Kuveyt Türk'ten kayıp bir hafızaya vefa: ‘Rumeli’de Osmanlı İzleri’ ATA TOPRAĞINDA

Kuveyt Türk'ten kayıp bir hafızaya vefa: ‘Rumeli’de Osmanlı İzleri’ ATA TOPRAĞINDA

Kuveyt Türk’ün desteğiyle Balkanlar’daki kültürel mirasımızı minyatür sanatının zarif fırçasıyla ölümsüzleştiren sanatçı Gülçin Anmaç’ın ‘Rumeli’de Osmanlı İzleri’ sergisi, İstanbul’un ardından Saraybosna’da sanatseverlerle buluştu. 11 ülke ve 29 şehirden 35 eserin yer aldığı sergide, zamanla kaybolmuş mimari yapılar da tarihî kaynaklar ışığında yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Ailesi Bulgaristan ve Yunanistan göçmeni Anmaç, sergiyle ata topraklarına, “Hiç unutmadık” mesajı verdiklerini söylüyor.

Balkan coğrafyası, Osmanlı’nın asırlar boyu ilmek ilmek işlediği ancak son yüzyılda büyük bir kültürel kıyıma ve unutuluşa terk edilen mahzun bir mirasın ev sahibi. Bu mirasa bir vefa borcu olarak Kuveyt Türk’ün destekleriyle hayata geçirilen ve ilk kez Aralık 2025’te İstanbul’da açılan ‘Rumeli’de Osmanlı İzleri’ sergisi, şimdi ilhamını aldığı topraklara, Saraybosna’ya taşındı. 24 Eylül’de Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’daki İslam Kültür ve Sanat Müzesi olan Gazi Hüsrev Bey Hanikahı’nda açılan sergi, bölgedeki Osmanlı izlerini dönemin klasik resim sanatı olan minyatürle geleceğe taşıyor. Açılışa T.C. Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, Kuveyt Türk yetkilileri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Serginin mimarı Gülçin Anmaç, atölyesinde yetiştirdiği sanatçıların da desteğiyle aylar süren titiz bir araştırma süreci yürüterek 11 ülke ve 29 şehirden seçilen mimari yapıları 35 minyatürlük bir koleksiyona dönüştürmüş. Giderek kaybolan minyatür sanatını geleneksel sistemle uyguladıklarını belirten Anmaç, süreci şu sözlerle anlatıyor: “Bir sergi sanatçısı olarak benim için bu oldukça uzun bir süreçti. Ön çalışmalar yaptık, eserlerin gerçekçi ve doğru olmasına büyük önem verdik. Minyatür, çok yavaş ilerleyen ve ince işçilik gerektiren bir sanat. Bu noktada çalışmaya başladığımda, kendi atölyemden destek alarak seçtiğim ve yetiştirdiğim sanatçılarla birlikte bu projeyi tamamladım.”

‘BUGÜN VAR OLMAYAN BÖLÜMLERİ DE DÂHİL ETTİK’

Sergide sadece ayakta kalan yapılar değil, silinip giden eserler de canlandırılmış. Usta sanatçı bu detayın altını bilhassa çiziyor: “Bazı eserler şu an mevcut değil. Örneğin bir yapının ya da eserin bütününün sadece bazı bölümleri günümüze ulaşmış olabiliyor. Dolayısıyla çalışırken bugün var olmayan bölümleri de minyatürlere dâhil ettik. Bu ayrımı ayrıca belirtmek gerekiyor. Çünkü bugün yüzlerce yapı ve eser var; ancak bazıları zaman içinde kaybolmuş veya değişmiş durumda.”
Bu topraklara saygı göstermeyi amaçladıklarını vurgulayan Anmaç, “Burada 35 minyatür var.

