Psikolojide “Aşk Hastalığı”: Limerence nedir?

Psikolojide “Aşk Hastalığı”: Limerence nedir?

Limerence, bir kişiye karşı gelişen yoğun hayranlık ve takıntı hâli olarak, romantik veya platonik ilişkilerde duygusal iniş çıkışlara ve zihinsel yoğunluğa yol açabiliyor. Araştırmacılar, sürecin bağımlılık benzeri etkiler yaratabileceğini, dijital platformların bu durumu güçlendirdiğini ve bilişsel terapi ile sosyal sınırlar koymanın süreci hafifletebileceğini belirtiyor.

Limerence, bir kişiye karşı haftalarca hatta yıllarca sürebilen yoğun bir hayranlık ve takıntı hâli olarak tanımlanıyor. Basit bir hoşlanmanın ötesine geçen bu durum, karşılık alıp almamaya bağlı olarak keskin duygusal iniş çıkışlara ve zihni meşgul eden düşüncelere yol açıyor. Romantik ilişkilerde sık görülse de, platonik ilişkilerde de ortaya çıkabiliyor.

PSİKOLOJİDE “AŞK HASTALIĞI”

1970’lerde psikolog Dorothy Tennov tarafından tanımlanan limerence, “aşk hastalığı” olarak da adlandırıldı. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin tanı sisteminde yer almasa da, Sussex Üniversitesi psikoloji araştırmacısı Giulia Poerio bu yoğun bağlanma hâlini incelemeye devam ediyor.

BELİRTİLER VE ZİHİNSEL YOĞUNLUK

Poerio’ya göre limerence yaşayan kişiler, arada bir ilişki olmasa bile sürekli aynı kişiyi düşünüyor. Karşılık gördüklerinde yoğun mutluluk, görmediklerinde ise suçluluk ve yas hissediyorlar. Bu kişiler, olumsuz sinyalleri görmezden gelerek zihninde ideal bir partner imgesi oluşturuyor ve bu durum çoğu zaman ilişkinin erken aşamalarıyla karıştırılıyor.

KARŞILIKLI LİMERENCE VE SEVGİYE DÖNÜŞÜM

Nottingham Üniversitesi’nden sinirbilimci Tom Bellamy, karşılıklı limerence’in başlangıçta güçlü bir bağ yarattığını, zamanla ise daha dengeli bir sevgi biçimine dönüştüğünü belirtiyor. Bu aşamada iletişim, saygı ve bağlılık ön plana çıkıyor. Ancak duygular karşılık bulmadığında ve zihinsel meşguliyet günlük yaşamı etkilediğinde durum olumsuz bir hâl alıyor.

ZİHİNSEL İSTİLA VE BAĞIMLILIK BENZERİ ETKİ

Poerio, süreci “zihinsel bir istila” olarak tanımlıyor ve keyif verici yönü nedeniyle bağımlılık benzeri bir etki yarattığını vurguluyor. Dorothy Tennov’a göre limerence ortalama 18 ay ile 3 yıl arasında sürerken, bazı durumlarda çok daha uzun devam edebiliyor.

DİJİTAL DÜNYANIN ETKİSİ

Northwestern Üniversitesi’nden Alexandra Solomon, sosyal medya ve dijital platformların insanların ilgilendikleri kişiler hakkında daha fazla bilgiye erişmesini sağladığını ve bunun limerence’ı derinleştirdiğini belirtiyor. Sınırlı temas ve belirsizlik de süreci güçlendiriyor.

YANLIŞ ANLAMA VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tom Bellamy, limerence’in sıklıkla yanlış anlaşıldığını ve bazı psikiyatrik durumlarla ilişkilendirilse de bunun bilimsel olarak desteklenmediğini ifade ediyor. Tedavi için ortak bir standart olmasa da Poerio, bilişsel yeniden değerlendirme ve bilişsel davranışçı terapinin etkili olabileceğini söylüyor. Bu yöntemlerde kişi, karşısındaki kişiyi idealize ettiği hâliyle değil, gerçek hâliyle görmeye çalışıyor.

SOSYAL SINIRLAR VE SÜREÇ YÖNETİMİ

Bellamy, kişinin bu bağ kurduğu kişiyle temasını azaltmasının, sosyal medyada sınır koymasının ve o kişi hakkında düşünmeyi sınırlamasının süreci hafifletebileceğini belirtiyor. Bu yaklaşım, limerence’ın yoğunluğunu azaltmada yardımcı oluyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN