Ipsos tarafından 1-15 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Türkiye'nin Sofra Atlası araştırması, 8 bin haneden elde edilen dijital günlükler ve sofra fotoğraflarıyla Türk toplumunun beslenme rutinini ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, sabah ve akşam öğünlerinde ev sofrasının gücünü koruduğunu, buna karşılık öğle saatlerinde alışkanlıkların köklü bir kırılma yaşadığını gösteriyor.
KAHVALTI VE AKŞAM YEMEĞİ YÜZDE 90'IN ÜZERİNDE EVDE YENİYOR
Günün başlangıç ve bitiş saatlerinde kurulan sofralar, Türk ailelerinin yaşamında vazgeçilmez bir yer tutuyor.
Araştırma verileri, sabah kahvaltısının hanelerin yüzde 93'ünde, akşam yemeğinin ise yüzde 94'ünde ev ortamında tüketildiğini gösteriyor.
Buna karşın gün ortasında durum tamamen değişiyor ve öğle yemeğinin evde yenme oranı yüzde 60 seviyesine kadar geriliyor.
Elde edilen oranlar, ev sofrasının günün başında ve sonunda son derece güçlü bir alışkanlık olarak kaldığını, öğle saatlerinde ise bu düzenin korunamadığını işaret ediyor.
Döner siparişi veren herkes görecek: Menülerde şeffaf içerik zorunluluğu
EVDE ÖĞLE YEMEĞİ YEMEYENLERİN YÜZDE 36'SI AÇ KALIYOR
Öğle vaktinde ev sofrasından uzak kalan bireylerin tercihleri incelendiğinde, bu öğünün günlük yaşam akışından ciddi biçimde koptuğu anlaşılıyor.
Evde öğle yemeği yemeyen kesimin yüzde 26'sı iş yerinde, yüzde 24'ü ise okul veya kurs ortamında karnını doyuruyor.
Asıl dikkat çekici tabloyu ise geriye kalan kitle oluşturuyor; evinde öğle yemeği yemeyen vatandaşların yüzde 36'sı bu öğünü hiçbir besin almadan tamamen atlıyor.
Böylece evde yenmeyen öğle yemeği her zaman başka bir mekana taşınmıyor ve doğrudan günlük akıştan çıkıyor.
AİLE FERTLERİ EN ÇOK AKŞAM SOFRASINDA BİR ARAYA GELİYOR
Günün yorgunluğunu geride bırakan aile bireyleri, en yüksek katılımla akşam sofrasında birbiriyle buluşuyor.
Tüm hane fertlerinin aynı masada birlikte yemek yeme oranı sabah saatlerinde yüzde 61, öğle vaktinde ise yüzde 50 düzeyinde kalıyor.
Günün finalini oluşturan akşam yemeklerinde ise bu oran yüzde 74 seviyesine tırmanıyor.
Tablo, akşam saatlerinde kurulan sofranın yalnızca karın doyurulan bir eylem olmadığını, aile bağlarının tazelendiği ve bireylerin ortak zaman paylaştığı en kuvvetli sosyal alan niteliği taşıdığını gösteriyor.
1 yılda 7,5 milyon adet satıldı: Türkiye'nin kahve tercihi şaşırttı
SABAH ZEYTİN VE PEYNİR, AKŞAM SALATA VE PİLAV ÖNE ÇIKIYOR
Ev sofralarında yer alan yiyecek türleri öğünlerin yapısına göre büyük farklılıklar sergiliyor.
Sabah kahvaltılarında zeytin yüzde 75, beyaz peynir yüzde 67 ve domates ile salatalık ikilisi yüzde 36 oranıyla sofranın başköşesine yerleşiyor.
Öğle menülerinde mevsim salatası yüzde 18, mercimek çorbası yüzde 17 ve yoğurt yüzde 13 oranında tercih ediliyor.
Akşam sofralarında ise mevsim salatası yüzde 33, pirinç pilavı yüzde 25 ve mercimek çorbası yüzde 19 ile ilk üçte yer alıyor.
Salata ve çorba her iki ana öğünün ortak lezzeti haline geliyor.
BÖLGESEL ALIŞKANLIKLAR YEMEK TERCİHLERİNE YANSIYOR
Türkiye'nin coğrafi zenginliği, hanelerin mutfak kültürünü ve tabağa konulan yemek çeşitlerini doğrudan şekillendiriyor.
