ALGI YÖNETİMİNİN EL KİTABI: Yönetmen Barry Levinson imzalı yapımda Dustin Hoffman ve Robert De Niro başrolleri paylaşıyor. Seçimlere günler kala patlak veren bir seks skandalını örtbas etmek isteyen bir strateji uzmanı ve Hollywood yapımcısının, dikkati dağıtmak için Arnavutluk ile ‘hayali bir savaş’ kurgulamasını konu alıyor. Sinema tarihinde ‘algı yönetimi’ kavramını en çıplak haliyle işleyen bu kült eser, Berlin Film Festivali’nden Gümüş Ayı Jüri Özel Ödülü ve iki dalda Oscar adaylığı ile dönmüştü.

DEVLET AKLININ İRONİK İFLASI: Usta yönetmen Stanley Kubrick’in imzasını taşıyan filmde Peter Sellers ve George C. Scott rol alıyor. Akli dengesini yitiren bir Amerikan generalinin Rusya’ya nükleer saldırı emri vermesiyle başlayan kriz, Pentagon’daki ‘Savaş Odası’nda yaşanan trajikomik beceriksizlikler üzerinden sistemin absürtlüğünü ifşa ediyor. Devlet aklının kişisel hırslar karşısında nasıl çöktüğünü gösteren yapım, 4 dalda Oscar adaylığının yanı sıra üç dalda kazandığı prestijli BAFTA ödülleriyle biliniyor.

KADERİ İSTİHBARATA BAĞLI COĞRAFYALAR: Yönetmenliğini Adam McKay’in üstlendiği film Christian Bale, Amy Adams ve Steve Carell ile devleşiyor. ABD’nin en güçlü başkan yardımcısı Dick Cheney’nin yükselişini odağına alan yapım; 11 Eylül sonrası Irak işgali için istihbaratın nasıl manipüle edildiğini ve koca bir coğrafyanın kişisel ajandalar uğruna nasıl ateşe atıldığını belgeliyor. Sekiz dalda Oscar adaylığı bulunan film, ‘En İyi Makya’” dalında heykelciği kucaklarken, Bale’e de Altın Küre’de ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü kazandırmıştı.

İMAJ SİYASETİNİN DOĞUŞU: Michael Ritchie’nin yönettiği ve başrolünde Robert Redford’un yer aldığı bu klasik, dürüst bir avukatın senato seçimlerine aday olmasıyla sistemin dişlileri arasında nasıl kimlik değiştirdiğini anlatıyor. Siyasetin gerçek sorunlardan kopup nasıl bir imaj ve halkla ilişkiler gösterisine dönüştüğünü, kitlelerin sloganlarla nasıl uyutulduğunu çarpıcı bir gerçekçilikle perdeye taşıyor. Senaryosuyla büyük övgü toplayan yapım, ‘En İyi Özgün Senaryo’ dalında Oscar ödülüne layık görülmüştü.

GÜNCEL BİR GÜNAH KEÇİSİ: 2024’te ‘En İyi Film’Oscar’ını kapan Christopher Nolan imzalı yapım, atom bombasının gölgesinde asıl büyük savaşı ‘kapalı kapılar ardında’ veriyor. Bir bilim insanının devlete hizmetinin ardından, siyasi figürlerin kendi ikballeri ve geçmiş skandalları örtme çabalarıyla nasıl bir ‘günah keçisine’ dönüştürüldüğünü iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bugün Orta Doğu’da patlayan bombaların ardındaki o soğuk ve hesapçı devlet aklını anlamak için Oppenheimer’ın yargılandığı o dar odalara bir kez daha bakmalı.

