Mayıs ayında Venedik Bienali’nin açılış haftasında yaklaşık 30 ulusal pavyonun kısmen ya da tamamen kapanmasına ve binlerce kişinin Arsenale Kompleksi’nde yürüyüş yapmasına yol açan tarihi grev dalgası, yerel bir tepki olmaktan çıktı. “Soykırım pavyonunu kapatın” çığlığıyla başlayan süreç, İtalyan sanat sendikaları, kültür dernekleri ve bağımsız kolektiflerin katılımıyla ülke çapında devasa bir genel eyleme dönüştü. 12 Haziran Cuma günü İtalya’nın dört bir yanındaki müzeler, tiyatrolar, galeriler ve kültürel alanlar sessizliğe bürünmeye hazırlanıyor. Grev kararı, Sanat Soykırıma Karşı İttifakı (ANGA) önderliğinde 8 Mayıs’ta Venedik Bienali’nde Filistin ve işçi hakları için düzenlenen tarihi grevden sadece bir ay sonra alındı. Greve; Mi Riconosci?, İtalya Sanat İşçileri (Art Workers Italia), İtalyan Müze Eğitimcileri Derneği, Sale Docks ve Biennalocene gibi ülkenin önde gelen kültürel emek savunuculuğu yapan gruplar da ön safta destek verecek.
SAVAŞ EKONOMİSİNE DİRENECEKLER
Soykırım suçu ve savaş suçlarıyla yargılanan bir devletin sanatsal platformlarda pervasızca ağırlanmasını kurumsal bir çürüme olarak niteleyen eylem komiteleri, bu durumun münferit olmadığını vurguladı. Sanatçılar yaptıkları ortak açıklamada, İsrail’in varlığının tamamen savaşa, ekonominin askerileştirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine dayalı küresel ekonomik modelin bir parçası olduğunu ifade etti. Kültür sanat işçileri, bu sömürünün sanatsal bir örtüyle meşrulaştırılmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Şimdi gözler 12 Haziran’daki grevde yaşanacaklarda.
BİZ BAŞKA BİR ŞEY İSTİYORUZ!
Sanat emekçilerinin ortak manifestosu, İtalyanca ‘Vogliamo Tutt’altro& (Biz Başka Bir Şey İstiyoruz) sloganı altında birleşti. Kültür sanat işçilerinin İtalyan hükümetine ve sanat kurumlarına yönelttiği temel talepler ise şunlar: SAVAŞ EKONOMİSİNE KARŞI MUHALEFET: Kültür sanat işçilerinin kurumsal baskılara maruz kalmadan muhalefetlerini özgürce dile getirebilmesi ve savaş ekonomisine karşı harekete geçme özgürlüğünün güvence altına alınması. GÜVENCELİ VE
ADİL ÜCRET: Kültür sektöründeki emek sömürüsünün son bulması, çalışma koşullarının stabilize edilmesi ve adil ücretlendirme yapılması. GÜVENLİ ÇALIŞMA ALANLARI: İstismar, ayrımcılık ve mobbinge karşı yasal ve fiziksel koruma tedbirlerinin alınması.
BÜTÇE SANATA AKTARILSIN: Savunma sanayisine ve silahlara ayrılan devlet bütçesinin kısılarak, anayasal bir hak olan sağlık, eğitim ve kültür-sanat alanlarına yönlendirilmesi.
