7 Ekim’den bu yana uluslararası kültür-sanat dünyasında İsrail’in soykırımına karşı ses çıkaran sanatçılara yönelik sansür çarkı bu kez ABD stadyumlarına sıçradı. Grammy ödüllü ünlü rapçi Macklemore, İngiliz şarkıcı Ed Sheeran’ın ABD turnesindeki kalan konserlerden çıkarıldı. Turnenin organizatörü Messina Touring Group, ABD’deki bazı stadyum yönetimlerinin Macklemore’un kadroda yer alması halinde konserlere izin vermeyeceklerini bildirdiğini, bu durumun yüz binlerce hayranı etkileyecek bir iptale yol açmaması için kararın alındığını doğruladı.
‘SİZİ UNUTMADIK’ DEDİ, 'HIND’S HALL'U SESLENDİ
Tartışma, Macklemore’un New Jersey’deki MetLife Stadyumu konserlerinde Filistin’e destek vermesiyle başladı. Sahnede "Özgür Filistin" sloganı atan rapçi, Gazze ve Batı Şeria halkına "Sizi unutmadık" diye seslendi. Sanatçı ardından, 2024’te Gazze’de İsrail güçlerince katledilen Filistinli çocuk Hind Rajab’ın adını taşıyan 'Hind’s Hall' şarkısını söyledi. Konserde Yahudi dinleyicilere de seslenen Macklemore; "İsrail’i ve apartheid sistemini eleştirmek, soykırıma karşı çıkmak sizi eleştirmek anlamına gelmez. Bu mesaj barış, sevgi ve insanların eşitliği içindir" ifadelerini kullandı.

‘MAĞDUR BEN VEYA PINK DEĞİL, FİLİSTİN HALKIDIR’
Gelişmelerin ardından açıklama yapan Macklemore, 13 yıllık arkadaşı Ed Sheeran’a karşı öfke duymadığını ancak yaşananlar hakkında sessiz kalmayacağını belirtti. Dünyanın en büyük stadyumlarında "Özgür Filistin" demenin sansür lobileri için bir risk haline geldiğini vurgulayan sanatçı; "Asıl mağdurlar ben, Sheeran veya Pink değiliz. Mağdurlar katledilen, aç bırakılan Filistin halkıdır. Eğer bu sözler sahneyi kaybetmeme neden olurken konuşmayı yeniden Filistin’e çeviriyorsa, bu katıldığım en başarılı turnedir" değerlendirmesinde bulundu. 19 Eylül’de Philadelphia’da devam edecek olan turne hakkında Ed Sheeran cephesi ise sessizliğini koruyor.
SANSÜR ÇARKINDA MİLYARDER KRAFT VE PINK HEDEF GÖSTERDİ
Macklemore’un kadrodan çıkarılma sürecinde İsrail yanlısı lobilerin ve sermaye sahiplerinin baskısı etkili oldu. Rapçi, kendisini hedef alan sürecin arkasında New England Patriots’ın milyarder sahibi ve Gillette Stadyumu’nun patronu Robert Kraft’ın bulunduğunu ve Kraft’ın diğer stadyum sahiplerini de kışkırttığını öne sürdü. Kraft ise kararın Yahudi toplumunu korumak adına alındığını savundu.
Öte yandan İsrail yanlısı 'StopAntisemitism' grubunun Macklemore’u hedef gösterdiği ve Ed Sheeran’ın özür dilemesini istediği paylaşımı, ünlü şarkıcı Pink’in 12 milyon takipçili hesabında yeniden yayımlaması tepkileri büyüterek sanatçının turneden çıkarılması çağrılarını körükledi. Tepkiler üzerine açıklama yapan Pink, Macklemore’un işinden edilmesini istemediğini savunsa da paylaştığı hedef gösteren gönderi sanat dünyasında tepkiyle karşılandı.

7 EKİM’DEN BU YANA KÜLTÜR SANATTA KİRLİ SANSÜR ÇARKI
Macklemore’un turneden çıkarılması, kirli lobinin 7 Ekim’den bu yana uluslararası kültür-sanat arenasında Filistin’e destek veren isimlere uyguladığı sistematik sansürün son halkası oldu. Hollywood’dan edebiyat dünyasına kadar uzanan bu baskı çarkında; Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon Filistin mitingindeki konuşması nedeniyle ajansı UTA tarafından kovulurken, 'Scream' serisinin başrol oyuncusu Melissa Barrera sosyal medyadaki soykırım karşıtı paylaşımları gerekçe gösterilerek film kadrosundan çıkarıldı. Edebiyat dünyasında ise Frankfurt Kitap Fuarı Filistinli yazar Adania Shibli’nin ödül törenini iptal etmiş, Artforum dergisi Genel Yayın Yönetmeni David Velasco ise Gazze’de ateşkes çağrısı yapan açık mektubu yayımladığı için görevinden alınmıştı. Venedik ve Berlin gibi panayırların aksine, sermaye ve lobi baskısı altındaki dev kurumlar Filistin çığlığını atan sanatçıları tasfiye etmeyi sürdürüyor.
