Danimarka'da yürütülen kapsamlı bir akademik çalışma, ilk çocuğu kız olarak dünyaya gelen erkek yöneticilerin kadın çalışanlara yönelik istihdam ve ücret politikalarında somut bir değişim başlattığını ortaya koydu.
Aarhus Üniversitesi bünyesinde görev yapan iktisatçı Nina Smith ile Northwestern Üniversitesi araştırmacısı Maddalena Ronchi, 1992 ile 2017 yılları arasındaki 25 yıllık şirket ve çalışan kayıtlarını inceledi.
İktisat alanının saygın yayınlarından Review of Economic Studies dergisinde yayımlanan bilimsel rapor, gelişmiş ekonomilerde dahi kadınların erkeklere kıyasla ortalama yüzde 12 daha düşük gelir elde ettiği iş piyasasında, kurumsal kota ve çeşitlilik eğitimlerinin ötesine geçen kişisel bir etkeni açığa çıkardı.
Diplomasını alan kapış kapış gidiyor: En hızlı iş bulma rekoru kıran bölümler
İLK KIZ ÇOCUĞU KADINLARIN KAZANCINI YÜZDE 4,1 ARTIRDI
Araştırma bulgularına göre, erkek tepe yöneticilerin ilk çocuklarının kız doğması sonrasında şirketlerdeki kadın personelin erkeklere kıyasla kazanç payı yüzde 4,1 oranında yükseldi.
Eş zamanlı olarak ilgili işletmelerdeki toplam kadın çalışan oranı da yüzde 4,5 artış kaydetti.
Kurumlardaki bu dönüşümün genel maaş artışlarından ziyade, yeni personel alımlarında ve terfi mekanizmalarında somutlaştığı belirlendi.
Erkek idareciler, benzer niteliklere sahip kadın ve erkek adaylar arasında özellikle tam zamanlı ve yüksek maaş baremine sahip pozisyonlarda tercihlerini kadınlardan yana kullandı.
İnceleme sürecinde işletmedeki en yüksek ücreti alan çalışanın kadın olma ihtimali de 2 puanlık artış gösterdi.
İKİNCİ KIZDA VEYA ERKEK BEBEKTE DEĞİŞİM YAŞANMADI
Bilim insanları aile yapısındaki demografik gelişmelerin sınırlarını da ayrıntılı biçimde analiz etti.
Elde edilen verilerde ilk çocuğun erkek olması durumunda iş ortamında benzer bir etkinin oluşmadığı görüldü.
Araştırma ekibi, ilk doğumdan sonra dünyaya gelen diğer kız çocuklarında da benzer bir istatistiki kırılma gözlemlemedi.
Uzmanlar, ilk kez bir kız evlat sorumluluğu üstlenmenin erkek liderlerde karşı cinse yönelik önyargıları kıran ve empati duygusunu geliştiren temel dönüm noktası olduğunu belirtti.
Dövmeli adaylara kötü haber: İş fırsatı ilk mülakatta elden kaçıyor
VERİMLİLİK VE ŞİRKET SATIŞLARI AYNI SEVİYEDE KALDI
İşletmelerdeki kadın çalışan oranının yükselmesi şirketlerin toplam satış rakamlarını, genel personel mevcudunu veya çalışan başına düşen katma değer çıktısını olumsuz ya da olumlu yönde anlamlı biçimde etkilemedi.
Raporu hazırlayan araştırmacılar, işe alınan ve yükseltilen kadın adayların erkeklerle denk donanıma sahip olmasının bu istikrarlı sonucu açıkladığını bildirdi.
Çalışmanın yöntem sınırlarına da işaret eden iktisatçılar, Danimarka genelinde incelenen şirket yöneticilerinin yüzde 80'inin erkek olduğunu, bu nedenle anneliğin kadın idareciler üzerindeki olası benzer etkisinin ölçülemediğini kaydetti.
KİŞİSEL TEMAS KURUMSAL POLİTİKALARDAN DAHA ETKİLİ OLDU
Bilimsel rapor, çalışma hayatındaki yapısal engellerin kaldırılmasına ilişkin yeni bir bakış açısı sundu.
Araştırmacılar, "Farklı bir cinsiyetle kurulan yakın kişisel ilişki, iş hayatındaki önyargıları azaltabiliyorsa, benzer etki mentorluk ve kapsayıcı liderlik programlarıyla yaratılabilir mi?" sorusunu tartışmaya açtı.
Uzmanlar, kurumlarda çeşitlilik ve eşitliğin bazen insan kaynakları departmanlarının hazırladığı resmi kurallarla değil, yöneticilerin doğrudan kişisel yaşam tecrübeleriyle filizlendiğini vurguladı.
Hibrit çalışmada artık kafaya göre ofise gitmek yok: Günler sözleşmeyle belirlenecek
