Pazar araştırmaları sahasında faaliyet gösteren BAREM Pazar Araştırma ve Danışmanlık ile Dünya Bağımsız Pazar Araştırmaları Ağı (WIN Grup), 45 ülkede eş zamanlı yürüttüğü WIN Dünya Görüşü Anketi-2026 çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Toplam 45 bin kişinin katılım sağladığı küresel araştırma, Türkiye'deki 18-24 yaş grubunun gelecek umudunun dünya ve Avrupa ortalamalarının gerisine düştüğünü ortaya koydu.
Saha verileri, ekonomik ve sosyal belirsizlikler altında yaşam mücadelesi veren Türk gençlerinin yüzde 72 gibi yüksek bir oranla daha iyi yaşam şartları arayışıyla yurt dışına yerleşmeye istekli olduğunu gösteriyor.
TÜRKİYE'DE GENÇLER İLE YETİŞKİNLER ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR
Araştırmanın ilk odak noktası, gençlerin kendi kuşaklarını ebeveynlerinin sahip olduğu olanaklarla kıyaslamasına dayanıyor.
Elde edilen bulgular doğrultusunda her yeni nesil, kendisinden önceki kuşağa oranla hayata daha az fırsatla başladığını düşünüyor.
Dünya genelinde gençlerin fırsatlara dair bakışı toplam nüfusla yakın bir seyir takip ederken, Avrupa kıtasında ve Türkiye özelinde genç kuşak ile yetişkin nüfus arasındaki algı farkı çok daha keskin bir hal alıyor.
Türkiye'deki gençler, ebeveynlerinin dönemindeki imkanları yakalamakta zorlandıklarını açıkça dile getiriyor.

GENÇ NÜFUSTA GELECEK UMUDU YÜZDE 40 SEVİYESİNE GERİLEDİ
Araştırmanın ortaya koyduğu en sarsıcı verilerden birini, gençlerin kendi ülkelerinin geleceğine yönelik beslediği umut seviyesi oluşturuyor.
Dünya ve Avrupa genelinde gençlerin memleketlerinin geleceğine dair taşıdığı iyimserlik, toplam nüfus ortalamasının üzerinde kalıyor.
Buna karşın Türkiye'de durum tam tersi bir istikamette ilerliyor.
Ülke genelinde toplam nüfusun geleceğe duyduğu umut yüzde 47 düzeyinde bulunurken, 18-24 yaş aralığındaki gençlerde bu oran yaklaşık yüzde 40 basamağına kadar gerileme kaydediyor.
Rakamlar yalan söylemiyor: Türkiye'nin refah düzeyi, Balkan ülkelerinin gerisine düştü
KONUT SAHİBİ OLMA BEKLENTİSİ DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE
Gençlerin geleceğe yönelik kurduğu planların temel taşlarından birini de barınma güvencesi oluşturuyor.
Rapor kapsamında ev sahibi olma beklentisi, salt bir gayrimenkul edinimi olarak değil, bireylerin temel yaşam gereksinimlerini uzun vadede karşılama gücünü gösteren yaşamsal bir ölçüt şeklinde ele alınıyor.
Henüz mülk sahibi olmayan genç kitlede konut edinme arzusu genel nüfusa göre yüksek bir çizgide kalsa da Türkiye'deki 18-24 yaş grubunun ev sahibi olma umudu dünya ve Avrupa gençlik ortalamalarının belirgin biçimde gerisinde kalıyor.

