Başkanvekilliği seçiminin öncesinde gözaştına alınan ardından tutuklanan ve geçtiğimiz gün serbest bırakılan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, yayımladığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini duyurdu. 2024 yerel seçimlerinde CHP’den gelen teklifi, Üsküdar’a hizmet edebileceği düşüncesiyle kabul ettiğini belirten Çelik, zaman içerisinde karşılaştığı yönetim anlayışının beklentilerini karşılamadığını söyledi.
Çelik, açıklamasında belediye yönetimindeki görevlendirmeler ve karar süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulunarak, görev süresi boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamasına neden olan uygulamalarla karşılaştığını savundu.
“YETKİ VE ÇALIŞMA ALANIM SINIRLANDIRILDI”
Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanının dönem dönem sınırlandırıldığını ileri süren Çelik, görevini sağlıklı biçimde yerine getirmesini güçleştiren uygulamalarla karşılaştığını belirtti.
Çelik, “sistematik dışlanmaya” maruz kaldığını düşündüğünü ifade ederek bu durumun zaman içerisinde kendisi açısından kabul edilemez bir noktaya ulaştığını söyledi.
Siyasi geçmişinin ve toplumdaki karşılığının kendisine gerçek bir yönetim alanı açılmadan kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası haline getirildiğini savunan Çelik, bunun zaman zaman “suistimal edildiğini” öne sürdü.
“GÖZALTINDAYKEN İSTİFA ETMEM İÇİN BASKI YAPILDI”
Çelik’in açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, gözaltında bulunduğu döneme ilişkin iddiası oldu.
Belediye başkanvekilliği seçimi öncesinde CHP ve YENİ Parti’nin il ve ilçe örgütlerinden belediye meclis üyeliğinden istifa etmesi yönünde kendisine ve eşine baskı yapıldığını ileri süren Çelik, şöyle dedi:
“Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.”
Çelik, içinde bulunduğu koşullara ve ailesinin yaşadığı sürece rağmen böyle bir taleple karşı karşıya bırakılmasının hayal kırıklığını artırdığını ifade etti.
“ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR ETKİN HALE GELDİ”
Çelik, belediyenin yönetim yapısına ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu.
Üsküdar’a hizmet etmek amacıyla görev aldığını belirten Çelik, zaman içerisinde “Üsküdar dışından gelen kadroların belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale geldiğini” savundu.
Dönem dönem itiraz ettiği bazı yönetim, iş ve ilişkilerin kendi iradesi ve sorumluluğu dışında gerçekleştiğini ileri süren Çelik, bunların sonuçlarının kendisine ve ailesine kadar ulaştığını söyledi.
TUTUKLANMIŞ, EV HAPSİYLE TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Çelik, Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskân süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında 2 Eylül’de gözaltına alınmış, 5 Eylül’de tutuklanmıştı.
22 Eylül’de ise hakkında ev hapsi kararı verilerek tahliye edilmişti.
Çelik açıklamasında bu sürece de değinerek, özgürlüğünden mahrum kaldığını ve dört yaşındaki çocuğundan ayrı düştüğünü belirtti.
“GERİ DÖNÜLEMEZ BİR NOKTAYA GELDİ”
Yaşadığı sürecin uzun süredir taşıdığı tereddütleri kesin bir karara dönüştürdüğünü belirten Çelik, siyaseti kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin aracı olarak gördüğünü söyledi.
Çelik açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar’ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.”
