Kongo Demokratik Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, ülkenin doğusunda patlak veren ve kısa sürede uluslararası endişeye yol açan Ebola salgınına dair güncel epidemiyolojik verileri kamuoyuyla paylaştı. Resmi raporlar, virüsün yayılım hızının ve mortalite (ölüm) oranının yüksek seyrettiğini ortaya koyuyor.
GÜNCEL SALGIN İSTATİSTİKLERİ VE KLİNİK DURUM
Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, salgının mevcut tıbbi tablosu şu parametrelerle şekillendi:
Laboratuvar ortamında kesinleşmiş vaka sayısı 1.094’e, virüse bağlı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 277’ye yükseldi.
Halihazırda tıbbi gözetim altında tedavi gören hasta sayısı 387 olarak açıklanırken, salgının başından bu yana sağlığına kavuşanların sayısı 115'e ulaştı.
Henüz kesin tanı konulmamış 131 şüpheli vaka ve virüs kaynaklı olduğu tahmin edilen 44 şüpheli ölüm inceleme altında tutuluyor.
SINIR ÖTESİ YAYILIM VE ORTAK MÜDAHALE MEKANİZMASI
Salgın, KDC sınırlarını aşarak komşu ülkelere de sirayet etti. Uganda Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde şu ana kadar 20 Ebola vakasının tespit edildiğini resmen duyurdu.
Bu gelişme üzerine KDC ve Uganda sağlık otoriteleri, virüsün bölgesel bir pandemiye dönüşmesini engellemek amacıyla harekete geçti. İki ülke, sınır hatlarındaki epidemiyolojik gözetimi ve karantina önlemlerini en üst seviyeye çıkarmak adına ortak bir acil müdahale mekanizması kurarak işbirliği başlattı.
DSÖ: AFRİKA TARİHİNİN EN HIZLI BAŞLANGIÇ GÖSTEREN SALGINI
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Sağlık Durumları Uyarı ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, mevcut salgının seyrine ilişkin kritik bir değerlendirmede bulundu. Mahamud, ilk bir ayda kaydedilen vaka istatistiklerinin, Afrika kıtasında bugüne kadar tescil edilen tüm Ebola salgınlarının ilk ay verilerinden daha yüksek olduğunu açıkladı.
KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün rapor edilmesinin ardından 15 Mayıs'ta "ulusal salgın" ilan edilmiş; DSÖ ise yayılım riskinin küresel boyutunu dikkate alarak 17 Mayıs'ta "uluslararası halk sağlığı acil durumu" kararı almıştı.
TEDAVİ VE VARYANT RİSKİ: "BUNDİBUGYO" VİRÜSÜ
Sağlık uzmanları ve virologlar, mevcut salgını tehlikeli kılan en önemli unsurun virüsün genetik yapısı olduğunu belirtiyor. Sahadan alınan numunelerin analizine göre salgına, Ebola'nın nadir görülen ve literatürde "Bundibugyo" olarak adlandırılan bir varyantı yol açıyor. Bu varyanta karşı tıp dünyasında henüz onaylanmış bir aşı veya spesifik bir tedavi protokolü bulunmuyor, hastalar yalnızca semptomatik destek tedavileriyle hayatta tutulmaya çalışılıyor.
TARİHSEL SÜREÇ: EBOLA'NIN KRONOLOJİSİ
Hastalık, insani ve toplumsal maliyetleriyle Afrika kıtasında geçmiş yıllarda da büyük yıkımlara neden olmuştu:
İlk Ortaya Çıkışı (1976): Virüs, ilk kez 1976 yılında Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla izole edildi. KDC'deki salgının Ebola Nehri yakınlarındaki bir yerleşim yerinde patlak vermesi nedeniyle hastalığa bu nehrin adı verildi.
Batı Afrika Felaketi (2013-2017): Aralık 2013'te Batı Afrika'da kitlesel bir epidemiye dönüşen virüs; Gine, Liberya ve Sierra Leone'de yaklaşık 30 bin kişiye bulaştı ve 11 binden fazla insanın hayatını kaybetmesine yol açtı.
