Drago Gabric, trafik kazası sonrasında yaşadıklarını ilk kez KARAR'a anlattı: Kendimi kimsesiz hissettim

Drago Gabric, trafik kazası sonrasında yaşadıklarını ilk kez KARAR'a anlattı: Kendimi kimsesiz hissettim

2009-2011 arasında Trabzonspor formasını terleten Hırvat futbolcu Drago Gabric, KARAR’ın sorularını yanıtladı. 2011 yılında geçirdiği trafik kazası sonrasında yoğun bakımda tedavi gören Gabric, Trabzonspor’un kendisinin sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesi hakkında “Benim için çok büyük bir şok oldu, beni derinden yaraladı. O an etrafımda kimsem kalmamış gibi hissetmiştim, yeni bir kulüp aramak zorundaydım ama kelimenin tam anlamıyla daha henüz zor yürüyebiliyordum” ifadelerini kullandı.

Hırvatistan 3. Lig ekibi NK Zagora Unešić formasını terleten Trabzonspor’un eski yıldızı Drago Gabric, Türkiye’de Trabzonspor forması terlettiği dönem hakkında çarpıcı ifadeler kullandı.

KARAR’ın sorularını yanıtlayan Trabzonspor’un eski yıldızı, 2011 yılında geçirdiği trafik kazası sonrasında yoğun bakımda tedavi gördüğü dönemde Trabzonspor’un kendisinin sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesi sonrasında büyük bir üzüntü yaşadığını ifade etti.

2009-2010 sezonunun yaz transfer döneminde 2.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında transfer olduğu Trabzonspor forması altında Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşayan Hırvat futbolcu Drago Gabric, 2010-2011 sezonunu Ankaragücü forması altında geçirmiş ve Ankaragücü’nde Trabzonspor’a attığı gol ile o sezon Bordo-Mavili ekibin şampiyonluk yarışında 2 puan kaybı yaşamasına neden olmuştu.

2011 yılının yazında ülkesinde trafik kazası geçirerek yoğun bakımda tedavi gören Gabric, Trabzonspor forması terlettiği günler hakkında ve geçirdiği trafik kazası sonrasında yaşadıkları hakkında ilk kez konuştu.

gabre.jpg

Hırvat futbolcu, kazadan sonra Trabzonspor’un kendisinin sözleşmesini feshetme kararı aldığı dönemde büyük bir şaşkınlık yaşadığını açıkladı. Gabric, Bordo-Mavili ekibin bu tavrı nedeniyle kendisini ‘kimsesiz’ hissettiğini vurguladı. Gabric, kazadan sonra Bordo-Mavili kulüpten kendisini çok az kişinin aradığının da altını çizdi.

Türkiye’de halen Trabzonspor’u desteklediğini belirten ve Bordo-Mavili taraftarların takımlarına duyduğu tutkuyu unutamadığını vurgulayan Gabric, Ankaragücü’nden takım arkadaşı olan Trabzonspor teknik adamı Fatih Tekke hakkında ise dikkat çekici ifadeler kullandı.

Sözü fazla uzatmadan Drago Gabric ille yaptığımız röportaj ile sizleri baş başa bırakalım.

Trabzonspor’a transfer olurken düşüncelerin nelerdi? O dönemde arkadaşınız Cale de Trabzonspor’da oynuyordu ve daha önce Hırvat forvet Vugrinec de Trabzonspor formasını giymişti. Bu isimler sana Trabzon şehri ve Trabzonspor hakkında olumlu ya da olumsuz neler anlattı?

Drago Gabrić: Milan Rapajić bana ilk olarak Türkiye’deki "Dört Büyük” takımdan birinin beni istediğini ama bu kulübün İstanbul’da olmadığını söylemişti. Ardından da o şehrin tamamen kulüple yatıp kalktığını ve çok ateşli taraftarları olduğunu anlatmıştı.

