Suriye İç Savaşı’nın ardından yaşanan geri dönüşleri ve göç olgusunu ele alan etkinlik, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Onat Kutlar Sahnesi’nde yapıldı. Savaş sonrası yaşanan ilk özgür Ramazan iftarları ile bayram günlerini kayıt altına alan ve bir yol belgeseli niteliği taşıyan “Yeşil Otobüs”, ilk gösterimiyle sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

FİLM, İSMİNİ GÖÇÜN SİMGESİ OLAN YEŞİL OTOBÜSLERDEN ALDI
İsmini, Esad rejiminin iç savaşın ilk dönemlerinde sivil halka yönelik uyguladığı tehditler karşısında simgeleşen ve göç sürecinde kullanılan yeşil otobüslerden alan belgesel; Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan başlayarak Şam, Humus ve Halep’e uzanan bir yolculuğu konu alıyor ve yaşam hikâyelerini tüm gerçekliğiyle izleyiciye aktarıyor.
Gösterim öncesinde konuşan Yönetmen-Belgesel Yapımcısı Kübra Kuruali, fikrin filme dönüşme sürecini, imkân kısıtlılıklarını, yürütülen çalışmaları ve karşılaşılan zorlukları salonu dolduran sanatseverlerle paylaştı:” Yeşil Otobüs, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’nda başlayıp Şam, Humus ve Halep’te devam eden bir yol belgeseli… Film, savaş yıllarının ardından yaşanan ‘ilk özgür Ramazan iftarlarını ve ilk özgür bayram günlerini’ kayıt altına alıyor.

Bu yolculuktaki rehberimiz, Halep Türkmen’i Raad el-Hamdo ülkesini terk etmek zorunda kaldığında henüz 15 yaşındaydı. 8 Aralık 2024’te gerçekleşen Suriye devriminden sonra, 30’lu yaşlarının başında ülkesine geri döndü. Onun hikâyesi etrafında şekillenen belgesel, savaşın izlerinin hâlâ taze olduğu bir coğrafyada insanların hayata nasıl tutunduklarını gösteriyor. Kısıtlı imkanlarla benimle yola çıkan Yapım Koordinatörüm Rabia Şenol, Görüntü Yönetmenim Enis Özbey ve Kamera ve Işık Şefim Fatih Cevahiroğlu’na özellikle teşekkür ediyorum. Onların büyük emeğiyle bu samimi belgesel ortaya çıktı. Ekibimizle birlikte Suriyelilerle iftar sofraları kurduk, Emevî Camii’nde kılınan ilk özgür bayram namazına katıldık, -her şeye rağmen ülkelerine dönen- Suriyelilerle sokaklarda ve evlerde bayramlaştık. Onlar, savaş yıllarında ve devrim sonrasında hissettiklerini bize kimi zaman bir fincan kahve eşliğinde, kimi zaman bir zafer işaretiyle, kimi zaman hanelerindeki şehitlerin sayısıyla; ama en çok da devrim şarkılarıyla anlattı.” Kuruali ayrıca konuşmasında, destekleri ve ev sahipliği dolayısıyla Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür etti.

PANELDE 15 YILLIK SÜRECİN ETKİLERİ MASAYA YATIRILDI
Film gösteriminin ardından “Göç, Hafıza ve Dönüş” Paneli’ne geçildi. Editör Şule Kalkan’ın moderatörlüğünde; AK Parti Kayseri Milletvekili, Medya Yapımcısı ve Yazar Ayşe Böhürler, Yazar, Belgesel Metin Yazarı ve Yayıncı Peren Birsaygılı Mut ile Araştırmacı Mohsen Al-Mustafa’nın katılımıyla düzenlenen panelde, 15 yıllık süreçte yaşanan gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı.

“Göç Yolunda Belgesel Çekmek”, “Göçün Suriye Edebiyatına Yansıması” ve “Bir Araştırmacının Gözünden Eve Dönüş” başlıklı konuşmalarla panelistler görüşlerini aktardı. Gerçek görüntüler üzerinden göç olgusunu ve kolektif hafızanın oluşumuna etkilerini değerlendiren panelistler, Yönetmen Kübra Kuruali’nin çalışmasını takdir etti.

GAZİ ŞEHİR’İN MİSAFİRPERVERLİĞİNE ÖVGÜ
Panelde ayrıca Gaziantep’in 15 yıl boyunca sergilediği misafirperverliğe vurgu yapıldı. Göç sürecinde bir arada yaşamanın, uyum içinde hareket etmenin ve iki halkın birlikte yaşayabilmesinin başarılı bir örneğinin Gaziantep’te ortaya konduğu ifade edildi. Birlikte yaşam döneminde ve geri dönüş süreçlerinde Başkan Fatma Şahin’in yürüttüğü çalışmalar takdir edilirken, insani yaklaşımına özellikle dikkat çekildi.

"BİR FOTOĞRAF BİNLERCE KİTAPTAN DAHA ÇOK BİR ŞEY İFADE EDER"
Panel sonunda konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaşanan insanlık dramına ve dünyanın buna tepkisiz kalmasına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Genç kardeşlerim geldiği zaman ‘Başkanım biz Yeşil Otobüs’ü yaptık’ deyince dedim ki ‘Yeşil umut demek. Otobüs yolculuk demek, insanlık yolculuğu, umut yolculuğu bize dair düşen ne varsa biz de her daim yanınızdayız’ dedik. Tarihe not bıraktık. Bir fotoğraf, binlerce kitaptan daha çok bir şey ifade eder. O yüzden size gayretinize, samimiyetinize, verdiğiniz emeğe, şahsım, şehrim, ülkem ve insanlık adına çok teşekkür ediyorum. Kapılar açtık, sofrayı açtık, kardeşliği açtık. İşte bu duruş, bu şehri dualı şehir haline getirdi. Hemen ilk merkezimizi kurduk. Bu merkez mahalle mahalle taradı, her bir kardeşimizin yaşını, mesleğini bütün bilgilerini kendi içinde gruplaştırdık.”

"DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERECEĞİZ"
Konuşmasının devamında Başkan Fatma Şahin, Gaziantep’te uyumlu bir şekilde yaşam için yapılan faaliyetleri anlatarak sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Empatiyle, vicdanla, merhametle, şevkatle onlar şimdi gönül elçimiz. Onlar şimdi bizim güçlü elçimiz olarak birlikte muhabbetle geri dönüyor. Biz Halep'teydik, Halep bizdeydi. O günler çok yakın Halep bizde olacak, biz Halep'te olacak, dünyaya insanlık dersi vereceğiz. Yarın torunuma bir hikayem var. ‘Benim nenem belediye başkanıyken yaşattı. Ölmelerine müsaade etmedi ve bir insanlık hikayesi yarattı, yaşattı’ dediği bu salonu birlikte inşa ettik.”
Konuşmanın ardından Başkan Fatma Şahin panelistlere günün anısına çiçek verdi, hatıra fotoğrafı çektirdi.

