Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yapılacak yasal düzenlemelerin yasama dönemi bitmeden yetişip yetişmeyeceği sorusu üzerine, “Yetiştirebildiğimiz kadar inşallah yetiştireceğiz” dedi.
Ankara kulislerini hareketlendiren 'Sonbahar' iddiası: Selahattin Demirtaş tahliye edilecek mi?
Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek 36. NATO zirvesi kapsamında Türkiye’ye gelmesi beklenen ABD Başkanı Donald Trump ile zirve dışında baş başa bir görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya da Erdoğan, “Büyük ihtimalle olur” karşılığını verdi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin sigarayı bırakma kararına ilişkin soruya ise Erdoğan, “Ne kadar güzel. Keşke ülkemdekilere de bıraktırabilsem” yanıtını verdi.
“MECLİS TATİLE GİRMEDEN ÖNCE YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”
Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında TBMM’nin yasama gündemine de değindi.
İstiklal Harbi’ni sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni “millete hizmet mücadelesinin kurmay aklı, merkez üssü ve lokomotifi” olarak nitelendiren Erdoğan, Meclis’in bu misyonunu etkin şekilde yerine getirmesi halinde kazananın 86 milyon ve siyaset kurumu olacağını söyledi.
Erdoğan, yakın dönemde fahiş site aidatlarından Türkiye’nin yatırım cazibesini artıracak teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirtti.
Milletvekillerine seslenen Erdoğan, “12. Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız” dedi.
“MUHALEFET CEPHESİNDE KAOS VE KARGAŞA HÂKİM”
Erdoğan, konuşmasında muhalefeti de hedef aldı.
“Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hâkimken, biz uyum içinde ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz” diyen Erdoğan, gereksiz polemiklerin içine girmediklerini söyledi.
Erdoğan, “Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz. Vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir olgunluk içinde millete hizmet yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Hangi siyasi görüşten ve kökenden olursa olsun 86 milyonun sorumluluğunu yüreğinde hisseden bir anlayışla yola devam ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Engellere takılmadan, zorluklar karşısında pes etmeden, çirkin oyunlara, kirli senaryolara boyun eğmeden, cesur ve kararlı adımlarla belirlediğimiz hedeflerimize doğru inşallah hep birlikte ilerleyeceğiz” dedi.
“PARTİMİZİ YENİ KATILIMLARLA BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
AK Parti ailesiyle iftihar ettiğini belirten Erdoğan, partiyi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceklerini söyledi.
Erdoğan, “Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz” diye konuştu.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye siyasetine kazandırdıkları seviyenin bugünlerde daha fazla hissedildiğini söyleyen Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın “büyük ve güçlü Türkiye” hedefi için çalıştığını belirtti.
Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hakk yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz” dizelerini okuyarak, “İlhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket, Allah’ın izniyle yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir” dedi.
“YÜCE MECLİS HAK ETMEDİĞİ GÖRÜNTÜLERLE GÜNDEME GELMEYE BAŞLADI”
Erdoğan, muhalefetin Meclis çalışmalarını tıkamaktan vazgeçmediğini savundu.
“İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz” diyen Erdoğan, son günlerde şahsi kavgaların da Meclis’e taşındığını ifade etti.
Erdoğan, “Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır” dedi.
Muhalefet içindeki tartışmaların Meclis’in saygınlığına gölge düşürdüğünü savunan Erdoğan, “Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor” diye konuştu.
“GÜÇLÜ MUHALEFET, GÜÇLÜ DEMOKRASİNİN TAMAMLAYICI UNSURUDUR”
Erdoğan, güçlü bir muhalefetin güçlü demokrasinin tamamlayıcı unsuru olduğunu söyledi.
“İktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür” diyen Erdoğan, vesayet altındaki bir muhalefet kadar toplumdan kopuk ve kendi iç gündemine sıkışmış bir muhalefetin de demokrasi açısından riskli olduğunu ifade etti.
Muhalefetin de iktidar kadar dinamik, hızlı, üretken ve çalışkan olması gerektiğini belirten Erdoğan, “Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır” dedi.
Erdoğan, “Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz” ifadelerini kullandı.
“MECLİS’İ ÇALIŞTIRMA GÖREVİ ÖNCELİKLE BİZİM OMUZLARIMIZDADIR”
Erdoğan, iktidar partisi olarak sorumluluklarının daha fazla olduğunu vurguladı.
“İster iktidar ister muhalefet sıralarında olalım, hepimiz ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz” diyen Erdoğan, “Birinci görevimiz ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz” dedi.
Erdoğan, “İktidar partisi olarak şüphesiz bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Meclis’i çalıştırma görevi öncelikle bizim omuzlarımızdadır” ifadelerini kullandı.
Bir sonraki sandık imtihanına kadar tek bir dakikayı dahi heba etme lüksleri olmadığını belirten Erdoğan, milletvekillerinden Meclis’in çözüm adresi olması için daha fazla gayret beklediğini söyledi.
AK PARTİ’NİN 25. YILI İÇİN HAZIRLIK
Erdoğan, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümüne ilişkin hazırlıkların sürdüğünü de açıkladı.
AK Parti’nin 25. yılını hem kendi tarihi hem de Türk siyasi tarihi açısından zengin bir içerikle kutlayacaklarını belirten Erdoğan, partinin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yapılacağını söyledi.
Erdoğan, “Kampımızda bir taraftan son bir yılın muhasebesini yaparken, diğer taraftan da gelecek seneye ilişkin yol haritamıza şekil vereceğiz. Ardından 15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümünde hem şehitlerimizi şükranla yad edecek, hem de milli irade destanımızı hatırlayacağız” dedi.
“AK PARTİ İÇİN MÜCADELE KOLTUK KAPMAK OLMADI”
AK Parti’yi tanımlayan en iyi kavramlardan birinin “mücadele” olduğunu söyleyen Erdoğan, partinin kuruluşundan bu yana farklı odaklarla mücadele ettiğini belirtti.
Erdoğan, “Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ’ından FETÖ’süne eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik” dedi.
AK Parti için mücadelenin hiçbir zaman “koltuk kapmak, kişisel ikbal kazanmak, iktidara gelerek birilerine imtiyaz dağıtmak” anlamı taşımadığını söyleyen Erdoğan, “İktidara gelmeyi tek başına bir hedef olarak değil, ülkeye hizmet etmek, milletin dertlerine derman olmak için bir fırsat olarak gördük” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE HİÇ TECRÜBE ETMEDİĞİ BİR AĞIRLIK KAZANDI”
Erdoğan, Türkiye’nin bugün bölgesinde ve dünyada daha önce tecrübe etmediği bir ağırlık ve itibar kazandığını savundu.
“Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir” diyen Erdoğan, İran krizi sürecinde Türkiye’nin dış politika kapasitesinin yeniden görüldüğünü söyledi.
Erdoğan, “Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik” dedi.
İsrail’in bölgede yeni gerilimler çıkarmayı amaçlayan oyunlarına “eyvallah etmediklerini” söyleyen Erdoğan, İran krizi sürecinde yaşananların Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu gösterdiğini belirtti.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kriz yönetiminde Türkiye’ye sağladığı avantajların da berraklaştığını söyledi.
İSRAİL’E SERT SÖZLER: “KATLİAM ŞEBEKESİ”
Erdoğan, İran krizi ve bölgesel gelişmeler üzerinden İsrail’e de sert ifadelerle yüklendi.
“Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz” diyen Erdoğan, İsrail’in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini savundu.
Erdoğan, “Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir” dedi.
İsrail’i “katliam şebekesi” olarak nitelendiren Erdoğan, “Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır” ifadelerini kullandı.
CHP'den istifa eden Nimet Özdemir AK Parti'ye katıldı
“BARIŞ İSRAİL’E RAĞMEN GELECEK”
Erdoğan, bölgede barış ve huzurun İsrail’e rağmen sağlanacağını söyledi.
“Bölgemizde barış eğer gelecekse, İsrail’e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail’in fitnelerine rağmen olacak” diyen Erdoğan, Türkiye’nin barış ihtimalinin değerlendirilmesi için üzerine düşeni yapacağını belirtti.
Erdoğan, “Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulh sükûnun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını Allah’ın izniyle engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız” dedi.
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara destek vermeyi sürdüreceğini ifade etti.