FENERBAHÇE GALİBİYETİ SONRASINDAKİ KUTLAMA MUHTEŞEMDİ

Trabzonspor’daki ilk sezonunda takım sezonu Türkiye Kupası şampiyonu olarak tamamlamıştı. Şanlıurfa’da Fenerbahçe’ye karşı oynanan final maçının kadrosundaydın. O maç ve sonrasında Trabzon’daki kutlamalar hakkında neler hatırlıyorsunuz?

Drago Gabrić: O finalden en çok Şanlıurfa’daki galibiyeti hatırlıyorum. Hava inanılmaz sıcaktı. Açık otobüsle yaptığımız kutlama gerçekten muhteşemdi. Finalde oyuna giremediğim için üzgündüm çünkü Şenol Güneş döneminde sürekli oynuyordum. Ama en önemlisi kupayı kazanmamızdı.

HIRVATİSTAN KADROSUNA SEÇİLMEK İÇİN TRABZONSPOR’DAN KENDİ İSTEĞİMLE AYRILDIM

Ertesi sezon Ankaragücü’ne kiralık gittin. Bu senin kendi kararın mıydı, yoksa Trabzonspor mu seni kiralık olarak göndermek istedi?

Drago Gabrić: Bu tamamen benim kendi isteğimdi. Çünkü Hırvatistan Milli Takım teknik direktörü Slaven Bilić, Şenol Güneş yönetiminde düzenli olarak ilk 11 oynamadığımı görüyordu ve bana, böyle devam ederse beni milli takıma çağırmayacağını söylemişti.

Şenol Güneş ile konuşmaya gittiğimi hatırlıyorum; ona Ankaragücü’nün beni istediğini ve Bilić ile yaptığım görüşmeden dolayı düzenli olarak ilk 11 oynamak istediğimi söyledim. O ise bana takımda kalmamı istediğini, Yattara ve Burak Yılmaz ile formayı paylaşacağımı söyledi.

Ben bunun benim için yeterli olmadığını ve gidip oynamak istediğimi belirttim. Bunun üzerine bana öfkeyle Türkçe olarak "Hadi, git git!" dediğini çok iyi hatırlıyorum.

ŞENOL GÜNEŞ TRABZONSPOR İÇİN BİR İKON, ONA SAYGI DUYUYORUM

Trabzonspor’daki teknik direktörün Şenol Güneş ile ilişkin nasıldı? Onun hakkında ne düşünüyorsun? İlişkiniz nasıldı?

Drago Gabrić: Şenol Güneş, Türk futbolunun ve Trabzonspor’un bir ikonu. Ona çok büyük saygım vardı. Hugo Broos dönemine kıyasla onun döneminde daha az süre almış olsam da kendisine büyük bir hürmet ve saygı besliyorum. Tam anlamıyla olması gerektiği gibi, tamamen profesyonel bir ilişkimiz vardı.

O GOLÜ ATTIĞIMDA MUTLU VE GURURLUYDUM

2010-2011 sezonunda 1-1 biten Trabzonspor-Ankaragücü maçında bir gol attınız. O golü attığınızda neler hissettiniz?

Drago Gabrić: O maçta teknik direktör Ümit Özat beni kaptan yapmıştı. Ben Ankaragücü’nün Yattara ise Trabzonspor’un kaptanı olarak sahadaydı. Trabzonspor’un çok güçlü bir kadrosu vardı ama biz de Ankaragücü’nde o sezon çok iyiydik; sanırım ligi 5. bitirmiştik. 1-1’lik golü attığımda çok mutlu ve gururluydum çünkü aslında sadece Şenol hocaya ve bana inanmayan bazı insanlara hata yaptıklarını göstermek istemiştim.

Picture background

TRABZONSPOR’A VE TARAFTARLARINA SAYGI DUYDUĞUM İÇİN GOLE SEVİNMEDİM

O sezon Trabzonspor, Süper Lig'i Fenerbahçe ile aynı puanda bitirdi ancak Fenerbahçe sezon sonunda şampiyonluk kupasını kaldıran taraf oldu. Bunu görünce, o dönemde ya da daha sonra "Keşke o golü atmasaydım" diye düşündün mü?

Drago Gabrić: Facebook üzerinden bana "attığın gol şampiyonu belirledi" şeklinde mesajlar gelmeye başladığını hatırlıyorum. Ancak kötü niyetli veya kötü hiçbir mesaj olmadığını da çok iyi hatırlıyorum; çünkü taraftarlar Trabzonspor’u ne kadar çok önemsediğimi biliyorlardı. Zaten Trabzonspor’a ve taraftarlara olan saygımdan dolayı, Ankaragücü formasıyla o 1-1’lik golü attığımda sevinmek istemedim, kutlamadım.

TRABZONSPOR İÇİN HER ZAMAN YÜZDE YÜZÜMÜ VERDİM

Hatırladığım kadarıyla Trabzonspor taraftarı o maçta seni alkışlamıştı. Yanlış hatırlamıyorsam maçtan sonra "Trabzon benim takımım" bile demiştiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Drago Gabrić: Muhtemelen Trabzonspor için her zaman yüzde yüzümü verdiğimi biliyorlardı. O kulüp bana saygı gösterdi, kulüpteki herkesle ve taraftarlarla çok iyi ilişkilerim vardı. Sonuçta futbol taraftarlar için oynanır.

Futbol kariyerinde kutlamadığın tek gol o gol mü? O golü attığın için üzüldün mü?

Drago Gabrić: Kutlamadığım tek gol o değildi. Zadar forması giyerken Split’te eski takımım Hajduk’a gol attığımda da aynı şekilde gol sevinci yaşamamıştım.

TRABZON’DA İNSANLAR TRABZONSPOR İÇİN YAŞIYOR

Trabzonspor’a transfer olduğun için hiç pişmanlık duydun mu? Geri dönebilseydin neleri değiştirirdin? Trabzonspor deneyiminin beklentileri tam olarak karşılayamamasının temel nedeni neydi?

Drago Gabrić: Trabzonspor’a geldiğim için asla ama asla pişman olmadım. Şehir yapı olarak Split’e çok benziyor. İnsanlar tamamen kulüple yaşıyor. Belki özel hayatınız, mahremiyetiniz pek olmuyordu ama bu durum beni hiç rahatsız etmedi.

Futbol ve Spor Haberleri | Maç Özetleri | Canlı Maç Sonuçları

KAZADAN SONRA TRABZONSPOR SÖZLEŞMEMİ FESHETTİNDE ŞOK YAŞADIM BU BENİ DERİNDEN YARALADI BU, AKLIMIN UCUNDAN BİLE GEÇMEYEN BİR DURUMDU

Trabzonspor’dan ayrılış sürecini anlatır mısın? Kazadan sonra Trabzonspor, sözleşmeni tek taraflı feshetti. Bu kararı almadan önce sana haber verdiler mi, yoksa bu durum senin bilgin dışında mı gelişti? Sözleşmenin feshedilmesini bekliyor muydun?

Drago Gabrić: Bu süreç bende hiç hoş anılar bırakmadı. Trafik kazasından yaklaşık bir ay kadar sonra kulübün sekreteri beni aradı ve "E-postayı aldın mı?" diye sordu. Ben de şu an e-postaların aklımın ucundan bile geçmediğini, durumumu bilmediğimi söyledim. O da bana "Bir bak, sonra tekrar konuşalım" dedi. E-postayı açıp baktığımda sözleşmemin feshedildiğini gördüm. Dürüstçe söyleyeceğim, benim için çok büyük bir şok oldu, beni derinden yaraladı.

Haberi alınca ilk olarak babama ne dediğimi hatırlıyorum; o an etrafımda kimsem kalmamış gibi hissetmiştim, yeni bir kulüp aramak zorundaydım ama kelimenin tam anlamıyla daha henüz zor yürüyebiliyordum. Çünkü iyileşmesi ciddi zaman alacak yaralarım vardı. Kulübün sözleşme feshiyle ilgili e-postası ise tam olarak bu durumdayken geldi.

Kazadan sonra Trabzonspor eşofmanlarıyla antrenman yaptığın fotoğrafları hatırlıyorum. Kulübün bu konudaki kararı hakkında ne düşünüyordun?

Drago Gabrić: Antrenman yapıyordum çünkü o anki resmi kulübüm hâlâ orasıydı. Kulübün eşofmanıyla çalışıyordum çünkü o sırada resmi olarak hâlâ Trabzonspor’un bir parçasıydım. Fesih e-postası zaten o döneminin hemen ardından geldi.

Gabric'in Trabzon aşkı!

TRABZONSPOR’A AÇTIĞIM DAVAYI SÜRDÜRSEYDİM ÇOK BÜYÜK BİR TAZMİNAT KAZANACAKTIM AMA BEN BU SÜRECİN BİTMESİNİ İSTEDİM

Yaşananlardan sonra bu karara itiraz ettiğin ve Trabzonspor’u FIFA’ya şikayet ettiğin öne sürüldü. Hatta sonunda bir anlaşmaya vardığınız ve Trabzonspor’un sana 347 bin euro ödediği iddia edildi. Bu doğru mu? O süreci anlatır mısınız?

Drago Gabrić: Evet, bu doğru. Bu miktar karşılığında karşılıklı anlaşmaya vardık. Sözleşmemde kalan ve ödenmeyen 2 yıllık alacağım için dava açmıştım ama Trabzonspor’un sunduğu, normalde kalan 2 yıl için hakkım olan tutardan çok daha düşük olan bu anlaşma teklifini kabul ettim. Eğer davayı sonuna kadar sürdürmek isteseydim çok daha büyük bir tazminat alabilirdim. Çok fazla insan bana deli olduğumu, sonuna kadar gitmem gerektiğini ve davayı kesinlikle kazanacağımı söyledi. Ama ben sadece bu sürecin bir an önce bitmesini ve o sırada futbola geri döndüğüm kulübüm olan Hajduk Split’e kendimi tamamen vermeyi istedim.

KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM, BANA GÖSTERİLEN SOĞUK TAVRI DERT ETMİYORUM

Dönemin Trabzonspor başkanı Sadri Şener’e ya da teknik direktör Şenol Güneş’e karşı bir kırgınlığın var mı? Sana haksızlık yapıldığını düşünüyor musun?

Drago Gabrić: Dürüst olmak gerekirse hiç kimseye kırgın değilim veya içerlemiyorum. Belki onlar kulübün çıkarlarını korumaya çalışıyorlardı, ben de kendimi korumak istedim.

Sadece, o dönemde benim tam olarak neler yaşadığımı bilmiyorlardı çünkü kendileri böyle bir trajediyi bizzat deneyimlememişlerdi. Bu yüzden, o kararı alırken gösterdikleri o soğuk tavrı dert etmiyorum, darılmıyorum. Sağlığımla ilgili şu an hiçbir problemim yok. Her şey tamamen geçmişte kaldı, artık bunu aklıma bile getirmiyorum.

KAZADAN SONRA BENİ TRABZONSPOR’DAN SADECE CALE ARADI

Kazadan sonra Trabzonspor’dan herhangi biri sizinle iletişime geçti mi veya durumunuzu sordu mu?

Drago Gabrić: Kazadan sonra kulüpten beni arayıp nasıl olduğumu soran insan sayısı çok ama çok azdı. Hiç kimse aramadı diyebilirim... Arayan tek kişi tercümandı. Adını şu an tam hatırlayamıyorum... Evet, Halil! (Halil Yazıcıoğlu). Bir de Cale beni her gün düzenli olarak arıyordu. Onun dışında kulüpten başka gerçekten birinin arayıp sormadığından eminim, sanırım kimse aramadı. Ancak taraftarlardan kelimenin tam anlamıyla sayısız destek mesajı aldım.