Araştırma sonuçlarına göre Ege Bölgesi'nde sıcak sebze yemekleri, taze yoğurt ve zeytinyağlı çeşitleri ülke geneline kıyasla çok daha fazla ilgi görüyor ve çorba tüketimi ikinci planda kalıyor.
Karadeniz Bölgesi, sofrada bulundurulan yemek çeşidinin zenginliği açısından tüm bölgeleri geride bırakıyor.
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise akşam menülerinde kırmızı et içeren tencere ve fırın yemekleri sofraya çok daha sık geliyor.
Dışarıda yemek yiyen her beş kişiden biri zehirleniyor
EVE YEMEK SİPARİŞİ ETME ORANI YALNIZCA YÜZDE 3 OLUYOR
Gelişen çevrim içi yemek platformlarına rağmen Türk aileleri akşam sofralarında ev yapımı geleneksel yemeklerden vazgeçmiyor.
Ortalama bir akşam yemeğinde dışarıdan eve sipariş verme oranı yalnızca yüzde 3 düzeyinde kalıyor.
Market raflarından hazır temin edilen gıdaların akşam sofrasına gelme payı yüzde 5 seviyesinde gerçekleşirken, donmuş ürünlerle hazırlanan yiyeceklerin payı ise yüzde 1 oranında.
Bu düşük veriler, modern hayatın getirdiği hızlı ve pratik çözümlerin, hane halkının akşam sofrasında tencere yemeği pişirme alışkanlığını henüz değiştiremediğini somut bir şekilde kanıtlıyor.
8 BİN HANEDEN SOFRA FOTOĞRAFLARI VE GÜNLÜKLER TOPLANDI
Araştırmanın kapsamlı veri toplama süreci, hanelerdeki gerçek beslenme alışkanlıklarını en ince ayrıntısına kadar ortaya koydu.
Ipsos tarafından titizlikle yürütülen Türkiye'nin Sofra Atlası çalışması; 1-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Türkiye genelindeki tam 8 bin haneden alınan dijital yemek günlükleri ve gerçek sofra fotoğrafları eşliğinde yapıldı.
Saha araştırmasında öğünlerin zengin içeriği, yemeklerin hazırlanış biçimleri, tüketildikleri mekanlar ve sofrayı paylaşan tüm aile fertleri incelenerek Türk toplumunun sofra alışkanlıkları rapor haline getirildi.
'Yemeği bugün dışarı yiyelim' devri bitti: Her 10 kişiden 7'si lokantaya gitmeyi bıraktı
ÖĞLE YEMEĞİ GÜNÜN EN KIRILGAN ÖĞÜNÜ HALİNE GELDİ
Araştırma bulgularını değerlendiren Ipsos Türkiye Üst Yöneticisi Sidar Gedik, sofraların toplumsal yaşamı özetleyen bir gösterge niteliği taşıdığına dikkat çekti:
"Sofralar sadece ne yediğimizi değil, nasıl yaşadığımızı da anlatır.
Ipsos Türkiye Sofra Atlası verileri, Türkiye'de sofranın hâlâ evin merkezinde olduğunu ancak değişen yaşam koşullarının öğün alışkanlıklarını dönüştürdüğünü gösteriyor.
Araştırmaya göre, sabah ve akşam öğünleri büyük ölçüde evde tüketilirken, öğle yemeği günün en kırılgan öğünü haline gelmiş durumda."
TÜRKİYE'DE DÖNÜŞÜM SOFRAYA GELİŞ BİÇİMLERİNDE YAŞANIYOR
Geleneksel ev lezzetlerinin modern yaşama uyum sağladığını vurgulayan Sidar Gedik, tüketicilerin ortak bir lezzet hafızasında buluştuğunu belirtti.
Hazır yemek ve sipariş oranlarının düşüklüğüne değinerek şu değerlendirmeyi paylaştı:
"Tüketiciler, hızlanan yaşam koşullarına tamamen dışarıdan satın alınan yemeklerle değil, daha kolay hazırlanabilen çözümlerle uyum sağlıyor.
Hane harcamalarında pratik ürünlerin yükselişinden de bildiğimiz üzere, Türkiye'de dönüşüm, evde yemek yeme alışkanlığında değil; bu alışkanlığın sofraya geliş biçimlerinde kendini gösteriyor."
Her köşe başını ele geçirdiler: Yeni trend, tavuk etiyle beslenmek
