İBB'de 20 yıldır çalışan tutuklu Kağan Sürmegöz'un savunması: 2019'dan önceki ihalelerde de aynı şartlar vardı

İBB'de 20 yıldır çalışan tutuklu Kağan Sürmegöz'un savunması: 2019'dan önceki ihalelerde de aynı şartlar vardı

İBB Davası’nda savunma yapan İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz, İmamoğlu döneminden önce de belediyede görev yaptığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Reklam ihalelerindeki yeterlilik şartlarının 2019’dan sonra uydurulmadığını söyleyen Sürmegöz, eski dönem ihalelerini örnek göstererek, “Bize suçlama konusu yapılan yeni dönem ihalelerinde istenen şartlar, geçmiş dönemlerde aranan şartlardan farklı değildir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında yer aldığı 59’u tutuklu, 414 sanıklı "İBB Davası"nın 56’ncı duruşması, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor. Duruşmada savunma yapan isimlerden biri de 20 yıldır İBB bünyesinde görev yapan İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz oldu. Sürmegöz'ün savunmasında öne çıkan vurgu, ihalelerdeki rekabet şartlarının 2019 sonrasında ortaya çıkmadığı ve önceki yönetim dönemlerinde bu şartların çok daha ağır olduğuydu.

Sürmegöz, iddianamede yer alan eylemlerin daha önce idari soruşturma kapsamında incelendiğini, Danıştay’ın ise soruşturma iznini kaldırdığını belirtti.

“20 YILDIR İBB’DE ÇALIŞIYORUM”

Savunmasına özgeçmişini anlatarak başlayan Sürmegöz, 1985 yılında İstanbul Yeşilköy’de doğduğunu, 2005 yılında İstanbul Metropoliten Planlama Merkezi’nde staj yaparak İBB ile tanıştığını söyledi.

2006 yılında Kentsel Tasarım Müdürlüğü’nde göreve başladığını belirten Sürmegöz, Mimar Sinan Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparak yüksek mimar unvanı aldığını anlattı.

2013’te şef, 2015’te Kentsel Tasarım Değerlendirme Komisyonu Başkanı, 2016’da ise merhum Kadir Topbaş döneminde kurulan Reklam Yönetimi Müdürlüğü’ne kurucu müdür olarak atandığını ifade eden Sürmegöz, “Bu görevler, mesleki birikimim ve kurumsal tecrübem dikkate alınarak tarafıma tevdi edildi” dedi.

“REKLAM GELİRLERİNİ 27 MİLYONDAN 1,6 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK”

Sürmegöz, 2016 yılında Reklam Yönetimi Müdürlüğü’ne atandığında, İBB iştiraklerinde dağınık şekilde yürütülen reklam alanlarını idari koordinasyon altında topladıklarını söyledi.

İETT, İSPARK ve Metro A.Ş. gibi iştiraklerin kendi iştigal alanları dışına çıkarak reklam ihaleleri yaptığını belirten Sürmegöz, bu yapıyı kurumsal bir sisteme taşıdıklarını ifade etti.

Sürmegöz, “2016 yılında yaklaşık 27 milyon lira olan reklam gelirini, 2017’de 40 milyon liraya, 2019’da 95 milyon liraya çıkardık. 2025 yılını ise 1 milyar 668 milyon lira reklam geliriyle kapattık. 2026 hedefimiz 3 milyar lirayı geçmek” diye konuştu.

“İMAMOĞLU, HEPİNİZİN TECRÜBESİNE TALİBİM DEDİ”

Kağan Sürmegöz, 2019 yerel seçimlerinin ardından Ekrem İmamoğlu ile ilk kez mazbata sürecindeki kısa başkanlık döneminde tanıştığını söyledi.

Seçimlerin yenilenmesinin ardından İmamoğlu’nun tüm daire başkanları ve müdürlerle toplantı yaptığını anlatan Sürmegöz, o toplantıya giderken görevden alınacaklarını düşündüklerini ifade etti.

Sürmegöz, İmamoğlu’nun kendilerine, “Bugüne kadar kıymetli emekler verdiniz. Bundan sonra hepinizin tecrübesine talibim, hepinizle devam etmek istiyorum” dediğini aktardı.

Sürmegöz, “Bize siyasi değil, kurumsal tecrübemizle bakıldı. Ben de görevime devam ettim” ifadelerini kullandı.

“BAĞLI OLDUĞUMUZ TEK YER İBB’DİR”

Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı’na 2022’de önce vekaleten, ardından asaleten atandığını belirten Sürmegöz, bu görevin de 16 yıllık kurumsal tecrübesi dikkate alınarak verildiğini söyledi.

Görev süresi boyunca yalnızca kamu yararı için çalıştığını savunan Sürmegöz, “Hakkımda örgüt isnadıyla bağdaştırılabilecek hiçbir talimat süreci, gizli iletişim ya da kişisel menfaat söz konusu değildir. Kapalı bir yapı asla olmamıştır. Bizim bağlı bulunduğumuz tek yer İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir” dedi.

“DANIŞTAY BİZİ HAKLI BULDU”

Sürmegöz, iddianamedeki eylemlerin daha önce mülkiye müfettişi tarafından kendisine sorulduğunu belirterek, aynı konular nedeniyle Ekrem İmamoğlu ile birlikte haklarında soruşturma izni verildiğini anlattı.

Bu karara karşı Danıştay’a başvurduklarını söyleyen Sürmegöz, Danıştay’ın ayrıntılı inceleme sonunda soruşturma iznini kaldırdığını ifade etti.

Sürmegöz, “İddianamede doğrudan yer verilen eylemler Danıştay tarafından değerlendirildi ve tarafımız haklı bulundu. Bu karar, bugün hakkımda yöneltilen suçlamaların asılsızlığını ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“RÜŞVETTEN DEĞİL, ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN TUTUKLANDIM”

19 Mart operasyonunda gözaltına alındığını, dört günlük gözaltı sürecinin ardından Sulh Ceza Hakimliği tarafından serbest bırakıldığını anlatan Sürmegöz, savcılığın itirazı üzerine dört gün sonra yeniden gözaltına alındığını söyledi.

Rüşvet ve örgüt üyeliği suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldığını belirten Sürmegöz, “Rüşvet suçlaması kapsamında herhangi bir somut bilgi veya belgeye rastlanmadığı, anormal mal varlığı artışı ya da mali menfaat bulunmadığı gerekçesiyle rüşvetten tutuklanmadım. Ancak örgüt üyeliği nedeniyle tutuklandım. Yaklaşık 15 ayı doldurmak üzereyiz” dedi.

“İHALE YETERLİLİKLERİ 2019’DAN SONRA UYDURULMADI”

Sürmegöz, savunmasının önemli bir bölümünü reklam ihalelerine ilişkin suçlamalara ayırdı.

İddianamede, ihalelerdeki mali ve teknik yeterlilik kriterlerinin rekabeti daralttığının öne sürüldüğünü belirten Sürmegöz, bu kriterlerin 2019’dan sonra getirilmediğini söyledi.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 16’ncı maddesinin idareye isteklilerden mali ve teknik yeterlilik arama yetkisi verdiğini belirten Sürmegöz, “Belediyemizin uzun yıllardır yaptığı tüm reklam ihalelerinde benzer yeterlilikler aranmıştır. Bu kriterleri biz 2019 sonrasında ortaya çıkarmadık” dedi.

“ESKİ DÖNEM İHALELERİNDE DAHA YÜKSEK ŞARTLAR VARDI”

Sürmegöz, 2011’den itibaren yapılan reklam ihalelerini örnek göstererek, geçmiş dönem ihalelerinde de yüksek yeterlilik şartları arandığını anlattı.

2011 billboard ihalesinde 20 milyon lira ciro şartı arandığını, bunun o günün kuruyla 11 milyon dolara denk geldiğini belirten Sürmegöz, 2013 LED ekran ihalesinde 15 milyon liralık yeterlilik, 2018 otobüs durakları reklam ihalesinde ise 13 milyon doların üzerinde ciro şartı bulunduğunu söyledi.

