Türkiye’nin dünya mirası niteliğindeki en önemli tarihi eserlerinden biri olan Yerebatan Sarnıcı’na ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasındaki mülkiyet krizi hukuk çıkmazına dönüştü. Bizans imparatoru I. Justinianus tarafından 6’ncı yüzyılda yaptırılan sarnıç, İBB Miras tarafından detaylı bir restorasyon sonrası 22 Temmuz 2022’de tekrar açılmıştı. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili maddelerini öne sürerek Yerebatan Sarnıcı’nı kendi mülkiyet havuzuna dahil etmesiyle, bin 600 yıllık dünya mirası sarnıç bir mülkiyet kavgası ile karşı karşıya kaldı. İBB’den yapılan açıklamada, Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetinin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükümleri gerekçe gösterilerek 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıflar adına tescil edildiği belirtildi. Tapu kayıtlarına göre devir işlemi Ayasofya-i Kebir, Kalıçeci Hasan Ağa, Hacı Beşir Ağa, Teşrifati Mehmet Akif Bey, Dülbentçizade Mustafa Efendi, Haremeyn, Fatih Sultan Mehmet Han (Ayasofya) ve Kanuni Sultan Süleyman Han (Kırkçeşme) vakıfları adına gerçekleştirilmişti.
KAYMAKAMLIK YAZISIYLA TAHLİYE EDİLMİŞTİR
İBB’nin bu idari işleme karşı yerel mahkemede açtığı iptal davasının reddedilmesi üzerine, mülki idare amirliği düzeyinde adımlar atıldı ve Fatih Kaymakamlığı, yerel mahkemenin ret kararına dayanarak İBB’ye tarihi 2 Haziran 2026 saat 10.00’a kadar sarnıcın tamamen boşaltılması ve devredilmesi yönünde resmi bir tahliye yazısı gönderdi. Tebligatın ardından ise Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri Yerebatan Sarnıcı’na giderek İBB bürokratları ile devir müzakerelerine başladı. Yapılan evrak incelemeleri ve envanter tespitlerinin ardından, sarnıcın idaresi resmen İBB’den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü heyetine teslim edildi. İBB hukukçularının yerel mahkeme kararına karşı üst mahkemeye yaptığı itiraz hızla karara bağlandı. Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi ve İBB’nin tahliye edilmesine yönelik idari kararın hukuka uygunluğunu esastan incelemek üzere yürütmenin durdurulmasına hükmetti. İstinafın bu kararı ile mülkiyet krizi bir hukuk çıkmazına dönüşmüş oldu. Yerebatan Sarnıcı’nın tahliye ve devir süreci, İstanbul’un kültürel hafızasının kim tarafından ve nasıl yönetileceği sorusu üzerinden de değerlendirilirken, şimdi bu dünya mirasının bu mülkiyet krizinde akıbetinin ne olacağı merak konusu.
BEŞ YILDA BİRÇOK ESER VAKIFLAR’A DEVREDİLDİ
Yerebatan Sarnıcı’nın devri, İBB’ye ait kültürel ve tarihi yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ilk devri değil. Vakıflar Genel Müdürlüğü, ilk olarak Mart 2021’de Taksim Gezi Parkı’nın mülkiyetinin Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na geçtiğini duyurmuştu. İBB devrin “Taksim Meydanı projesini engellemek için” yapıldığını belirtmişti. Devam eden günlerde Galata Kulesi, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi, Pera Palas Oteli, Selimiye Kışlası, Adile Sultan Sarayı, Vefa Lisesi, Sait Halim Paşa Yalısı gibi uzun süredir İBB’nin elinde bulunan tarihi yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiği ortaya çıkmıştı. İBB söz konusu devirleri mahkemeye taşımıştı. Galata Kulesi’nin devri hakkındaki dava, beş yıl sonra, 28 Mart 2026’da sonuçlanmıştı. İstanbul 18’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, İBB’nin talebini reddederek kulenin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde kalacağını hükmetmişti.
