Yeni Partili Tanrıkulu Çağlayan’dan bildirdi: Deniz Göktaş'ın savunmasını değil stand-up izlermiş gibiydik

Yeni Partili Tanrıkulu Çağlayan’dan bildirdi: Deniz Göktaş'ın savunmasını değil stand-up izlermiş gibiydik

Harbiye’deki stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 88 gündür tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş’ın ilk duruşmasında savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Duruşma savcısı Göktaş’ın 3 ayrı suçtan cezalandırılmasını, ancak tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesini talep etti. Duruşmayı Çağlayan Adliyesi’nde izleyen Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Ortada suç yok, hiciv var. İçeride bir savunma değil, adeta esaslı bir stand-up gösterisi izledik" dedi.

Politik mizah içerikli sahne gösterileri gerekçe gösterilerek 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmasında kritik gelişmeler yaşandı. Duruşmayı salonda bizzat takip eden Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, duruşma savcısının açıkladığı mütalaayı ve mahkeme salonundaki atmosferi kamuoyuyla paylaştı.

SAVCI 3 AYRI SUÇTAN CEZA VE TAHLİYE İSTEDİ

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı; Deniz Göktaş’ın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 215, 216 ve 299. maddeleri uyarınca;

Suç ve suçluyu övme (TCK 215),

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK 216),

Cumhurbaşkanı’na hakaret (TCK 299)

suçlamaları kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Savcılık makamı, ceza istemine karşın Göktaş’ın cezaevinde geçirdiği 88 günlük tutukluluk süresini dikkate alarak tahliyesine karar verilmesini istedi.

TANRIKULU: "SÖYLENENLERDE SUÇ YOK, SANAT VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAR"

Duruşma sonrası adliye koridorundan değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yöneltilen suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve anayasal güvencelerin çiğnendiğini ifade etti:

"Deniz Göktaş’ın söylediklerinde hiçbir suç unsuru bulunmuyor. Ortada bir sanatçının hiciv yoluyla icra ettiği anayasal bir eleştiri hakkı var. Anayasa’mızın 26. maddesi düşünce ve ifade özgürlüğünü, 27. maddesi ise sanat ve bilim özgürlüğünü açıkça güvence altına almaktadır. Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade ve sanat özgürlüğünün sınırlarını belirleyen çok sayıda emsal kararı mevcuttur. Bütün bu evrensel hukuk ilkelerine rağmen Deniz Göktaş, tam 88 gündür kuyu tipi ve tecrit edilmiş bir cezaevinde, ağır tecrit koşullarında tutuldu."

"SAVUNMA YERİNE ESASLI BİR STAND-UP GÖSTERİSİ İZLEDİK"

Deniz Göktaş’ın mahkeme heyeti karşısında sergilediği tutumun ve yaptığı savunmanın yüksek bir mizahi zekâ barındırdığını belirten Tanrıkulu, duruşma salonundaki anları şu sözlerle aktardı:

"Yaklaşık bir buçuk saat boyunca içeride, kendi tanıklık tarihim bakımından da son derece esaslı bir hicivli stand-up gösterisi izledim; savunma yerine adeta bir stand-up gösterisi vardı. Duruşmanın SEGBİS kaydı da yapıldı. İleride bu kayıtların ve bu duruşmanın başlı başına yeni bir stand-up gösterisine konu olabilecek içerikte ve güzellikte olduğunu özellikle ifade etmek isterim."

KILIÇDAROĞLU İLE ZORLA GÖRÜŞME VE GÖZALTI TEŞHİRİ

Soruşturmanın başından bu yana usulsüzlüklerle malul olduğunu belirten Tanrıkulu, gözaltı sürecinde yaşanan çelişkileri ve Göktaş'ın beyanlarını hatırlattı:

"Soruşturmanın ilk gününde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doğrudan suçlayıcı bir açıklama yapıldı. Ardından sanatçı ters kelepçeyle kelepçelendi ve elleri arkadan bağlı biçimde kamuoyuna teşhir edilmeye çalışıldı. Ancak Deniz o süreçte kameralara gülümsediği için yalnızca arkadan çekilmiş fotoğraflarını servis edebildiler.

Bugünkü duruşmanın en sarsıcı ve trajikomik yönlerinden biri de Deniz Göktaş’ın emniyette kendi iradesi dışında CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürülmüş olmasıydı. Deniz bunu duruşmada büyük bir hicivle anlattı. Kendi rızası hilafına odaya sokulduğunu, hatta kendisinin 'Salın gitsin' dediğini aktardı."

MAHKEME KARAR İÇİN ARA VERDİ

Duruşma savcısının mütalaasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıklamak üzere duruşmaya yaklaşık bir saatlik ara verdi.

Karar öncesi beklentilerini dile getiren Tanrıkulu, savcının talebi doğrultusunda tahliye beklediklerini ancak Cumhurbaşkanı’na hakaret dosyalarında ilk celsede beraat kararı çıkmasının yargı pratiğinde nadir görüldüğünü belirterek, heyetin vereceği kararı adliyede beklediklerini ifade etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN