Beşiktaş taekwondoda yeni model kuruyor

Beşiktaş taekwondoda yeni model kuruyor

Beşiktaş, taekwondo branşında altyapıdan A takıma uzanan sporcu gelişim modeli, franchise sistemi ve kendi gelirini üreten ekonomik yapıyla yeni bir yapılanmaya gitti. Siyah-beyazlı kulübün hedefi, Türkiye genelinde kalıcı bir taekwondo ekolü oluşturmak ve 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda madalya kazanmak.

Beşiktaş, taekwondo branşında yalnızca sportif başarıyı değil, sürdürülebilir bir yapıyı da hedefleyen yeni bir model oluşturuyor. Tüpraş Stadyumu’nda kurulan 450 metrekarelik merkezde spor okulu, altyapı ve A takım aynı çatı altında çalışıyor. Sporcular belirlenen teknik müfredat doğrultusunda takip edilirken, performanslarına göre elit gruplara ve A takıma yükseliyor.

Beşiktaş Taekwondo Branş Sorumlusu ve Teknik Direktörü Görkem Korkmaz Kılıç, kurulan sistemin uzun vadeli bir proje olduğunu belirterek, “Beşiktaş olarak yalnızca bir taekwondo takımı kurmadık. Kendi altyapısını oluşturan, kendi gelirini üreten ve uzun vadeli hedeflerle ilerleyen bir sistem inşa ediyoruz. Türkiye'nin üç büyük futbol kulübü arasında taekwondo branşını faaliyete geçiren ilk kulüp olduk. Şimdi de franchise modelini uygulayan ilk spor kulübü olarak yeni bir modeli hayata geçiriyoruz” dedi.

salon.jpeg

Franchise sisteminin yalnızca Beşiktaş markasının kullanılmasından ibaret olmadığını vurgulayan Kılıç, “Burada amaç sadece Beşiktaş ismini kullandırmak değil. Franchise sistemine dahil olan spor okullarında antrenör seçiminden teknik müfredata, sporcu takibinden altyapı ve A takım geçişlerine kadar bütün süreç merkezimiz tarafından yönetilecek. Beşiktaş'ın adı hangi şehirde varsa aynı kaliteyi, aynı disiplini ve aynı eğitim sistemini göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Sisteme resmi lansman öncesinde 10 spor okulunun dahil olduğunu belirten Kılıç, “Evet. Daha resmi lansmanı gerçekleştirmeden 10 franchise spor okulu sistemimize katıldı. Bu da hem projenin doğruluğunu hem de Beşiktaş markasının Türkiye genelindeki gücünü gösteriyor.” dedi.

Altyapı modeline de değinen Kılıç, “450 metrekarelik merkezimizde spor okulu, altyapı ve A takım aynı çatı altında çalışıyor. Çocuklar belirli bir teknik müfredatla eğitiliyor. Gelişimleri sürekli takip ediliyor ve performanslarına göre altyapıya, elit gruplara ve A takıma yükseliyorlar. Böylece sürdürülebilir bir sporcu üretim sistemi oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Beşiktaş’ın uzun vadeli hedefinin Türkiye genelinde kendi sisteminden sporcular yetiştirmek olduğunu belirten Kılıç, “Türkiye'nin her bölgesinde Beşiktaşlı taekwondocular yetiştirmek istiyoruz. Asıl hedefimiz ise kendi sistemimiz içerisinde yetişen sporcularla Beşiktaş Taekwondo ekolünü oluşturmak ve bu yapıdan Olimpiyat şampiyonları çıkarmak.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sürdürülebilirliğin projenin temel parçalarından biri olduğunu söyleyen Kılıç, “Evet. Amatör branşların en büyük problemi finansman. Biz ise kendi gelirini üretebilen sürdürülebilir bir model kuruyoruz. Merkez spor okulumuz ve franchise okullarımızdan elde edilen gelir; altyapıya, A takıma, uluslararası turnuvalara, kamplara, ekipmanlara ve transfer çalışmalarına aktarılacak.” dedi.

Sistemin yalnızca sponsorluklara bağlı kalmayacağını vurgulayan Kılıç, “Kesinlikle. Sponsorluk elbette çok değerli. Ancak sponsor olmadığı zaman faaliyetleri duran bir branş olmak istemiyoruz. Önce kendi ayakları üzerinde duran, ardından sponsorluklarla daha da büyüyen bir sistem kuruyoruz. 2026 yılı itibarıyla bunun uygulanabilir olduğunu ortaya koymaya çok yaklaştık.” ifadelerini kullandı.

Kılıç, projenin arkasında uzun yıllara dayanan bir spor ve antrenörlük geçmişi bulunduğunu da belirterek, “Bu çalışma kısa vadeli bir deneme değil. 2004 yılından bu yana taekwondonun içindeyim. Milli sporculuk yaptım, Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nden mezun oldum. Şu anda İstanbul Üniversitesi'nde Hareket ve Antrenman Bilimi alanında tezli yüksek lisans yapıyorum. 2018'den bu yana birçok sporcuyu beyaz kuşaktan milli takıma kadar yetiştirdim, dünya ve Avrupa şampiyonluğu bulunan olimpik sporculara antrenörlük yaptım. Bugün Beşiktaş'ta uyguladığımız sistem, tüm bu saha ve akademik birikimin sonucudur.” dedi.

Yönetimin projeye verdiği desteğe de dikkat çeken Kılıç, “İlk günden itibaren yönetimimizin önemli desteğini gördük. Salonun kurulmasından spor okullarının geliştirilmesine, altyapıdan A takım organizasyonuna kadar ihtiyaç duyduğumuz imkanlar sağlandı. Teknik ekibimizin sistemi ile yönetimin kurumsal desteği birleşince Türkiye geneline yayılabilecek güçlü bir model ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

Beşiktaş’ın 2027’de A takımını güçlendirmeyi ve 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda tarihi bir başarıya ulaşmayı hedeflediğini belirten Kılıç, “2027 yılında yapılacak hedef transferlerle A takımımızın uluslararası gücünü artırmayı planlıyoruz. En büyük hedefimiz ise 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nda Beşiktaş tarihinin ilk Olimpiyat madalyasını kulübümüze kazandırmak. Taekwondo, Türkiye'nin olimpiyatlarda en istikrarlı madalya getiren branşlarından biri. Biz de bu geleneği Beşiktaş armasıyla sürdürmek istiyoruz.” diye konuştu.

Kılıç, hedeflerini şu sözlerle özetledi: “Hedefimiz Türkiye'nin dört bir yanında Beşiktaşlı taekwondocular yetiştirmek, kendi kaynağını üreten örnek bir branş oluşturmak ve Beşiktaş armasını Olimpiyat kürsüsüne taşımaktır.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN