DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, YÖK’ün gündeme getirdiği ve lisans eğitim süresini akademik yoğunlaştırma yoluyla fiilen üç yıla indirmeyi hedefleyen modelin incelenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.
TBMM Başkanlığı’na sunulan önergede, söz konusu düzenlemenin yükseköğretimin niteliği, üniversitelerin kurumsal yapısı ve gençlerin eğitimden beklentileri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi talep edildi.
ÇİÇEK: “POLİTİK BİR TERCİH”
Önergenin gerekçesinde düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçek, lisans süresinin kısaltılmasına yönelik modelin yalnızca teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Çiçek, “Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından kamuoyuna duyurulan ve dört yıllık lisans programlarının akademik takvimin yoğunlaştırılması yoluyla fiilen üç yıla indirilmesini hedefleyen model, bir süre düzenlemesi olarak sunulsa da gerçekte yükseköğretimin yönünü belirleyen politik bir tercihe işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.
Çiçek, eğitim sistemine ilişkin genel değerlendirmelerinde, “Demokratik, bilimsel, ücretsiz ve anadilinde eğitim, toplumsal özgürleşmenin ve kamusal hizmetlerin yegâne pusulasıdır” dedi.
Ayrıca, eğitimin yapısının toplumsal ihtiyaçlarla ilişkisine değinerek, “Eğitimin kimin için ve hangi ihtiyaçlara göre örgütlendiği, pusulanın hangi yöne çevrildiğini de göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Çiçek, “Eğitim sermayenin kar alanı veya bir toplum mühendisliğinin aparatı olarak görülemez” derken, mevcut yönelimin eleştirisine ilişkin olarak, “Oysa yapılmak istenen düzenleme toplumsal ihtiyaçları değil sermayenin ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir” değerlendirmesinde bulundu.
“EĞİTİM UCUZ İŞ GÜCÜNE DÖNÜŞÜYOR”
Düzenlemenin yalnızca süre değişikliği olmadığını savunan Çiçek, bunun daha geniş bir dönüşümün parçası olduğunu ifade etti.
Çiçek, “Düzenleme barınma, beslenme gibi temel kamusal hakları karşılama sorumluluğundan elini çeken iktidarın yükseköğretimi adım adım tasfiye etme stratejisinin bir parçasıdır” dedi.
Ayrıca, “Lisans eğitiminin kısaltılması ve benzer girişimler, yükseköğretimi toplumsal gelişimin bir aracı olmaktan çıkararak sermayenin ihtiyaç duyduğu esnek, düşük maliyetli ve hızla dolaşıma sokulabilir işgücünü üretme mekanizmasına dönüştürmektedir” ifadelerini kullandı.
'ÜNİVERSİTELER SERMAYEYE ÇALIŞAN YAPILAR OLDU'
Çiçek, üniversitelerin mevcut yönelimine ilişkin değerlendirmesinde, “Bugün üniversiteler, bilimsel üretim ve toplumsal gelişim alanı olmaktan çıkarılarak sermayenin ihtiyaç duyduğu işgücünü hızlı ve düşük maliyetle üreten yapılara dönüştürülmektedir” dedi.
Lisans süresinin kısaltılmasını ise “eğitimi kamusal bir hak olarak gören bir yaklaşımın değil; sermaye için ‘ucuz iş gücü’ atölyeleri olarak gören zihniyetin devamı” olarak nitelendirdi.
Çiçek, düzenlemeye yönelik eleştirilerde Eğitim-Sen ve TMMOB gibi meslek örgütlerinin görüşlerine de dikkat çekti.
Bu sürecin üniversiteleri bilimsel üretimden uzaklaştırabileceği ve gençleri daha erken yaşta güvencesiz çalışma koşullarına yöneltebileceği yönündeki uyarıların dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“GENÇLİĞİ GÜVENCESİZLİĞE İTER”
Türkiye’deki yükseköğretim mezunlarının işsizlik oranlarına da değinen Çiçek, eğitim süresinin kısaltılmasının bu sorunu çözmeyeceğini savundu.
Çiçek, “Eğitim süresinin kısaltılması gençlerin istihdam sorununu çözmeyecektir. Aksine, gençleri daha düşük ücretli ve güvencesiz çalışma koşullarına itecektir” dedi.
Ayrıca akademik yapıya ilişkin olarak, “Üniversitelerde araştırma faaliyetlerini geri plana iterek akademisyenleri yalnızca ders veren bir işleyişe zorlayacaktır. Bilimsel üretimin zayıflamasına, üniversitelerin araştırma kapasitesinin gerilemesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı.
Çiçek, yükseköğretim sisteminin tarihsel gelişimine de değinerek, 12 Eylül sonrası kurulan YÖK’ün üniversiteler üzerindeki yapısal etkilerine işaret etti.
Son olarak, lisans eğitimine yönelik düzenlemenin yalnızca teknik bir değişiklik olmadığını vurgulayan Çiçek, bu sürecin üniversitelerin özerkliğini ve eğitimin kamusal niteliğini etkileyebileceğini ifade etti.
