Ankara’nın Türk Patent ve Marka Kurumu’nca tescillenen Ayaş domatesinde hasat sezonu geldi. Bölgenin iklim ve toprak yapısıyla kendine özgü bir aromaya kavuşan domatesler, Beypazarı yolu üzerindeki tarlalardan tüketiciye ulaşıyor.

“GÖRÜNÜMÜ FARKLI, DAHA SULU VE AROMATİK”
Ayaş domatesinin kendine özgü özelliklerini ve sezona dair detayları anlatan üretici Ekrem Orman, "Ayaş domatesinin diğer domateslerden lezzet farkı var. Görünümü farklıdır, daha suludur. Aroması diğerlerine göre çok farklıdır. Diğer domateslere göre ekşi bir tadı vardır. Kabuğu incedir. Bu sene bahar aylarında yoğun yağış aldık. Biraz da serin gitti. O yüzden hasat birazcık geri attı. Yağışlardan dolayı hafif hastalık da var ama yine de iyi, şükür. Şu anda ektiğimiz 8 dönüm civarında domates var. Dönüme 5 ton civarında rekolte bekliyoruz. Şu an için kilosu 50 lira civarında. İleri ki tarihte ne olur bilemem, genelde düşüyor” dedi.

TARLADAN SOFRAYA DOĞAL ÜRETİM DEVAM EDİYOR
Tarlalarında doğrudan satış uyguladıklarını belirten ve sahte Ayaş domatesi uyarısında bulunan Orman, "Yol kenarında zaten tarlamız. Arabalarla geliyorlar. Çoluk çocuk herkes iniyor. Poşet veriyoruz, topluyorlar. Çıkışta tartıyoruz, alıp gidiyorlar. Toplarken herkes yiyebiliyor, tadına bakıyor. Gelenler de memnun, biz de gelenlerden memnunuz. Gerçek Ayaş domatesi ağustos başı ile ekim ortası arasındaki dönemde yetişir. Sezon dışında bu isimle satılan ürünler Ayaş domatesi değildir” diye konuştu.
Tarladan alışveriş yapan Eyüphan Orkoç da ürünlerin tazeliğini "Her geçtiğimizde alıyoruz. Ürünler taze, yeni toplanmış oluyor. Pazara gelene kadar yarı yarıya çürüyor. Burada toplar toplamaz alıyoruz. Kokusu, içi falan çok güzel. Burada olgunlaşmış malı topluyorlar. Buradan topladığımız domatesi, biberi arabaya koyduğumuz zaman arabanın içinde ayrı bir koku oluyor. Çok güzel kokuyor” sözleriyle anlattı.
