İstanbul’un kuzeyindeki orman köylerinde mandalar, mandacılıkla geçinen insanlar ve sulak alanların ortak yaşamını merkeze alan Manda Festivali, bu yıl beşinci kez düzenlenecek. Festival, 16 Mayıs 2026 Cumartesi günü Ağaçlı’da gerçekleştirilecek.
CLIMAVORE x Jameel at RCA ve Dört Ayaklı Şehir - Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği tarafından, mandacılıkla geçinen insanlarla iş birliği içinde düzenlenen festival, İstanbul’un kuzeyindeki sekiz orman köyünde varlığını sürdüren manda yetiştiriciliğini ve bu yaşam biçiminin sulak alanlarla kurduğu bağı gündeme taşıyacak.
İSTANBUL’UN SON PASTORAL MİRASLARINDAN BİRİ
Festival, İstanbul’un hızla değişen kuzey çeperlerinde hâlâ devam eden pastoral yaşam pratiklerine dikkat çekiyor. Kentin kuzeyindeki sulak alan meralarında bugün yaklaşık 4 bin manda ve 40’ı aşkın mandacılıkla geçinen insan yaşamını sürdürüyor. Ancak bu yaşam biçimi, artan altyapı projeleri ve değişen arazi kullanımları nedeniyle tehdit altında bulunuyor.
Manda Festivali, yalnızca kültürel bir etkinlik olarak değil, aynı zamanda mandaların, mandacılıkla geçinen toplulukların ve sulak alanların geleceğine ilişkin bir farkındalık alanı olarak tasarlanıyor. Festival, mandaların zarar görmüş sulak alanların onarımındaki rolüne ve otlatma pratiklerinin ekolojik yenilenmeyle ilişkisine dikkat çekiyor.
MERA YÜRÜYÜŞLERİ, ÇOCUK KORTEJİ VE YEREL ÜRETİCİ PAZARI
Bu yılki festival programında mera yürüyüşleri, çocuk korteji, canlı müzik, çocuk atölyeleri, tadımlar ve yerel üretici pazarı yer alacak. Festival, yerel örgütleri, ekoloji savunucularını, hayvan hakları aktivistlerini, dayanışma gruplarını, yerel müzisyenleri, sanatçıları, biyologları, yoğurt üreticilerini ve kentlileri aynı alanda buluşturacak.
Etkinlik kapsamında, sulak alan ekosisteminin insan ve insan dışı sakinlerini onurlandırmak amacıyla düzenlenen Manda ve Mandacı Portre Yarışması da üçüncü kez gerçekleştirilecek. Yarışmanın kazananlarına, bölgede mandaların boynuna takılan geleneksel çanlardan ilham alan özel manda çanları, yani lopka verilecek.
LOPKA YOĞURDU DA FESTİVALDE TANITILACAK
Festival bu yıl aynı zamanda yeni bir yoğurt markasının lansmanına da ev sahipliği yapacak. Adını manda çanlarının özgün formundan alan Lopka, İstanbul’un orman köylerindeki mandacılarla birlikte geliştirilen bir manda yoğurdu markası olarak tanıtılacak.
Ariste Peynir ve İstanbul Mutfak Sanatları Akademisi’nin desteğiyle hayata geçirilen Lopka, manda sütüyle kurulan mutfak geleneğini yeniden canlandırmayı hedefliyor. Proje, mandaların yaşam alanlarının korunmasına, sulak alan ekosistemlerinin onarılmasına ve İstanbul’un kırsal pastoral mirasının sürdürülmesine katkı sunmayı amaçlıyor.
RESTORANLARDA LOPKA KAMPANYASI
Festival kapsamında 10-17 Mayıs tarihleri arasında restoran iş birlikleriyle LOPKA kampanyası da yürütülecek. Kampanya boyunca Lopka yoğurdu, restoran menülerinde özel tariflerle yer alacak.
Organizasyon, bu kampanyayla kentlileri sulak alanların üretim kültürüyle buluşturmayı, mandacıları destekleyen bir dayanışma ağı kurmayı ve İstanbul’un manda sütü geleneğini güncel gastronomiyle yeniden ilişkilendirmeyi hedefliyor.
SULAK ALANLAR VE MANDACILIK İÇİN ORTAK GELECEK VURGUSU
CLIMAVORE x Jameel at RCA’nın “Manda Müşterekleri” projesi, İstanbul’un post-endüstriyel sulak alanlarında mandaların ve onlarla birlikte gelişen çok türlü yaşam biçimlerinin korunmasına odaklanıyor. Uzun soluklu saha çalışmaları, araştırmalar ve festival aracılığıyla, manda yaşam alanlarının korunması ve İstanbul’un gıda kuşağının parçası olan sulak alan ekolojilerinin yeniden canlandırılması amaçlanıyor.
Proje, İstanbul’un kuzeyindeki mega projeler, arazi kullanımındaki değişimler ve sulak alanların parçalanması nedeniyle baskı altına giren mandacılık pratiklerini görünür kılarken, bu mirasın yalnızca ekonomik değil, ekolojik ve kültürel bir değer taşıdığına da işaret ediyor.
KENT, DOĞA VE HAYVAN HAKLARI AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK
Festivalin paydaşlarından Dört Ayaklı Şehir, insan, hayvan ve doğa ilişkilerini tarihsel, mekânsal ve siyasal bağlamlarda ele alan hak odaklı çalışmalarıyla biliniyor. Dernek, kent yaşamında hayvanların özne olarak tanınmasını, onlara yönelik ihmal ve dışlama biçimlerinin görünür kılınmasını ve türlerarası adalet temelli politikaların geliştirilmesini savunuyor.
Manda Festivali de bu yaklaşımı İstanbul’un kuzey kırsalında yaşayan mandalar, mandacılar ve sulak alanlar üzerinden somutlaştırıyor. Etkinlik, mandaları yalnızca üretim sürecinin parçası olarak değil, yaşam alanlarının korunmasında rol oynayan canlı varlıklar olarak merkeze alıyor.
İSTANBUL’UN KIRSAL HAFIZASINA ÇAĞRI
Manda Festivali, İstanbul’un çoğu zaman kentleşme baskısı altında görünmezleşen kırsal hafızasına dikkat çekiyor. Festival aracılığıyla mandacılığın, manda sütüyle şekillenen mutfak geleneğinin, sulak alanların ve orman köylerinin ortak geleceği tartışmaya açılıyor.
Organizasyon, kentlileri 16 Mayıs’ta Ağaçlı’da düzenlenecek festivale davet ederek, İstanbul’un kuzeyindeki sulak alan köylerinde yaşamını sürdüren mandaların ve mandacılıkla geçinen insanların hikâyesini birlikte görünür kılmayı hedefliyor.
