Yılın ilk çeyreğine dair beklenen makroekonomik veriler resmi olarak duyuruldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan raporlara göre, ülke ekonomisi yılın ilk üç aylık döneminde yıllık bazda yüzde 2,5 oranında bir genişleme kaydetti.
Piyasa aktörlerinin ve ekonomistlerin beklentileri ise ilk çeyrekte yıllık yüzde 2,75, dönemsel bazda ise yüzde 0,6 oranında bir büyüme yaşanması yönündeydi.
Gerçekleşen resmi veriler, piyasada oluşan bu tahminlerin bir miktar altında kaldı.
Ülke ekonomisi, 2025 yılının son çeyreğinde yüzde 3,4, 2025 yılının tamamında ise yüzde 3,6 oranında büyüme performansı sergilemişti.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ise bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 oranında artış gösterdi.
Kimsenin konuşamadığı dev çöküş: Yüzlerce fabrika Mısır'a taşındı, yüz binlerce işçi işsiz kaldı
İÇ TALEP VE HANEHALKI TÜKETİMİ BÜYÜMEYİ YUKARI TAŞIDI
2026 Ocak-Mart dönemine ait veriler, ekonomik büyümede iç talep ağırlıklı yapının gücünü koruduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bu dönemde yerleşik hanehalklarının yapmış olduğu nihai tüketim harcamaları yıllık bazda yüzde 4,8 oranında yukarı yönlü hareket etti.
Söz konusu hanehalkı tüketimi, genel ekonomik büyümeye tek başına 3,4 puanlık bir katkı sağladı.
Senenin ilk çeyreğinde büyüme oranına devletin nihai tüketim harcamalarından 0,2 puan, yatırımlardan 0,8 puan ve stok değişimlerinden ise 0,6 puanlık pozitif destek geldi.
Buna karşılık dış ticaret dengesi, büyüme performansını aşağı çeken en temel faktör olarak belirdi.
Yılın ilk çeyreklik kesitinde net ihracat kalemleri, genel ekonomik büyümeyi 2,5 puan kadar geriletti.

BİLGİ SEKTÖRÜ ZİRVEYE ÇIKARKEN SANAYİDE DARALMA YAŞANDI
Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH bileşenleri incelendiğinde, iş kollarının sergilediği performanslar arasında ciddi farklar görüldü.
2026 yılının birinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi bazında bilgi ve iletişim faaliyetlerinin toplam katma değeri yüzde 9,5 oranında ivme kazandı.
Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 3,7 oranında büyüme kaydetti.
Aynı dönemde finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 oranında artış gösterdi.
Ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar kalemi yüzde 2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri ise yüzde 1,8 oranında yukarı taşındı.
Tüm bu sektörlerin aksine, sanayi sektörü yıllık bazda yüzde 0,8 oranında küçülerek dönem içinde daralma gösteren tek faaliyet alanı oldu.
Merkez Bankası alarmda: Ünlü bankanın sızan raporunda kur tahminleri tavan yaptı
TOPLAM HASILA CARİ FİYATLARLA 17 TRİLYON TL SINIRINA GELDİ
Üretim yöntemiyle yapılan GSYH tahminleri, senenin ilk üç aylık döneminde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 35,7 oranında tırmandı.
Bu artışla birlikte toplam pay 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL seviyesine ulaştı.
İlk çeyrekte elde edilen GSYH değerinin ABD doları bazındaki karşılığı ise cari fiyatlarla 389 milyar 598 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Harcama bileşenlerinde yerleşik hanehalkı tüketimindeki yüzde 4,8'lik yükselişin yanı sıra, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1 oranında artış sergiledi.
Geleceğe yönelik üretkenliği simgeleyen gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise aynı süreçte yüzde 3 oranında yukarı yönlü hareket etti.
Dış ticaret tarafında, mal ve hizmet ihracatı bir önceki senenin aynı dönemine göre zincirlenmiş hacim endeksi bazında yüzde 12,7 oranında gerileme kaydetti.
Aynı dönemde ithalat harcamalarında da yüzde 2 oranında bir düşüş meydana geldi.
REFAH PAYLAŞIMINDA İŞ GÜCÜNÜN ALDIĞI PAY DEĞİŞMEDİ
Ekonomide yaratılan katma değerin bölüşümünü gösteren iş gücü ödemeleri, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,9 oranında artış yakaladı.
İşverenlerin ve serbest çalışanların payını ifade eden net işletme artığı veya karma gelir kalemi ise yüzde 34,4 oranında yukarı taşındı.
Çalışanlara yapılan iş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içindeki payı, geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 42,7 iken, 2026 yılının birinci çeyreğinde de yüzde 42,7 düzeyinde sabit kaldı.
Buna mukabil net işletme artığı veya karma gelirin toplam içerisindeki payı, geçen senenin aynı çeyreğindeki yüzde 36,3'lük seviyesinden 2026 senesinin ilk çeyreğinde yüzde 35,8 seviyesine geriledi.
Türkiye için 50 milyar dolarlık felaket senaryosu: Hayat pahalılığı artacak
