Koku sadece bir kozmetik ürünü müdür, yoksa binlerce yıllık bir iletişim dili mi? Uluslararası Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül tarafından İstanbul Beyoğlu'nda kurulan Koku Akademisi ve bünyesindeki sergi alanı, bu sorunun cevabını eşsiz bir tarihsel yolculukla veriyor.
Bronz Çağı’ndan Osmanlı İmparatorluğu’na uzanan 567 orijinal ve replika eserin yer aldığı merkez, ziyaretçilerini sadece görsel değil, duyusal bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
9 ARKEOLOGLA ÇÖZÜLEN SIR: İLK PARFÜM FORMÜLÜ ANADOLU'DAN
Merkezin kurucusu Bihter Türkan Ergül, 26 yıllık araştırmalarının sonucunda dünya koku tarihini sarsacak bir gerçeği gün yüzüne çıkardıklarını belirtti. "Dünyanın ilk parfüm formülünün Anadolu topraklarında olduğunu duyunca peşine düştüm" diyen Ergül, tarihi keşfi şu sözlerle anlattı: "Mezopotamyalı Tapputi’ye ait, Suriye ile Antep sınırındaki bir kazıda bulunan bu formül, bugün Paris Parfüm Okulu'nda okutuluyor. Dokuz arkeologla beraber kil tabletin sırrını çözdük ve dünyanın ilk parfüm formülünün Anadolu koku kültürüne ait olduğunu kanıtladık. Gül suyu kültürümüzün Sümerlere kadar uzandığını görmek inanılmazdı."

OSMANLI'NIN KOKU DİLİ: "KÜSTÜĞÜNÜ SÜMBÜL İLE ANLATMAK"
Serginin en çok ilgi çeken bölümlerinden birini, 243 nadide eserin yer aldığı Osmanlı koleksiyonu oluşturuyor. Osmanlı'da kokunun hem hijyen hem güç gösterisi hem de sosyal bir dil olarak kullanıldığını belirten Ergül, o dönemin zarafetini şu örnekle özetliyor: "Osmanlı’da koku sosyal bir mesajdır. Örneğin birine küstüğünüz zaman mendile sümbül kokusu döküp gönderirsiniz; bu 'Sana kırıldım, derlen toparlan' demektir. Ayrıca Edirne Külliyesi’nde koku, su ve musiki ile yapılan tedavilerin izlerini de burada görebiliyoruz."
Erzurum Karaz kazılarında bulunan Bronz Çağı koku şişlerinden, Eski Mısır'a ait MÖ. 1850 tarihli el oyması koku şişelerine ve 3. Selim dönemine ait Beykoz camlarına kadar sayısız eser, koku kütüphanesiyle birlikte araştırmacıları bekliyor.
SADECE MÜZE DEĞİL, GLOBAL BİR AKADEMİ
Beyoğlu'ndaki bu merkez aynı zamanda uluslararası geçerliliğe sahip bir eğitim yuvası. Koku Akademisi bünyesinde verilen 6 haftalık eğitimlere katılan öğrenciler, topraktan şişelemeye kadar parfümerinin tüm sırlarını öğrenerek global bir meslek sahibi oluyor. Ayrıca akademi; Halfeti karagülü, Burdur gülü ve Artvin orman gülü tarlalarının canlandırılmasına destek vererek yerel istihdama da büyük katkı sağlıyor.
Eğitimlere katılan öğrencilerin deneyimleri ise akademinin vizyonunu ortaya koyuyor:
Şafak Gürel (İnşaat Mühendisi): "Bir inşaat mühendisi olarak sahada kalıcı olsun istiyordum. Koku aslında sizin duygunuzla konuşuyor, notaları tanıdık."
Ratmir Yardım (17, Öğrenci): "Hayat kalitemi artırdı. İlk kokumu annem için siyah ve pembe güllerle yaptım, hala kullanıyor. Galiba hayalimdeki mesleği buldum."
Göksu Damla Ardane: "Sınıfta kimya mühendisi, mimar, fizik öğretmeni var. Kendi elementimize göre kokular yaptık, kalbimizle bütünleştik."
Kadir Özdemir: "Kendi başına gül kokmayan ayrı molekülleri birleştirip gül akoru elde etmek büyüleyiciydi. Ben de parfüm atölyeleri yapmayı planlıyorum."
