Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı davasında verilen tahliye kararı, yakınlarını farklı enkazlarda kaybeden depremzedelerin de tepkisine neden oldu.
Hatay’da ailelerini kaybeden depremzedeler, kararın ardından Nurgül Göksu’ya destek mesajları paylaşarak adalet mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
“BU ADALET DEĞİL, ADALET ENKAZ ALTINDA”
Hatay’daki Rana Apartmanı’nda anne ve babasını kaybeden avukat Eren Can, karara tepki göstererek şunları söyledi:
“Ezgi Apartmanı davasında sanıklara ödül gibi ceza verildi. 700 gün firari olan, kolon kesen, 35 insanın ölümünden sorumlu olan sanıklar tahliye edildi. Bu karar kabul edilemez. Nurgül ablanın feryadı hepimizi yakıyor. Aynı acıyı yaşayan bizleri yakıyor. Bu adalet değil, adalet enkaz altında. Nurgül ablanın yanındayız. 6 Şubat depremlerinin hesabı sorulacak, adalet mücadelemiz sürecek.”
“EZGİ APARTMANI AİLELERİ YALNIZ DEĞİLDİR”
İskenderun MCG Tower’da anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe de tahliye kararına tepki gösterdi.
Sümbültepe, şu ifadeleri kullandı:
“6 Şubat depreminde ailesini ve yakınlarını kaybetmiş biri olarak bugün Ezgi Apartmanı için konuşuyorum: 35 insan öldü, kolon kesildiği tespit edildi ve buna rağmen tahliye kararı veriliyor. Ailelerden bu kararları, bu cezasızlıkları sessizce kabul etmelerini mi bekliyorsunuz? Adalet duygumuzu da mı gömelim? Geride kalan insanların çığlıkları vicdanınızı hiç mi titretmiyor? 'Deprem öldürdü' deyip geçemezsiniz. Bu binaları bu hale getiren koşulları da, sorumluları da, verilen kararları da unutmayacağız. Ezgi Apartmanı aileleri yalnız değildir. 35 canın hesabı gerçekten sorulana kadar susmayacağız.”
Ezgi Apartmanı Davası'ndaki tahliye kararına tepki: Bakan Gürlek ile görüşene kadar nöbet tutacak
“NURGÜL ABLANIN EVLATLARI ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ”
Hatay Cemil Apartmanı’nda anne ve babasını kaybeden Yiğit Torun da karara tepki göstererek şöyle konuştu:
“Ezgi Apartmanı davasında kolon kesen sanıkları serbest bıraktılar. Savcı 'olası kast' istemesine rağmen sanıklar dava sonrasında tahliye edildi. Evlatlarını çöp poşetleriyle toplamak zorunda kaldı Nurgül abla, biraz vicdan ya. Biz 'olası kast' derken siz sanıkları tutuklamaktan bile acizsiniz. Yeter artık ya. Bir evlat nasıl büyütülüyor? Bir evladı toprağa gömmek, ihmaller yüzünden ölmesine şahit olmak... Bunlar ne demek? 6 Şubat'ta bu insanlar ölmedi, bizzat ihmallerden dolayı öldürüldüler. Benim annem Berna Torun da benim babam Kemal Torun da... Hiçbir sevdiğimiz 6 Şubat'ta ölmedi, tam tersi ihmalden öldürüldüler. Nurgül ablanın evlatları da ölmedi, öldürüldü. Buna rağmen o sanıklar tahliye edildi. Bırakın olası kastı, sanıklar tutuklu bile değil. Bizim gözümüzde bu ihmallerden sorumlu kim varsa bunların hepsi katil ve biz bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Yeter artık, bizim canlarımızın hiç mi önemi yok? Bundan sonra afetlerde zarar görecek insanların canının hiç mi önemi yok? Biz bugün bunlara ses çıkarmadıkça, burada cezalar verilmedikçe... Hadi bizim sevdiklerimiz öldü, bundan sonra insanlar ölmeye devam edecek ve o katiller pişkin pişkin dışarıda gezmeye devam edecek. Buna insanın vicdanı nasıl el verebilir? Bizim vicdanlarımız buna izin vermiyor.”
“HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Hatay Rönesans Rezidans’ta annesini, babasını ve kız kardeşini kaybeden avukat Yeşim Toplu ise Nurgül Göksu’ya destek vererek şunları söyledi:
“Bunların cezalarının kanunda karşılığı var, uygulanırsa var. Ve hiçbir
