Hava sıcaklıklarındaki ani değişimler ve sonbahar aylarının getirdiği mevsim geçişleri, üst solunum yolu enfeksiyonlarında hızlı bir artışı beraberinde getirdi. Boğaz ağrısı, geçmeyen burun tıkanıklığı, öksürük ve sinüs bölgelerinde yoğunlaşan baş-yüz ağrısı yaşayan pek çok kişi doğrudan antibiyotiklere sarılırken, uzmanlar tablonun göründüğü kadar basit olmadığına dikkat çekiyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) küresel sürveyans verileri de tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, dünya genelinde yaygın bakteriyel enfeksiyonların yaklaşık altıda biri artık antibiyotik tedavilerine yanıt vermiyor. Uzmanlar, gereksiz ve bilinçsiz ilaç tüketiminin bu direncin bir numaralı itici gücü olduğunu vurguluyor.

"HER BURUN AKINTISI VE SİNÜZİT BAKTERİYEL DEĞİLDİR"
Hastalık belirtilerinin şiddetli seyretmesinin doğrudan antibiyotik kullanımı gerektirmediğini açıklayan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Özlem Atmış, sürecin klinik seyrine odaklanılması gerektiğini belirtti:
"Üst solunum yolu enfeksiyonlarında tıkanıklık, geniz akıntısı, öksürük ve yüzde dolgunluk basıncı çok sık karşılaşılan durumlardır. Ancak bu semptomların varlığı tek başına tablonun bakteriyel olduğunu ya da acilen antibiyotiğe başlanması gerektiğini göstermez. Aynı durum sinüzit için de geçerli. Birkaç gündür geçmeyen tıkanıklık hemen antibiyotik almayı gerektirmez. Bizim için belirleyici olan; hastalığın başlangıç şekli, ne kadar süredir devam ettiği ve zaman içinde nasıl bir seyir izlediğidir. Viral ve post-viral dönemleri bakteriyel tablodan titizlikle ayırmadan ilaca karar vermek son derece yanlıştır."
"İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA İLAÇLAR ETKİSİZ KALABİLİR"
Uluslararası tedavi kılavuzlarına atıfta bulunan Dr. Atmış, antibiyotiklerin bilinçsiz tüketiminin gelecekte yaratacağı büyük tehlikeye işaret etti:
"Gerektiğinde antibiyotikten kaçınmak ne kadar riskliyse, gerekmediği halde kullanmak da o denli tehlikelidir. Gereksiz kullanılan her kutu ilaç sadece bugünkü tedavimizi etkilemekle kalmaz, genel bağışıklık dengesini sarsar ve bakterilerin direncini artırır. Çok kıymetli bir tedavi aracı olan bu ilaçlar direnç geliştirdiğinde, gerçekten hayat kurtarması gereken kritik bir anda tamamen işlevsiz hale gelir. Mesele, doğru ilacı doğru hastada ve doğru zamanlamayla kullanmaktır."
7. FONKSİYONEL TIP KONGRESİ’NDE MASAYA YATIRILACAK
Üst solunum yolu hastalıkları, sinüs sağlığı, mikrobiyota dengesi ve küresel antimikrobiyal direnç sorunu, 23-25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 7. Fonksiyonel Tıp Kongresi'nin ana gündem maddeleri arasında yer alacak. Yaklaşık 300 hekim, 300 eczacı ve beslenme uzmanının bir araya geleceği kongrede; kronik hastalık yönetimi ve bilinçli ilaç kullanımına dair güncel tıp yaklaşımları çok yönlü olarak tartışılacak.