Gönlümüzden geçen, bu sayının belki 350 esere ulaşması. Bunun bir ilk adım olması; bu topraklara hem saygı göstermek, hem farkındalık oluşturmak, hem hatırlamak hem de ‘hiç unutmadık, hep buradayız’ duygusunu yaşatmak istedik. Osmanlı’nın izlerini onun sanatıyla sürerek bu çalışmayı gerçekleştirdik” diyor. Projenin hamisi Kuveyt Türk’e de ayrıca parantez açan sanatçı, “Herhangi bir konu üzerine çalışma yapılabilirdi ama bu çok önemli bir konuydu. Daha önce yapılmamış bir çalışmayı gerçekleştirdiler” diyerek kuruma teşekkürlerini iletiyor.

1kapakresim-1-kurtarildi-kopya-002.jpg

KUZEY MAKEDONYA’DAN BULGARİSTAN’A ONLARCA ŞAHESER

Kuzey Makedonya’dan Alaca Camii, Bulgaristan’dan Filibe Ulu Camii, Kosova’dan Priştine Fatih Camii ve Bosna-Hersek’ten Başçarşı, Sebil ve Mostar Köprüsü gibi şaheserlerin yer aldığı sergi, 30 Eylül’e kadar Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Hanikahı’nda ziyaret edilebilecek. Anmaç sözlerini şu zarif ifadelerle noktalıyor: “Sanatı; hayatı güzelleştirmek, anlamlandırmak, olumlu tarafından bakmak ve bütünleştirmek olarak görüyorum. Birleştiren, insanları bir araya getiren sanat kadar güzel bir unsur yok. Buradaki varoluşumuzun ve beraber oluşumuzun sanat ve onun gibi güzel üretimler üzerine kurulmasını diliyorum. Burayı çalışmak benim için kişisel olarak da çok özeldi. Bu serginin gerçekleşebilmesine katkı sunan herkese müteşekkirim, şükürler olsun.”

SEMİH SEL: İLHAM ALDIĞI TOPRAKLARA DÖNEN MİRAS

Serginin hayata geçirilmesini sağlayan Kuveyt Türk’ün İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, açılışta yaptığı konuşmada kültürel mirasın geleceğe aktarılmasının önemine dikkat çekti. Kurumun ‘Değerlerimizle büyüyoruz’ anlayışıyla hareket ettiğini belirten Sel, şu ifadeleri kullandı: “Yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın adaletle, ilimle, irfanla inşa ettiği Rumeli coğrafyasında kimi zaman unutulmaya yüz tutan kimi zaman görünürlüğü kaybolan mimari dokuyu, şehir yaşamının izlerini minyatür sanatı aracılığıyla bizlere aktarıyor. Her biri titiz araştırmaların ve minyatür sanatının ince işçiliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu eserleri, ilham aldığı topraklara taşıyarak kültürel-sanatsal ve mimari hafızamıza güçlü bir tecrübe sunuyoruz.” Kuveyt Türk’ün minyatür alanındaki bu ilk sergisi hakkında Gülçin Anmaç da “Şehrin önemli yapılarından birinde, eserlerle burayı zenginleştiren bir vakfın mekânında ilk defa böyle bir serginin açılması da ayrıca anlamlı” değerlendirmesinde bulundu.

GÖÇMEN BİR ‘RUMELİ KIZI’NIN EN HÜZÜNLÜ ESERİ

Bulgaristan ve Yunanistan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak kendisini ‘Rumeli kızı’ olarak tanımlayan sanatçı, sergideki en hüzünlü eserinin ise I. Murad Hüdavendigâr’a ait olduğunu belirtiyor: “Burada, minyatür sanatında karşılığını verdiğimiz bir sahne var. I. Murad Hüdavendigâr’ın nakkaş Osman tarafından ölümünün resmedildiği sahne. Kosova’da kazandığımız bir savaşın ardından kaybettiğimiz bir padişah olması nedeniyle bu benim için her zaman hüzünlü bir hikâyeydi. Ama eski bir minyatürü düşünün; üzerinden kaç yüzyıl geçmiş. Siz, yüzyıllar sonra o resmi yeniden ele alıyor ve yeniden dile getiriyorsunuz. Bu benim için çok güzel ve özel bir duygu.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN