Rakamlar yalan söylemiyor: Türkiye'nin refah düzeyi, Balkan ülkelerinin gerisine düştü

Rakamlar yalan söylemiyor: Türkiye'nin refah düzeyi, Balkan ülkelerinin gerisine düştü

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye, dolar bazındaki kişi başına milli gelir artışına rağmen satın alma gücünde Avrupa ortalamasının gerisinde kaldı. Son 10 yıllık dönemde refah farkı kapanmazken Balkan ve Doğu Avrupa ülkeleri, Türkiye'yi geride bıraktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan Satınalma Gücü Paritesi (SGP) 2025 yılı geçici verileri, vatandaşın yaşam standartlarındaki acı gerçeği gözler önüne serdi.

Dolar bazındaki Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) rakamlarında yaşanan artışa karşın, Türkiye'de ikamet eden vatandaşların satın alma gücü ve fiili tüketim düzeyleri, son 10 yıllık süreçte Avrupa ortalamasının gerisinde kaldı.

DÜZENLİ GELİR ARTIŞI KAĞIT ÜZERİNDE KALDI

Türkiye'nin kişi başına düşen milli geliri 2013 yılında 16 bin 620 dolar seviyesine ulaştıktan sonra gerilemeye başlayarak 2020 yılında 8 bin 400 dolar bandına düştü.

Takip eden yıllarda kaydedilen artışla birlikte bu rakam 2025 yılında 18 bin 40 dolar seviyesine çıktı.

Hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine göre, kişi başına düşen gelirin 2026 yılında 18 bin 620 dolar düzeyine ulaşması bekleniyor.

Döviz bazındaki yükseliş, ekonomi yönetimi tarafından başarı göstergesi olarak sunulsa da sokaktaki vatandaş kağıt üstündeki zenginleşmeyi mutfağında hissedemiyor.

DÖVİZ KURU VE ENFLASYON MAKASI, GEÇİMİ ZORLAŞTIRIYOR

Döviz cinsinden hesaplanan bu tırmanış, kur artışının enflasyonun gerisinde kalmasından kaynaklanıyor.

Çalışanların maaşları resmi enflasyon oranlarının altında zamlansa dahi döviz karşılığı yükselmiş görünüyor.

Tablo, yurt dışı tatiline çıkanlara ya da ithal ürün tüketenlere avantaj sağlarken; asgari ücretli, emekli ve kamu çalışanının gıda maddelerine erişimini kolaylaştırmıyor.

Vatandaşın mutfak masraflarını ödemesini veya yurt içinde tatil yapmasını dahi zorlaştıran bu durum, Eurostat verileriyle kanıtlandı.

SGP HESAPLAMASI, REFAHIN GERÇEK ÖLÇÜTÜNÜ VERİYOR

Ülke ekonomilerini kıyaslarken ihracat verileri, dış borç stoku ve büyüme oranlarında piyasa kurlarından hareketle dolar hesabı yapılması doğru kabul ediliyor.

Ancak toplumun yaşam standartlarını ve gerçek refah seviyesini ölçmek için Satınalma Gücü Paritesi kullanılıyor.

Bu yöntemi açıklayan en yaygın örneklerden Big Mac endeksine bakıldığında; bir hamburger Türkiye'de 360 TL yani 7,8 dolar seviyesindeyken ABD'de 9 dolar fiyatla satılıyor.

Bu durum ABD'li için Türkiye'yi ucuz kılsa da Türk vatandaşının gıdaya erişimini kolaylaştırmıyor, sadece iki ülke arasındaki gelir uçurumunu matematiksel olarak daraltıyor.

GELİR SEVİYESİ FARKI RAKAMLARA YANSIYOR

Bir başka örnekte kişi başına geliri 50 bin dolar olan A ülkesi ile 12 bin dolar olan B ülkesi karşılaştırıldığında; B ülkesinde kiralar, berber ücreti, çay ve doktor muayenesi gibi hizmetler ucuz olduğu için Satınalma Gücü Paritesi düzeltmesiyle B ülkesinin geliri 18 bin dolara yükseliyor.

Bu düzeltmeye rağmen B ülkesindeki bir vatandaşın refah seviyesi, A ülkesindekinin ancak yüzde 36 düzeyine ulaşabiliyor.

