İstanbul'da yaşayan yurttaşların dışarıda tükettikleri yiyeceklere bakışını mercek altına alan kapsamlı bir araştırma, kentteki güven erozyonunu gözler önüne serdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde faaliyet yürüten İstanbul Planlama Ajansı (İPA), kentin nabzını tuttuğu İstanbul Barometresi yayınında 'Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim' araştırmasını kamuoyuyla paylaştı.
Kentin farklı sosyo-ekonomik katmanlarını temsil eden 761 kişinin katılımıyla düzenlenen saha çalışması, sokaktaki her iki İstanbulludan birinin dışarıda servis edilen yemekleri hijyen ve sağlık açısından sakıncalı bulduğunu somut verilerle belgeledi.
Gıda zehirlenmesi şüphesinde hastaneye gitmeniz gereken kritik eşik
İSTANBULLULARIN YÜZDE 51,4'Ü DIŞARIDAKİ YEMEĞE GÜVENMİYOR
Kamuoyu araştırmasından elde edilen çarpıcı sonuçlara göre, dışarıda tükettiği yiyecek ve içecekleri gönül rahatlığıyla güvenli bulanların oranı yalnızca yüzde 21,1 düzeyinde kaldı.
Buna karşın katılımcıların yüzde 51,4 gibi ezici bir çoğunluğu dış mekanda hazırlanan yemeklere kesinlikle güven duymadığını açıkça söyledi.
Masadaki tabaklara karşı şüpheyle yaklaşan ve net bir kanaat belirtmekten çekinen kararsızların oranı ise araştırmaya yüzde 27,5 olarak yansıdı.
Tablo, metropol hayatında temiz ve güvenilir gıdaya ulaşmanın yarattığı kaygıyı bütün çıplaklığıyla gösterdi.
DIŞARIDA YEMEĞE DEVAM EDENLERİN ORANI YÜZDE 67'Yİ BULDU
Güvensizlik hissine rağmen kent sakinlerinin önemli bir kısmı hazır yemek sektörünü düzenli biçimde kullanmayı sürdürüyor.
Katılımcıların dışarıda yemek tüketme sıklığı incelendiğinde; yüzde 26,4'lük kesim haftada birden fazla defa, yüzde 40,9'luk kitle ise ayda birkaç kez restoran, kafe ya da seyyar tezgahlardan beslendiğini kaydetti.
Mutfak masraflarını evde tutarak veya hijyen endişesiyle dışarıda hiçbir şekilde hazır yemek yemediğini belirtenlerin oranı ise yüzde 32,7 olarak hesaplandı.

EN YÜKSEK GÜVEN KÜÇÜK ESNAF LOKANTALARINA ÇIKTI
Tüketicilerin yeme içme noktalarına yaklaşımları ayrıştırıldığında geleneksel işletmelerin öne çıktığı görüldü.
Araştırma sonuçlarına göre küçük esnaf lokantaları ile aile işletmesi niteliğindeki restoranlar, yüzde 37,5 ile güven sıralamasının zirvesine yerleşti.
Şubeleşmiş büyük zincir restoran ve kafelere güvenenlerin oranı yüzde 17,2 düzeyinde kaldı.
Dijitalleşen sipariş dünyasında mobil yemek uygulamalarına duyulan güven yüzde 17 bandında seyrederken, sokak lezzetlerini temsil eden seyyar tezgahlar ise yüzde 7,4 ile tüketicilerin en az güvendiği satış noktası oldu.
ALIŞVERİŞTE İLK KRİTER SON KULLANMA TARİHİ OLDU
Çalışma, kentlilerin ev içi mutfak alışverişindeki rota ve önceliklerini de ayrıntılandırdı.
Katılımcıların yüzde 81'i mutfak harcamaları için süpermarket raflarını tercih ettiğini aktarırken, semt pazarlarını dolaşarak taze ürün arayanların oranı yüzde 34 oldu.
Tüketicilerin gıda maddesi satın alırken gözettiği kriterlerde ise güvenlik kaygısı ilk sırayı aldı.
Ankete cevap verenlerin yüzde 64,9'luk kesimi, ambalajlı ürünlerde ilk baktıkları temel unsurun son kullanma tarihi olduğunu net bir şekilde bildirdi.

HER BEŞ KİŞİDEN BİRİ GIDA KAYNAKLI HASTALIK GEÇİRDİ
Dışarıda yenilen yemeklerin yarattığı riskler, doğrudan sağlık tablolarına da yansıdı.
Rapor verilerine göre son bir sene içerisinde dışarıda beslendiği için bulantı, kusma veya ishal benzeri sindirim sistemi rahatsızlığı yaşayanların oranı tam yüzde 20 olarak ölçüldü.
Bu durum kentte her beş kişiden birinin gıda kaynaklı zehirlenme ya da enfeksiyon atlattığını belgeledi.
Yaşanan mağduriyet karşısında vatandaşların tavrını özetleyen raporda, "Sağlık sorunu yaşayanların yüzde 53,3'ü herhangi bir tıbbi ya da hukuki girişimde bulunmadan durumun kendiliğinden geçmesini bekledi" tespiti paylaşıldı.
SAĞLIK SORUNU YAŞAYANLARIN ÇOĞU RESMİ SÜREÇ BAŞLATMADI
Rahatsızlık geçirenlerin sessiz kalma eğilimi dikkat çekti.
Tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyarak doğrudan hastane kapısını çalanların oranı yüzde 30,3 olurken, hekime gitmeden kendi inisiyatifiyle reçetesiz ilaç alıp iyileşmeye çalışanların oranı yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti.
İşletmelerle yüzleşmeyi tercih edip ilgili restorana şikayette bulunanlar yüzde 4,6 pay alırken, resmi denetim mekanizmalarını harekete geçirip kurumlara bildirimde bulunanlar yüzde 2,6 ile sınırlı kaldı.
Tepkisini sosyal medya mecralarında dile getiren mağdurların oranı ise yalnızca yüzde 0,7 oldu.
Bilim insanlarından korkutan liste: Bu 15 gıdaya dikkat edin
