Dünyanın en prestijli sanat organizasyonlarından biri olan Venedik Bienali, bu yıl sanatla değil, perde arkasında yaşanan lobi savaşlarıyla tarihe geçiyor. Aylardır İsrail’in katılımına yönelik yükselen tepkiler, yönetimin aldığı skandal bir kararla zirveye ulaştı. Yönetim, sanatın bağımsızlığını korumak yerine, ‘aslanı’ kafese koymayı seçti.
JÜRİ BASKILARA DAYANAMADI, İSTİFA ETTİ
Bienal süreci başladığından beri yükselen ‘boykot’ sesleri, aslında Rusya’nın geri dönüşünden ziyade, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü katliamlara rağmen Bienal’de ağırlanmasına yönelikti. Vicdanlardan yükselen tepkilere kulak veren jüri heyeti, sergilediği radikal duruşla aslında küresel sanat camiasının Gazze vicdanı olmuştu. Jürinin İsrail ve Rusya’yı yarışma dışı tutma kararı, Ukrayna için anında devreye giren ‘uluslararası hukuk’ ve ‘etik’ kurallarının Gazze için neden sustuğuna dair bir itirazdı. Ancak bu etik duruş, sanatın evrensel değerlerini değil, İsrail’in prestijini korumayı seçen Yahudi lobisinin sert baskısıyla karşılaştı. Yönetim başlangıçta jüriye saygı duyduğunu söylese de, lobi baskısı altında ezilen jüri heyeti 30 Nisan’da topluca istifa etti.
ÖDÜLÜ ‘ZİYARETÇİ’ VERECEK
Jürinin istifasının ardından 130 yıllık ‘Altın Aslan’ geleneğini bir kenara iten Bienal yönetimi, yaşanan kargaşayı bahane ederek ödülleri tamamen iptal etti. Bu hamle, kirli lobiye direnemeyen yönetimin bir kaçış manevrası olarak görüldü. Jürinin verdiği ödülün iptal edildiğinin duyurulmasıyla, profesyonel puanlar yerine, halkın oy kullanacağı bir ‘Ziyaretçi Aslanı’ (Visitor Lions) ödülünün ihdas edildiği de duyuruldu.
İSRAİL VE RUSYA YENİDEN YARIŞA DAHİL EDİLDİ
Yeni sistemin en can alıcı noktası ise ‘Ziyaretçi Aslanı’ ödülü için İsrail ve Rusya’nın yeniden yarışa dahil edilmesi oldu. Bienal Vakfı, tüm pavyonların “kapsayıcılık ve eşit muamele ilkesine uygun olarak” yarışabileceğini duyurdu. Açıklamada yer alan, “Bu karar her türlü sansürün reddedilmesine dayanan Bienal’in kurucu ruhuyla tutarlıdır” ifadesi, jürinin etik boykotunu ‘sansür’ gibi gösterme çabası olarak yorumlandı.
BİLETİ OLAN PUAN VERECEK
9 Mayıs’ta yapılması planlanan ödül töreni, oylamanın tüm etkinlik boyunca sürmesi amacıyla Bienal’in son günü olan 22 Kasım’a ertelendi. Sadece bilet sahiplerinin oy kullanabileceği bu sistemle, 2026 Venedik Bienali tarihinde ilk kez ana ödüllerini uzman bir jüri yerine izleyici oylarıyla dağıtacak.
OYLAMA POPÜLİST BİR ZEMİNE ÇEKİLDİ
Bu hamle, ‘sanatta tarafsızlık’ kılıfı altında jürinin boykot kararına karşı geliştirilmiş bir lobi zaferi olarak değerlendiriliyor. Uzman görüşünün devre dışı bırakılıp oylamanın popülist bir zemine çekilmesi, kirli lobinin sanat üzerindeki tahakkümünü tescilledi. Jürinin vicdanını susturan yönetim, Altın Aslan’ın da kükremesini keserek yerine siparişle alkış tutacak bir sistem getirdi.
ÇİFTE STANDARTTA ZİRVEYE ÇIKTILAR
Venedik Bienali yönetimi, 7 Ekim sonrası Gazze sınavında sınıfta kaldı. 2022’de Rusya’yı anında askıya alan yönetim; Gazze’deki katliamlar sürerken İsrail’e her türlü alanı açmaya devam etti. Onbinlerce sanatçının boykotu görmezden gelinirken, İsrail pavyonu İtalya Kültür Bakanlığı desteğiyle ‘ulusal temsil’ korumasına alındı. Öte yandan Avrupa Birliği de, geçen hafta Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinden bu yana ilk kez sergiye katılması nedeniyle Bienal’e sağladığı 2 milyon euroluk hibeyi kesti. Ukrayna için fonları kesen ve yaptırım uygulayan mekanizma; on binlerce sivilin katledildiği Gazze söz konusu olduğunda ne bir yaptırım uyguluyor ne de mali bir kısıtlamaya gidiyor.
