ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın Air Force One’ı hedef alabileceği yönündeki istihbarat üzerine Ankara’da son derece gizli bir operasyonla başkanlık uçağından çıkarıldığı olayın yeni ayrıntıları ortaya çıkıyor. Washington Post’un ilk kez ortaya çıkardığı operasyonu doğrulayan New York Times, bu kez Trump’ın güvenliği sağlanırken Air Force One’da bırakılan onlarca kişinin nasıl saldırı riskinin ortasında uçurulduğunu mercek altına aldı.
NYT’ye göre Amerikan güvenlik birimleri tehdidi o kadar ciddi görüyordu ki Trump, Air Force One’dan dikkat çekmeden çıkarılabilmesi için ikram hizmetlerinde kullanılan bir konteyner aracılığıyla uçaktan gizlice tahliye edildi.
Ancak Trump uçaktan çıkarıldıktan sonra Air Force One’ın yerde tutulması yerine, içinde üst düzey yetkililer, kamu çalışanları, gazeteciler ve askeri personel bulunan haliyle havalandırılmasına karar verildi.

Ankara’da casusluk filmi gibi operasyon: Trump Türkiye’den gizlice çıkarıldı
İRAN AIR FORCE ONE’I HEDEF ALIYORSA UÇAKTAKİLER RİSK ALTINDAYDI
ABD’li yetkililer, o sırada İran’ın başkanlık uçağını düşürmeye çalışabileceği sonucuna varmıştı.
NYT’nin dikkat çektiği nokta ise operasyonun çarpıcı çelişkisi oldu: Trump’ın hayatını korumak için başkanlık uçağından gizlice çıkarılması, Air Force One’ın hâlâ başkan içindeymiş görüntüsü vererek uçmaya devam etmesini gerektiriyordu.
Bu sırada uçakta bulunanların arasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ile Trump’ın üst düzey danışmanları Stephen Miller ve Steven Cheung da vardı.
Operasyonun bazı yolcuların bilgisi dışında yürütülmesi, Washington’da başkanın korunması ile beraberinde seyahat eden kişilerin güvenliği arasındaki sınırın nerede çizilmesi gerektiği tartışmasını başlattı.
GAZETECİLERE TEHDİT SÖYLENMEDİ, “PERDELERİ KAPATIN” TALİMATI VERİLDİ
Air Force One’da bulunan gazeteciler de operasyonun gerçek nedeninden haberdar değildi.
NYT’ye göre 8 Temmuz’da Ankara’dan İngiltere’ye gerçekleştirilen uçuş öncesinde uçağın arka bölümünde bulunan gazetecilere yalnızca pencere perdelerini kapalı tutmaları talimatı verildi.
Gazetecilere, Trump’ın artık uçakta olmadığı ya da Air Force One’a yönelik saldırı tehdidinin arttığı bilgisi verilmedi.
Trump bu sırada başka bir askeri uçakla gizlice İngiltere’ye götürüldü. Başkan daha sonra İngiltere’de yeniden Air Force One’a bindirildi ve kameraların karşısına sanki Ankara’dan itibaren başkanlık uçağında seyahat etmiş gibi çıktı.

OPERASYON HOLLYWOOD SENARYOSUNU BİLE AŞTI
Operasyonun ayrıntıları o kadar sıra dışıydı ki 1997 yapımı, Harrison Ford’un başrolünü oynadığı “Air Force One” filminin senaristi Andrew W. Marlowe da tartışmaya dahil oldu.
Marlowe, Gizli Servis’in başkanı korumak için gerekli önlemleri almak zorunda olduğunu kabul etmekle birlikte, uçaktaki sivillerin tehdit konusunda bilgilendirilmemiş olmasını eleştirdi.
Senarist, gerçek hayattaki operasyonun kahramanlık anlatısıyla bağdaşmasının zor olduğunu, başkanın güvenliğinin diğer sivillerin risk altına girmesi pahasına sağlandığı görüntüsünün ortaya çıktığını söyledi.