Yine de Satınalma Gücü Paritesi yöntemiyle yapılan analizler, toplumların reel yaşam standartlarını anlamada en objektif verileri sunuyor.

TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ YÜZDE 33 ALTINDA KALDI

Eurostat ve TÜİK verilerine göre, 27 AB üyesi ülkenin ortalaması 100 kabul edildiğinde, Türkiye'nin 2025 yılı Satınalma Gücü Paritesi endeksi 67 seviyesinde gerçekleşti.

Bu sonuç, Türkiye'deki ortalama refahın AB ortalamasının yüzde 33 altında kaldığını gösteriyor.

Tarihsel gelişim incelendiğinde Türkiye'nin endeksi 2015'te 65 iken 2019'da 57'ye kadar geriledi.

Ardından 2024 yılında 69 seviyesine çıkan endeks, 2025 yılında tekrar 67'ye düştü.

Türkiye, 2015-2025 arasındaki 10 yıllık dönemde sadece 2 puanlık artış sağlayarak AB ile arasındaki farkı kapatmakta yetersiz kaldı.

BALKAN ÜLKELERİ, REFAH ARTIŞINDA ÖNE GEÇTİ

AB adayı ülkeler kategorisinde yer alan Türkiye, bölgedeki rakiplerinin gerisinde kaldı.

Son 10 yıllık süreçte Karadağ endeksini 42'den 54'e çıkararak 12 puan, Sırbistan 40'tan 52'ye yükselterek 12 puan, Arnavutluk 30'dan 43'e ulaştırarak 13 puan artış kaydetti.

Kuzey Makedonya 39'dan 43'e çıkarak 4 puan, Bosna-Hersek ise 31'den 36'ya ulaşarak 5 puan ilerledi.

Böylece Türkiye, refah artış hızında aday ülkeler grubunun en zayıf performanslarından birini sergiledi.

DOĞU AVRUPA ÜLKELERİ ARADAKİ FARKI AÇTI

2015 yılında Türkiye ile benzer seviyelerde bulunan AB üyelerinden Hırvatistan endeksini 61'den 78'e çıkararak 17 puan, Letonya 62'den 71'e yükselterek 9 puan, Polonya ise 70'ten 81'e ulaştırarak 11 puanlık sıçrama gerçekleştirdi.

O dönem Türkiye'nin gerisinde olan Romanya endeksini 56'dan 78'e, Bulgaristan ise 49'dan 68'e yükselterek ciddi bir aşama kaydetti.

Bu süreçte sadece Yunanistan endeksini 69'dan 68'e düşürerek Türkiye'den daha zayıf bir grafik çizdi.

FİİLİ BİREYSEL TÜKETİMDE ARTIŞ SINIRLI KALDI

Hanehalkı harcamalarının yanı sıra devletin sağlık, eğitim, konut ve sosyal koruma gibi doğrudan vatandaşa dokunan hizmetlerini kapsayan fiili bireysel tüketim endeksinde de benzer bir tablo görülüyor.

27 AB ülkesinin ortalaması 100 iken Türkiye bu alanda 70 puanda kaldı.

Son 10 yılda Türkiye bu kulvarda 5 puanlık artış yakalarken; Karadağ 17, Sırbistan 8, Arnavutluk 10 puanlık yükseliş sağladı.

Aynı dönemde Romanya 27, Bulgaristan 22, Hırvatistan 16, Letonya 10 ve Macaristan 9 puanlık gelişme kaydederken Yunanistan 2, Slovakya 3 puanlık sınırlı değişim gösterdi.

REFAH FARKI KAPANMIYOR

Dolar bazındaki kişi başına gelir rakamları döviz kurlarındaki dalgalanmalarla aniden düşüşe geçme riski taşırken, Satınalma Gücü Paritesi verileri daha istikrarlı bir tablo çiziyor.

Gerek kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, gerekse fiili bireysel tüketim verileri incelendiğinde, Türkiye'nin son 10 yılda AB ülkeleriyle arasındaki refah açığını kapatamadığı anlaşılıyor.

Türkiye; Romanya, Bulgaristan ve Sırbistan gibi ülkelerin yakaladığı ivmenin gerisinde kaldı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN