Sansürle sanat yapılmaz

Sansürle sanat yapılmaz

Burak Demir, ‘Şevkat Yerimdar’ dizisinde mahallenin muhtarı Niko karakterini oynuyor. Internet dizilerinde oyunculuğun ve senaryonun daha özgür olduğunu söyleyen Demir, “Umuyorum ki televizyon dizileri de böyle olsun. Tabii yaş uyarıları ve şiddet içerikli uyarılar olsun ama çok fazla kısıtlandığında bir şey anlatamazsınız” diyor.

IŞIL ÇALIŞKAN

Muhteşem Yüzyıl’ın Hüseyin Çavuş’u, Arka Sokaklar’ın Sidar’ı Burak Demir bu kez izlenme rekorları kıran ‘Şevkat Yerimdar’ dizisinde Niko karakteriyle izleyici karşısında. Aynı isimli romantik komedi türündeki filminden uyarlanan dizinin oyuncu kadrosunda Özgürcan Çevik, Başak Parlak, Salih Kalyon, Pascal Nouma rol alıyor. Dizide babası Türk, annesi Rum mahallenin muhtarı Niko’yu canlandıran Demir, kullandığı lehçenin dozunda ve abartısız olmasına özen gösterdiğini söylüyor. Demir’le rolü ve oyunculuk üzerine konuştuk.

Şevkat Yerimdar bir film projesiyken sonradan dizi projesine dönüştürüldü. Siz projeye nasıl dahil oldunuz?

Filmde de Niko diye bir karakter vardı. Bana gelen sadece bu projedeki Niko karakterini benim oynamamı istedikleri. Sonrasında filme biraz baktığımda dizideki gibi çok yoğun bir karakter olmadığını gördüm. Ben karakteri çok sevdim. Çok ters köşe ve çok dişi bir rol. Niko’nun babası Türk, annesi Rum. Ben o gendeki kırıklığı elimden geldiğince vermek istedim.

O lehçeye nasıl hazırlandınız? Özellikle komedide şivelerin abartma durumu vardır. Siz bunun önüne geçmek için ne yaptınız?

Oyuncu bir arkadaşımın eşi Rumca ve Yunanca’ya çok hakim. Ondan yardım aldım. Yönetmenimiz Bülent İşbilen’e birgün çekimler başlamadan önce örnek gösterdim. Çok dozunda ve sade buldu. Çok şükür dozu kaçmamış herkes çok seviyor. Dizide canlandırmaya çalıştığımız hikayeler çok absürt. Onun üstüne bir de siz koyduğunuz zaman çok göze batar ve iter.

Niko karakterinin sizi zorladığı zamanlar oluyor mu?

Olmaz olur mu bazen kafam karışıyor. Sürekli o lehçeye sahip çıkmaya çalışmak zorluyordu. Lehçeyi bazen kaçırıyordum. Ama tekrarlarla alışıyorsun ve daha da normale dönüşüyor.

Niko’nun bilgiç bir yanı da var...

Bütün mahalle ‘Niko konuşur biz anlamayız’ diyor. Ama Niko ne derse de çıkıyor tabii böyle bir yanı da var. Felsefe, tasavvuf okumuş. O kadar çok okumuş ki bazen kafası karışıyor. Önce absürt gelip sonrasında ‘evet ya gerçekten böyle’ dedirtecek birçok lafı var. Şems’ten, Mevlana’dan konuşuyor. Sakin bir enerjisi var. Onu çok seviyorum ben. Öyle verilmeyebilirdi ama ben öyle yorumlamak istedim. Çünkü Şevkat’e sözü geçen tek insan. Şevkat dinlemiyormuş gibi görünse de bir akıl hocası hikâyesi var ortada. Ama bu bir komedi dizisi olduğu için mahalle komedisinde daha naifçe yorumlamak gerekiyordu herhalde. Ne mutlu bana ki herkes çok sevmiş.

Dizi oyunculuğunun yanı sıra tiyatro oyunculuğu da yapıyorsunuz. Sizin için hangisi daha önde gelir?

Ben gerçekten ayırmıyorum. İkisinin dinamikleri farklı. Ben setlerde büyüdüm. 21 yaşından beri setlerdeyim. Bizim Evi Halleri ile başlayıp bu yaşıma kadar gelen bir süreç. O yüzden çok değer veriyorum. Üst üste olmadığı sürece uzun saatler çalışmaktan mutluyum. Şartlarımız iyi olduğu sürece tabii ki. Ben ayıramıyorum. Çünkü setin de dinamiği farklı. Tiyatroda iki, iki buçuk saatlik bir sürece giriyorsunuz. Hiç kopmadan sürdürmek mümkün değil. Ruhunuz hastalanır. Dizide biraz önünden biraz sonundan çekiyorsun. İşin teknik tarafı çok fazla. İkisi başka teknikler, bu da işin püf noktalarıyla alakalı.

Türkiye’de komedi türünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim diziyle ilgili aldığımız en güzel dönüş, ‘Gülmeyi özlemişiz’ oldu. İnsanımızın düşünmemeye ihtiyacı var. Çünkü o kadar çok problem yaşıyoruz ki. Ülke olarak sürekli koşuşturma halindeyiz. O nedenle insanlar akşam eve geldiğinde bir saat kafa dağıtmak istiyor. O yüzden biz bu dizide arkası yarından ziyade biraz daha sahnelerin skeç skeç olduğu ve çok düşünmeye fırsat vermeden eğlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü mesleğin çıkış noktası zaten eğlendirmek. Drama da yapsanız eğlendirmektir. Zaten sanat bu yüzden vardır.

Son dönemde internet dizilerine de çok fazla yönelim var. Dizi sektörünün geleceğini nerede görüyorsunuz? Televizyon dizilerinin yerini alır mı sizce?

Bu bir ticaret olduğu için sadece internet dizilerine döneceğini sanmıyorum. İnternet dizilerinde senaryo konusunda ve oyunculuklarda daha özgürüz. Televizyonda yayınladığınız bir şeye dünya kadar müdahale var. Umuyorum ki televizyon dizileri de böyle olsun. Tabii yaş uyarıları ve şiddet içerikli uyarılar olsun. Başımız üstüne. Ama o kadar kısıtlandığın zaman hiçbir şey anlatamazsınız insanlara. İster komedi, ister drama yapın. İnternet şuan daha özgür ve dünya zaten böyle ilerliyor. Ama ben sanmıyorum televizyon dizilerinin biteceğini. Mümkün değil. Sonuçta bu bir ticaret ve ticareti bitiremezsiniz.

REYTİNG OYUNCUNUN İŞİ DEĞİL

Bazen uzun süreli olmayan yaz dizileri çok seviliyor. Dizinin halk tarafından beğenilme kriteri nedir?

Seyirci bazı projelerde yaşamak istediği ve hep hayal ettiği diziyi izliyor. Sahnede hayal ettiğimiz şeyleri seviyoruz. Açıkçası bunca yıldır bu işi yapıyoruz ama bazen ben bile anlamıyorum. Bir dizi neden tutar? Reyting oyuncunun işi değildir ama ne yazık ki biz bile açıp bakıyoruz ne kadar reyting aldığına. Bu, paranın döndüğü bir hikâye, bir ticaret. Çünkü bu reytingi alamazsak, o kanaldan bize ‘güle güle’ diyorlar. Bu bir oyuncu, yönetmen, senaryo, kadro başarı kriteri değil. Bir çok parçanın bir araya gelmesi. Öyle projeler var ki her şey iyi ama tutmuyor. Gerçekten anlayamıyorum. Hiç belli olmuyor.

Yeni projeleriniz neler?

Şevkat Yerimdar devam ediyor. Umuyorum ki halkın sevdiği bu projeye devam edelim. Onun dışında Kadıköy Entropi Sahne’de ‘Ebedi Barış’ oyununa devam edeceğiz. Bu ayın 6’sında Göztepe Özgürlük Parkı’ndaki Tiyatro Festivali’nde oynuyoruz. Entropi Sahne ile kesin olmamakla beraber bir oyun daha çalışmayı düşünüyoruz. Seslenen Kitap her zaman devam edecek benim için. Onun dışında bir sinema filmi için görüşüyorum.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN