103 bin kişilik dev bilimsel araştırma: En düşük ölüm riski sağlayan yürüyüş programı belli oldu

103 bin kişilik dev bilimsel araştırma: En düşük ölüm riski sağlayan yürüyüş programı belli oldu

İngiltere'de 103 binden fazla kişinin hareket kayıtlarını mercek altına alan uzmanlar, erken ölüm riskini en çok düşüren günlük yürüyüş aralığını belirledi. Sağlıklı bir ömür için her gün 10.000 adım atma zorunluluğu bulunmuyor. Günde 7.500 ile 10.000 adım yürümek veya az adımı dakikada 80 adımlık tempoyla atmak hayati koruma sağlıyor.

British Journal of Sports Medicine tıp dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, uzun yıllardır kabul gören günlük 10.000 adım hedefinin sağlık açısından mutlak bir zorunluluk olmadığını ortaya koydu.

Birleşik Krallık Biyobankası (UK Biobank) bünyesindeki 103 binden fazla kişinin hareket sensörü kayıtlarını mercek altına alan bilim insanları, erken ölüm riskini en çok düşüren seviyenin günlük 7.500 ile 10.000 adım arasında kaldığını belirledi.

Takip verileri, bu adım aralığına ulaşan bireylerin yaşam süresini uzatmada en yüksek faydayı elde ettiğini ve risk oranını en alt seviyeye çektiğini somut rakamlarla gösterdi.

10 BİN ADIMI AŞMAK VÜCUDA EK BİR KORUMA SAĞLAMIYOR

Analiz sonuçları, popüler kültürde yerleşen 10.000 adım barajının aşılmasının hayati riskleri daha fazla azaltmadığını kanıtladı.

Günlük 10.000 adım sınırını geçen katılımcıların sağlık göstergelerinde, 7.500 ile 10.000 adım atan kişilere kıyasla fazladan bir koruma kalkanı oluşmadığı kayıtlara geçti.

Üstelik bu hedef aralığına ulaşmayı başaran insanlarda yürüyüş temposunun hızı da tabloyu değiştirmedi.

Belirlenen bu adım bandında kalan bireyler, ister hızlı ister sakin adımlarla hareket etsin, erken ölüm ihtimalini azaltma konusunda benzer seviyede kaldı ve yüksek tempodan kaynaklanan belirgin bir ek fayda görmedi.

DAKİKADA 80 ADIM ATANLAR AZ HAREKETLE AYNI YARARI ALIYOR

Gün boyu hedeflenen 7.500 adım seviyesine erişemeyen bireyler için yürüyüş temposu kritik bir önem taşıyor.

Çalışmada, gün içinde 5.000 adımın altında kalan ancak yürüyüşünün bir kısmını dakikada en az 80 adım hızla gerçekleştiren kişilerin, 5.000 ile 7.500 adımı yavaş tempoyla yürüyenlerle neredeyse aynı sağlık kazanımına ulaştığı saptandı.

Araştırmanın başyazarı Prof. Dr. Emmanuel Stamatakis konuya ilişkin olarak, "Hem adım sayısı hem de adım atma yoğunluğu önem taşıyor; asıl sonuç veren yöntem, kişinin hayatı boyunca sürdürebildiği yürüyüş düzeni oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

Böylece düşük adım sayısında kalanlar, hızlarını artırarak yüksek adıma denk bir fayda oluşturdu.

NEFESİN HAFİFÇE KESİLMESİ İDEAL YÜRÜYÜŞ HIZINI GÖSTERİYOR

Uzmanlar, araştırmada hayati fayda sağladığı belirlenen dakikada 80 adımlık hızın gündelik hayattaki karşılığını ayrıntılarıyla tarif etti.

Bu tempo, parkta veya sokakta keyifle ve rahatça dolaşmaktan ziyade, randevuya ya da bir yere yetişmeye çalışır gibi tempolu yürümeyi ifade ediyor.

Söz konusu tempoda hareket eden bir kişinin, yürüyüş esnasında yanındakiyle konuşurken nefesinin hafifçe kesilmesi gerekiyor.

Kalp ve damar sistemini daha aktif çalıştıran bu dinamik yürüyüş tarzı, kısa sürede kan dolaşımını hızlandırarak vücudun dayanıklılığını destekliyor ve zamanı kısıtlı vatandaşlar için pratik bir egzersiz kapısı aralıyor.

SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN ÖNÜMÜZDE İKİ AYRI SEÇENEK BULUNUYOR

Elde edilen bilimsel veriler ışığında uzmanlar, hareketsizlikle mücadele eden insanlara iki farklı yol haritası sunuyor.

Bireyler sağlıklarını korumak adına gün içinde ya daha uzun süre ayırarak yavaş adımlarla yürüyüş yapmayı ya da daha kısıtlı zamanda tempolu yürümeyi seçme şansına sahip oluyor.

Öte yandan dünya genelinde bir kural gibi algılanan 10.000 adım hedefinin tıbbi veya bilimsel bir araştırmaya dayanmadığı, 1960'lı yıllarda Japonya'da satışa çıkan bir adımsayar cihazının reklam kampanyasından türediği gerçeği yeniden gündeme taşındı.

Pazarlama sloganıyla doğan bu mit, güncel verilerle sarsıntıya uğradı.

GÖZLEMSEL ÇALIŞMA DOĞRUDAN BİR NEDEN SONUÇ İLİŞKİSİ VERMİYOR

Raporlanan bulguların gücüne rağmen uzmanlar, araştırmanın sınırlarına da dikkat çekiyor.

Çalışmanın gözlemsel bir yapıda yürütülmesi sebebiyle elde edilen veriler, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamıyor.

Ancak 103 binden fazla kişinin verilerini kapsayan bu dev veri tabanı, yürüyüş alışkanlıkları ile yaşam süresi arasındaki güçlü bağı gözler önüne seriyor.

Eklem rahatsızlığı olan veya yoğun iş temposu nedeniyle her gün saatlerce yürüyemeyen bireyler için dakikada 80 adımlık kısa ve yoğun seanslar, uzun yürüyüşlerin yerine geçebilecek en gerçekçi alternatif olarak masada duruyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN