Adana’da 7 yaşında çay ocağında çıraklık yaparken bağlamaya merak salan 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, çocukluk hayalinin peşinden gitti ve usta oldu. Üniversite eğitimini yarıda bırakarak kendi atölyesini açan usta, dut, ladin ve akgürgen ağaçlarını işleyerek ürettiği bağlamaları dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç ediyor.

ÇIRAKLIK MERAKI DÜNYAYA UZANAN BAŞARIYA DÖNÜŞTÜ
Çocukken mesleğin tozunu yutmaya başlayan Akdoğan, üretim sürecine olan tutkusunu şöyle anlattı:
"Uzun süre atölyenin tozunu yuttum, yaklaşık 17-18 yıllık çıraklık dönemim oldu. Bir ağaca şekil vermek, yeni bir şeyler üretmek beni her zaman cezbetti. Ustamı hep rende atarken izler, heves ederdim. Atölyeyi, üstümün kirlenmesini ve yenilik yapmayı çok seviyorum."

Genç yaşta bir usta olmanın herkesi şaşırttığını belirten Akdoğan, kendisini bir kültür elçisi olarak gördüğünü aktararak, "Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi bir miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum. Bu mesleği nesilden nesle aktarmayı, bir eleman alıp onu yetiştirmeyi istiyorum” dedi.

KİŞİSEL TALEPLERİNE YURT DIŞINDAN YOĞUN İLGİ VAR
Kaliteli bir bağlamanın sabir ve hassasiyet istediğine dikkat çeken Akdoğan, kişiye özel tasarımlarının yurt dışından çok fazla talep gördüğünü anlattı:
"Bir bağlamayı yaklaşık 2 ayda tamamlıyorum. Bir haftada da bağlama çıkar ama çok sağlıklı olmaz. Ağaç tutkalı kullanıyoruz ve bekleme süresi var; sapın, kapağın, klavyenin iyice kaynaşması lazım. Atölyede milimlerle uğraşıyoruz. Yarım milim uzun veya kısa yaptığımızda sesler ve çalım rahatlığı değişiyor. Kişinin parmaklarına, fiziksel özelliklerine göre bağlama tasarlıyorum. Türkiye ve yurt dışından sürekli talep alıyorum, ürettiğim enstrümanlar dünyanın her yerine gidiyor."
