Hollanda merkezli Amsterdam Üniversitesi Tıp Merkezi (UMC) bünyesinde görev yapan bilim insanları, ikinci gebelik sürecinin kadın beyni üzerinde 'eşsiz' etkiler bıraktığını ortaya koydu.
Elde edilen bulgular, bu biyolojik değişimlerin annenin dikkatini daha etkili şekilde odaklamasına ve çevresel uyaranlara daha hızlı tepki vermesine imkan tanıdığını gösterdi.
Uzmanlar, ilk hamilelikte başlayan zihinsel hazırlık sürecinin ikinci çocukla birlikte yeni ve farklı bir evreye evrildiğini saptadı.
Hamileyken tarama testini reddetti, bebeği down sendromlu doğunca doktora dava açıp kazandı
HEDEF ODAKLI DİKKAT VE GÖREV BEKLENTİSİ ARTIYOR
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, daha önce gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, kadın beyninin ilk gebelik esnasında annelik rolüne uyum sağlamak amacıyla önemli değişimler geçirdiğini kanıtlamıştı.
Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları ise son çalışmalarında, ikinci hamileliğin beyinde spesifik dönüşümlere yol açtığını belirledi.
Bu değişimler, annelerin hedef odaklı dikkat yeteneklerini geliştirirken, aynı zamanda birden fazla görevi ve beklentiyi yönetme becerilerine de doğrudan katkı sağladı.
ÜÇ FARKLI GRUP ÜZERİNDE 110 KADIN TAKİP EDİLDİ
Araştırma kapsamında toplam 110 kadın titizlikle takip edildi.
Denekler; ilk kez anne olanlar, ikinci çocuğunu dünyaya getirenler ve hiç çocuğu olmayan kadınlar şeklinde üç ayrı kategoriye ayrıldı.
Gebelik öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilen beyin taramaları, bilim insanlarının nörolojik yapıdaki değişimleri net şekilde gözlemlemesine olanak tanıdı.
Analizler sonucunda, ikinci kez anne olan kadınların beyinlerindeki farklılıkların kalıcı izler bıraktığı anlaşıldı.
Şeker yükleme testi zararsız: Asıl tehlike, gebelik şekerinin farkında olmamak
BİRDEN FAZLA ÇOCUĞA BAKMAK İÇİN BEYİN ADAPTE OLUYOR
Verileri detaylıca inceleyen araştırmacı Milou Straathof, konuyla ilgili önemli bir noktaya parmak bastı.
İkinci kez gebe kalan kadınların beyinlerinde, dikkati kontrol etme ve duyusal tepkileri yönetme ile ilgili bağlantıların güçlendiğini belirtti.
Milou Straathof, bu süreci şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu süreçler, birden fazla çocuğa bakarken faydalı olabilir."
Araştırma sonuçları, biyolojik yapının yeni aile düzenine göre kendini güncellediğini gösterdi.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ VERİLERİ RUH SAĞLIĞINA DİKKAT ÇEKİYOR
Yapılan çalışma, beyindeki bu yapısal dönüşümlerin sadece fiziksel adaptasyonla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda ruh sağlığı üzerinde de belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan verilere göre, küresel ölçekte hamile kadınların yaklaşık yüzde 10'u ve yeni doğum yapan kadınların yüzde 13'u, başta depresyon olmak üzere çeşitli ruhsal bozukluklarla mücadele ediyor.
2023 verilerine göre kadın başına düşen ortalama doğum sayısının 2,3 olduğu bir dünyada, bu bulgular daha da önem kazandı.
Beyninizin sırrı anne karnında saklı! Mikroplar sizi siz yapıyor
PERİPARTUM DEPRESYON İLE BEYİN YAPISI ARASINDAKİ BAĞ
Amsterdam Üniversitesi Tıp Merkezi araştırması, serebrum olarak bilinen beynin üst kısmındaki dış tabakada meydana gelen değişimlerin peripartum depresyon ile ilişkili olduğunu saptadı.
Gebelik sırasında veya doğumun hemen ardından görülen bu depresyon türünün, beyindeki yapısal farklılıklarla doğrudan bağlantılı olduğu anlaşıldı.
İlk kez anne olanlarda bu değişimler doğum sonrası dönemle ilişkilendirilirken, ikinci kez anne olanlarda hamilelik sürecindeki ruh sağlığıyla daha kuvvetli bir bağ kurdu.
HER HAMİLELİK KADIN BEYNİNDE BENZERSİZ BİR İZ BIRAKIYOR
Amsterdam Üniversitesi Tıp Merkezi bünyesindeki hamilelik beyin laboratuvarı başkanı Elseline Hoekzema, araştırmanın çığır açıcı sonuçlarını vurguladı.
Hoekzema, beynin sadece ilk gebelikte değil, ikinci gebelikte de değiştiğini ilk kez kanıtladıklarını ifade etti.
"Birinci ve ikinci hamilelik sırasında beyin hem benzer hem de benzersiz şekillerde değişiyor. Her hamilelik kadın beyninde benzersiz bir iz bırakıyor" diyen Elseline Hoekzema, beynin anneliğe nasıl uyum sağladığını anlamanın hayati önem taşıdığını belirtti.

