İş yerinde, sohbet esnasında veya en kritik anlarda ortaya çıkan aşırı gündüz uykululuğu, modern yaşamda pek çok kişinin ortak şikayetleri arasında yer alıyor. Gün boyu süren halsizlik ve dinmeyen esneme nöbetlerinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Nöroloji Uzmanı Uz. Dr. Demet Aslan, altta yatan nedenlerin doğru analiz edilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

"7-8 SAAT UYUSANIZ BİLE BEYNİNİZ DİNLENEMİYOR OLABİLİR"
Gündüz aşırı uyku halinin en yaygın tıbbi nedeninin uyku apnesi olduğunu vurgulayan Uz. Dr. Demet Aslan, sorunun kaynaklarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Uyku apnesi gündüz uykusuzluğunun en temel kaynağıdır. Gece yaşanan solunum duraklamaları, beynin derin ve dinlendirici evreye geçişini engeller. Kişi bütün gece kesintisiz uyuduğunu düşünse de beyin gerçek anlamda dinlenemediği için gündüz aşırı bir yorgunluk ve uyku baskısı ortaya çıkar. Bunun yanı sıra beynin döngüyü yönetemediği narkolepsi tablosunda, kişi yemek yerken veya konuşurken bile ani ataklar yaşayabilir. Gece boyunca istemsiz bacak hareketlerine yol açan Huzursuz Bacaklar Sendromu da uyku bütünlüğünü parçalar."
MAVİ IŞIK, VİTAMİN EKSİKLİKLERİ VE İLAÇ ETKİSİ
Gündüz sersemliğine yol açan çevresel ve biyolojik faktörlere de değinen Aslan; düzensiz uyku saatleri, vardiyalı çalışma düzeni ve yatmadan hemen önce telefon veya televizyon ekranından yayılan mavi ışığa maruz kalmanın biyolojik saati altüst ettiğini aktardı. Ayrıca D ve B12 vitamini yetersizlikleri ile tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve alerji tedavisinde kullanılan antihistaminiklerin de gün içinde kronik uyku hali oluşturabileceği ifade edildi.
KESİN TEŞHİS İÇİN İKİ KRİTİK TEST
Özellikle araç kullanırken veya çalışırken uyuyakalma riski taşıyan bireylerin vakit kaybetmeden uzmana başvurması gerektiğinin altını çizen Uz. Dr. Demet Aslan, teşhis aşamasını şu sözlerle anlattı:
"Yeterli uykuya rağmen gündüz ayakta durmak zorlaşıyorsa çözüm uyku laboratuvarından geçmektedir. Durumun net teşhisi için genellikle iki temel yöntem uygulanır. Gece boyunca uyku yapısını, solunum ritmini ve evreleri takip eden Polisomnografi testi ile gündüz kişinin ne kadar sürede uykuya daldığını ve REM evresine geçiş hızını ölçen MSLT (çoklu uyku latans testi) sayesinde uykusuzluğun asıl kaynağı net olarak ortaya konur."