Sürmegöz, “Bize suçlama konusu yapılan yeni dönem ihalelerinde istenen şartlar, geçmiş dönemlerde aranan şartlardan farklı değildir. Hatta rakamsal olarak geçmiş dönemlerdeki şartların daha yüksek olduğu görülmektedir” ifadelerini kullandı.

“73 FİRMANIN YETERLİLİĞİ VARDI, REKABET NASIL ENGELLENDİ?”

İddianamede, İstanbul Ticaret Odası verilerine göre reklam unvanı bulunan 25 bine yakın firma olduğu ancak yalnızca 73 firmanın ihaleye katılım yeterliliğine sahip olduğu gerekçesiyle rekabetin sınırlandığının ileri sürüldüğünü belirten Sürmegöz, bu yaklaşımı gerçekçi bulmadığını söyledi.

Sürmegöz, “Unvanında reklam geçen her firma bu işi yapabilir anlamına gelmez. Bizim ihalelerimiz milyarlarca liralık kira ve yatırım yükümlülüğü içeriyor. Türkiye’de herhangi bir reklam ihalesine beşten fazla firmanın girdiği çok nadirdir. 73 firma bu alanda yüksek bir sayıdır” dedi.

“YETERLİLİK ŞARTLARI OPERASYONEL GÜVENCE İÇİN İSTENDİ”

Kent mobilyası üretimi, dijital baskı, matbaa, reklam ve dijital yayıncılık gibi faaliyet kollarının istenmesinin eleştirildiğini belirten Sürmegöz, bu alanların ihale konusu işin doğrudan parçası olduğunu söyledi.

Sürmegöz, “Kent mobilyası üretimi, işin yatırım tarafını oluşturur. Dijital baskı ve matbaa, uygulanan afişlerin ana konusudur. Reklam ve dijital yayıncılık ise işin asli unsurudur. Bunları istemesek asıl o zaman sorun olurdu” diye konuştu.

“KİMSE İHALEYE GİREMİYORUM DİYE ŞİKÂYET ETMEDİ”

İhalelerin Resmi Gazete’de, ulusal gazetelerde ve internet ortamında ilan edildiğini belirten Sürmegöz, süreçlerin kamuya açık ve denetlenebilir olduğunu söyledi.

Bugüne kadar hiçbir firmanın şartnameler nedeniyle ihaleye katılamadığına ilişkin başvuru yapmadığını savunan Sürmegöz, “Encümene gelip ‘Bu yeterlilik şartları nedeniyle ihaleye katılamadık’ diyen olmadı. Dava açan olmadı. Şikâyet eden olmadı. Suç duyurusu yok” dedi.

Bazı tanıkların “İBB, Medya A.Ş. ya da Kültür A.Ş. ihalelerine davet edilmedik” yönündeki beyanlarına da yanıt veren Sürmegöz, bu beyanların işin ölçeğiyle uyumlu olmadığını söyledi.

Sürmegöz, “Dört-beş duvar reklamı işleten bir firmanın ‘Büyük ölçekli reklam işletme ihalesine davet edilmedim’ demesi, orta ölçekli bir inşaat firmasının havalimanı projesine davet edilmediğini söylemesi kadar abestir. Özetle biz kimseyi engellemedik” ifadelerini kullandı.

“ALT İŞLETMECİLİK DEVİR DEĞİLDİR”

İddianamede, Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.’nin kazandığı ihaleleri daha sonra alt yüklenicilere vermesinin de eleştirildiğini belirten Sürmegöz, bunun ihale devri anlamına gelmediğini söyledi.

Sayıştay’ın da yıllardır bu konuyu sorduğunu, yapılan açıklamalarla bunun devir değil alt işletmecilik olduğunun ortaya konulduğunu belirten Sürmegöz, “Devir olsaydı eleştiri haklı olurdu. Ancak burada şirketler işi ister kendileri yapar ister alt taşeron firmalarla yükümlülüklerini yerine getirir” dedi.

Sürmegöz, iştirak şirketlerinin yalnızca “alt yükleniciyle çalışmak için muvafakat” talep ettiğini belirterek, işin sorumluluğunun alt yüklenicide değil, sözleşmeyi imzalayan ana firmada olduğunu ifade etti.

“MUHAMMEN BEDELİ BEN DEĞİL, KIYMET TAKDİR KOMİSYONU BELİRLER”

Nitelikli dolandırıcılık suçlamasının temelinde muhammen bedelin düşük belirlendiği iddiasının bulunduğunu söyleyen Sürmegöz, ihale sürecindeki iş akışını anlattı.

Önce şartnamelerin hazırlandığını, ardından dosyanın Başkanlık Kıymet Takdir Komisyonu’na gönderildiğini belirten Sürmegöz, “Muhammen bedeli belirleyen komisyonlardır. Raportör, şef, müdür yardımcısı, müdür, daire başkanı ve genel sekreter yardımcısı imzalarından sonra dosya encümene gelir. Encümen ihaleye çıkılıp çıkılmamasına karar verir” dedi.

Sürmegöz, Danıştay kararlarının da belediyelere tahmini bedel belirleme yetkisi verdiğini belirterek, “Danıştay, belediyenin kira bedeli için tahmini bedel belirlemesinde yasal engel olmadığını açıkça ortaya koydu. Buna rağmen buradan kamu zararı çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.

“ELİMİZ CEBİMİZDE FİYAT BELİRLEMEDİK”

Geçmiş yıllarda muhammen bedel tespitlerinin matbu belgelerle yapıldığını, kendi dönemlerinde ise çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Sürmegöz, reklam alanları için İstanbul genelinde değer haritası oluşturduklarını anlattı.

BİMTAŞ ile 2018’de başlayan ve 2020’de tamamlanan kapsamlı bir çalışma yaptıklarını söyleyen Sürmegöz, otobüs durakları, billboardlar, megalightlar, ATM yan yüzeyleri, çiçek büfeleri, üst geçitler, LED ekranlar, araç içi ekranlar ve tramvay giydirmeleri gibi reklam mecralarının tek tek standartlaştırıldığını belirtti.

Sürmegöz, “Tüm reklam ürünlerinin ölçülerini, malzemelerini, reklam yüzeylerini ve yer seçim kriterlerini belirledik. Billboardun kaldırıma mesafesinden iki ürün arasındaki mesafeye, parklardaki metrekare sınırından metro istasyonlarındaki yerleşime kadar her şeyi teknik olarak çalıştık” dedi.

Değer haritası üzerinden kira ve ecrimisil kıymet takdirlerinin yapıldığını ifade eden Sürmegöz, “Her ana artere bir değer skoru ürettik. Bir reklam alanına ya da işgal tespitine dokunduğumuzda karşımıza birim fiyatı gelir. Bilirkişilerin dediği gibi elimiz cebimizde ‘buranın fiyatı budur’ demedik” diye konuştu.

“RÜŞVET İDDİALARINDA TEK BİR MALİ VERİ YOK”

Sürmegöz, hakkındaki rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması suçlamalarını da reddetti.

Yapılan finansal incelemelerde olağan dışı mal varlığı artışı, şüpheli para transferi ya da şahsına sağlanmış bir menfaat bulunmadığını söyleyen Sürmegöz, “Ticari yapılarla beni ilişkilendirecek hiçbir finansal veri yok. Suç gelirlerinin aklanması yönünden şahsıma aktarılan ya da lehime sürülen hiçbir gelir bulunmamaktadır” dedi.

İddianamede mal varlığına ilişkin hata yapıldığını da belirten Sürmegöz, Silivri’deki iki taşınmazının edinim tarihlerinin yanlış yazıldığını söyledi.

Sürmegöz, “Üzerimde iki tapu görünüyor. Bunların tesis tarihine 2022 yazılmış. Oysa Silivri’deki taşınmazlardan birini 2017’de, diğerini 2020’de krediyle aldım. Kredileri hâlâ devam ediyor” diye konuştu.

Kağan Sürmegöz, savunmasına duruşmaya verilen aranın ardından devam edecek.

İlgili Haberler
YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN