Uzmanlar, TL mevduat faizlerinin sunduğu yüksek getirinin dövize yönelimi frenlediğini belirtiyor. Merkez Bankası rezervlerinde kurları baskılamak için olağan dışı bir döviz satışı gözlenmezken, piyasada döviz kurlarının sakin seyrini koruması da yatırımcının şimdilik parasını TL’de tutmayı tercih ettiğini gösteriyor. Uzmanlara göre yaşanan bu çapta bir yatırım fonu krizinin ardından TCMB’nin parayı kaçırmamak, piyasadaki panik havasını yatıştırmak ve TL mevduatın cazibesini korumak adına faiz konusunda çok daha temkinli ve “pas geçme” eğiliminde bir duruş sergileyeceğine dikkat çekiyor. Nitekim TCMB, fon krizinin hemen öncesinde 10 Eylül 2026 tarihli toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Gelecek ilk toplantı ise 22 Ekim’de yapılacak.
Uzmanlara göre eğer Merkez Bankası bu ortamda agresif bir faiz indirimine giderse, bankalar da mevduat faizlerini düşürecek. Bu durum, fon krizinden canı yanan ve zaten panik halinde olan yatırımcının TL’den tamamen çıkıp dövize kaçmasına tetikleyici bir sinyal oluşturabilir. Karar Ekonomi’ye görüş bildiren uzmanlar, “TCMB bu riski almak istemez.Erken bir faiz indirimi, piyasadaki para trafiğini ve dengeleri daha da karmaşık hale getirebilir. Merkez Bankası, fon tasfiyelerinin ve sistemdeki taşların yerine oturmasını beklemeyi tercih edecektir. Dünyada da faizlerin yükseldiği bir ortamda bizde faizlerin düşmesi para çıkışını hızlandırabilir. Bu nedenle faiz indirim konusu şimdilik masadan kalmış gibi görünüyor” yorumunda bulundu.