BARINMA VE FİNANSAL BAĞIMSIZLIK AYNI DENKLEMDE BULUŞUYOR
Konuta erişim meselesi yalnızca Türkiye hudutlarıyla sınırlı kalmayan küresel bir krize işaret ediyor.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayımlanan Youth Pulse 2026 raporu, dünya gençliğinin en öncelikli taleplerinin başında erişilebilir fiyatlı konut ve finansal özgürlüğün geldiğini teyit ediyor.
Eş zamanlı olarak Gençlik İlerleme Endeksi (Youth Progress Index-2025) verileri de Avrupa genelinde gençlerin barınma konusunda devasa engellerle boğuştuğunu gösteriyor.
Böylelikle gençler nezdinde konut sahibi olmak, ekonomik bağımsızlık ve kendi hayatını inşa etme kapasitesi tek bir varoluş denklemi haline geliyor.
10 yılda bir kez bile denize giremeyen var: Tatil beldeleri kapılarını halka tamamen kapattı
TÜRK GENÇLERİNİN YÜZDE 72'Sİ FIRSAT İÇİN GÖÇ ETMEYE HAZIR
Araştırmada Türkiye açısından en sarsıcı tablo, sınır ötesi hareketlilik ve göç eğilimi başlığında belirginleşiyor.
Dünyadaki ve Avrupa'daki akranları gibi Türk gençleri de daha elverişli koşullara kavuşmak amacıyla başka bir ülkeye gitmeye sıcak bakıyor.
Ancak Türkiye'de bu arayış, tüm küresel ve bölgesel ortalamaları geride bıraktı.
Ülkedeki 18-24 yaş grubunun yüzde 72'si, daha iyi fırsatlar elde etmek gayesiyle yurt dışına yerleşmeye hazır olduğunu belirtiyor.

EKONOMİK BELİRSİZLİĞE RAĞMEN DİRENÇLİ İYİMSERLİK SÜRÜYOR
WIN Dünya Görüşü Anketi-2026, dünyayı saran ekonomik dalgalanmaların, savaşların ve sosyal çalkantıların gençlerin algısı üzerinde ağır bir baskı kurduğunu gösteriyor.
Tüm bu zorluklara karşın genç kuşak tamamen umutsuzluğa kapılmayıp direnmeye devam ediyor.
BAREM yetkilileri, yaklaşık 30 yıl önce gerçekleştirdikleri gençlik araştırmasında da ekonomik açmazlarla birlikte kaygıların tırmandığını, fakat gençlerin daha iyi bir hayat kurma arzusunu daima canlı tuttuğunu hatırlattı.
2026 yılındaki güncel sonuçlar, gençlerin iyi bir yaşam kurma kararlılığının geçmişten bugüne aynı kararlılıkla korunduğu anlamına geliyor.
Düğün salonlarından gelen haber, gençlerin hayallerini yıktı
YALNIZCA İSTİHDAM DEĞİL GELECEĞİ ÖNGÖREBİLMEK DE ŞART
Gençlerin kendi vatanlarında kalıcı bir gelecek kurabilmesi, yalnızca eğitim kalitesinin yükseltilmesi ya da istihdam sahalarının genişletilmesiyle çözülecek bir konu görünümü sunmuyor.
BAREM uzmanları, konunun kökeninde yatan toplumsal dinamiklere dikkat çekerek resmi değerlendirmesinde şu tespiti paylaştı:
"Sosyal hareketlilik ve geleceğe ilişkin öngörülebilirlik de gençlerin ülkelerinde kalma ve burada bir yaşam kurma kararlarını şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor."

TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN ÖRNEKLEMDE 775 KİŞİ DİNLENDİ
Uluslararası düzeyde ses getiren araştırmanın Türkiye saha operasyonu BAREM tarafından tamamlandı.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması Düzey 1 (NUTS1) bölgesel nüfus yapısını tam yansıtacak biçimde belirlenen örneklem havuzundan rastgele seçilen 775 kişi çalışmaya dahil oldu.
Araştırmada veri toplama aracı olarak Bilgisayar Destekli Telefon Anketi (CATI) tekniği tercih edildi.
45 ülkeyi kapsayan küresel ağın bir parçası olan bu çalışma, Türkiye'de gençlerin karar alma süreçlerini ve psikososyal beklentilerini en güncel parametrelerle kayıt altına aldı.