BEYAZ SARAY CEVAP VERMEDİ
New York Times, Beyaz Saray’ın Air Force One’daki yolcuların riske atılıp atılmadığı ve Trump’ın bulunmadığı uçak için ilave koruma tedbirleri alınıp alınmadığı yönündeki sorulara cevap vermediğini aktardı.
Trump ise salı akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada Gizli Servis’in tavsiyelerini uyguladığını belirtti ve diğer yolcuların daha büyük tehlikeye sokulduğu görüşünü reddetti.
Trump, kendisinin seyahat ettiği diğer uçağın aslında daha fazla risk altında bulunduğunu düşündüğünü söyledi.
NYT ise bu açıklamanın, başkanı Air Force One’dan gizlice çıkarmanın temel mantığıyla çeliştiğine dikkat çekti.
BAŞKANLIK KONVOYLARINDA YEM ARAÇ NORMAL, ANCAK SİVİLLERLE DEĞİL
ABD başkanlarının korunmasında olası saldırganları yanıltmak amacıyla sahte hedefler ve benzer araçların kullanılması yeni bir yöntem değil.
Başkanlık konvoylarında genellikle birbirinin aynısı iki zırhlı başkanlık aracı bulunuyor. Marine One helikopteriyle yapılan uçuşlarda da birkaç aynı görünümlü helikopterin birlikte hareket etmesi olağan uygulamalardan biri.
Ancak NYT, Ankara operasyonunu farklılaştıran noktanın, tehditten haberi olmayan sivillerin bulunduğu bir uçağın yanıltma operasyonunun parçası haline gelmesi olduğunu belirtti.
ESKİ BEYAZ SARAY YETKİLİLERİ İKİYE BÖLÜNDÜ
Eski Beyaz Saray yetkililerinin Ankara operasyonuna ilişkin değerlendirmeleri de farklılaştı.
Bill Clinton döneminde Beyaz Saray Sözcülüğü yapan Joe Lockhart, başkanın güvenliğinin diğer kişileri bilinçsiz biçimde “yem” haline getirmeden sağlanması gerektiğini savundu.
George W. Bush döneminin üst düzey danışmanlarından ve Trump’ın ilk döneminde Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcılığı yapan Joseph W. Hagin ise operasyona farklı yaklaştı.
Hagin’e göre Beyaz Saray’da görev yapmak veya başkanla seyahat etmek zaten belirli bir güvenlik riskini kabul etmek anlamına geliyor. Operasyonun ayrıntılarının uçaktaki herkese açıklanması ise Trump’ın güvenliğini tehlikeye atabilirdi.
İran savaşın ortasında taktik değiştirdi: ABD’nin en pahalı savunması tükenmek üzere
CLINTON DA PAKİSTAN’DA UÇAK DEĞİŞTİRMİŞTİ AMA ÖNEMLİ BİR FARK VARDI
NYT, Ankara’daki operasyonu geçmişte ABD başkanlarının yaptığı yüksek riskli seyahatlerle de karşılaştırdı.
George W. Bush ve Barack Obama savaş dönemlerinde Irak ve Afganistan’a gizli seyahatler gerçekleştirirken Bill Clinton da 2000 yılında Pakistan’a giderken olası saldırılara karşı uçak değiştirmişti.
Clinton için hazırlanan ilk güvenlik planında gazetecilerin bulunduğu C-17 askeri uçağının başkanı taşıyormuş gibi gösterilmesi düşünülmüştü.
Ancak dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Joe Lockhart bu plana, medyanın saldırganlar için yem olarak kullanılamayacağı gerekçesiyle karşı çıktı.
Plan daha sonra değiştirildi. Clinton başka bir uçağa geçirildi ancak gazeteciler başkanın kendileriyle aynı uçağa binmediğini görebildi. Ayrıca havuz gazetecilerinden en az biri operasyon hakkında önceden bilgilendirildi. Clinton güvenli bölgeye ulaştıktan sonra operasyonun ayrıntıları kamuoyuna açıklandı.
