİNİN ALTINDA EGE’NİN SAKİNLİĞİ
Adanın en popüler yerlerinden olan Aydıncık Sahili, kışın başka bir atmosfere bürünüyor. Serin Ege rüzgarı ile dalga seslerinin eşliğinde yapılan uzun yürüyüşler, ziyaretçilere dingin bir deneyim sunuyor. Yaz kalabalığının tersine kışın çok daha sakin olan sahil, doğanın içinde huzurlu anlar vadediyor.
TARİH VE MANZARAYI BİRLEŞTİRİYOR
Kaleköy, taş sokakları ve Rum evleriyle kışın daha etkileyici bir görünüme bürünüyor. Tepedeki kale çevresinden izlenen Ege Denizi manzarası, gri gökyüzü ile bir araya gelerek fotoğraf tutkunlarına eşsiz kareler oluşturuyor. Sessizliğe bürünen bir köy gezisi, adanın tarihini daha derinden hissetme imkanı yaratıyor.
Zeytinliköy ise kışın zeytinyağı kokusuyla ziyaretçilerine hoş geldin diyor. Sonbahar ayında başlayan hasadın izleri, köy sofralarında karşınıza çıkıyor. Yerel üreticilerin sattığı doğal zeytinyağı ile ada peyniri, Gökçeada’dan götürülebilecek en özel lezzetlerden oluyor.
KIŞIN SERT RÜZGARI DENİZ FENERİNDE
Adanın en yüksek noktaları arasında yer alan Gökçeada Deniz Feneri, kışın sert rüzgarı ve dalgalarıyla dramatik bir manzara oluşturuyor. Bu noktada doğanın gücünü hissetmek, kış tatilini unutulmaz kılan deneyimler arasında yer alıyor.
Tüm bu eşsiz doğa güzelliklerinin yanı sıra Gökçeada’nın mutfağı da kışın taze deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve ada otlarıyla karşımıza çıkıyor. Soğuk bir günde sıcak bir ada yemeği yemek, kış tatilinin en tatlı anlarından biri oluyor.