TRABZON’UN TEK OLUMSUZ YANI UZAKLIKTI

Geriye dönüp baktığınızda, Türkiye’de ve Trabzonspor’da geçirdiğiniz zamanı hem olumlu hem de olumsuz nasıl hatırlıyorsunuz?

Drago Gabrić: Tek olumsuz taraf Trabzon’un coğrafi olarak uzaklığıydı; her deplasman maçı için uçağa binmek zorundaydık. İşte pek çok olumlu anının yanındaki tek negatif durum buydu. Büyük bir sahnede futbol oynadım, dünya çapında oyuncularla tanıştım. Arda, Emre, Guti ve Roberto Carlos’a karşı oynadım, Simão Sabrosa ile aynı sahada oynadım... Ama sahadaki duruşu ve karizmasıyla bende en çok iz bırakan, en büyük figür kesinlikle Quaresma oldu.

TÜRKİYE'DE HALA TRABZONSPOR'U DESTEKLİYORUM

Türkiye Ligi’ni ve Trabzonspor’u takip ediyor musunuz? Trabzonspor dört yıl önce şampiyon oldu. Bu şampiyonluktan haberin var mı?

Drago Gabrić: Elbette ligi ve Trabzonspor’u yakından takip ediyorum. Tabii ki o şampiyonluk unvanından haberim var. Türkiye’de hâlâ kesinlikle Trabzonspor’u destekliyorum.

FATİH TEKKE TRABZONSPOR'U HARİKA ŞEKİLDE YÖNETİYOR

Son aylarda yıllarda ve Nenad Bjelica ve Orsic gibi Hırvat isimler Trabzonspor’da görev aldı. Onlar hakkında ne düşünüyorsun?

Drago Gabrić: Oršić, NK Rijeka’da kısa bir süre benimle birlikteydi, üst düzey bir oyuncu. Nenad Bjelica ise büyük bir teknik direktör. Bu arada benim de UEFA A Lisansım var; dürüst olmak gerekirse onun (Bjelica) röportajlarını ve podcast'lerini izledim, futbola bakış açısını ve taktiksel felsefesini çok ama çok beğeniyorum. Büyük bir teknik adam olduğu ve başarıya nasıl ulaşacağını tam olarak bildiği çok net görülüyor. Trabzonspor’u daha uzun süre çalıştıramamış olmasına üzüldüm.

Ankaragücü’ndeki takım arkadaşınız Fatih Tekke şu anda Trabzonspor’un teknik direktörü. Onu nasıl hatırlıyorsun? Onunla ilişkin nasıldı?

Drago Gabrić: Ankaragücü’nde herkesle harika bir ilişkim vardı; Slovaklar, Çekler vardı, oldukça uluslararası bir takımdık. Fatih Tekke o dönem kariyerinin son demlerindeydi. Sakin ve içine kapanık biri olmasına rağmen hepimiz ona büyük saygı duyuyorduk ve bizimle olmasından gurur duyuyorduk. Onun bir Trabzonspor efsanesi olduğunu zaten biliyordum. Şu an Trabzonspor'u harika bir şekilde yönetiyor olmasından dolayı çok mutluyum; çünkü Trabzonspor'un mentalitesini ve dokusunu en iyi bilen isim o, kesinlikle nokta atışı bir tercih.

ONUN BÜYÜKLÜĞÜ, EFSANE OLDUĞUNU KİMSENİN GÖZÜNE SOKMAMASINDAN GELİYORDU

Örneğin Hırvatistan'da Türkiye ligi, Avrupa'nın 5 büyük ligine kıyasla daha az takip edilir ama buradaki arkadaşlarıma "Ankaragücü'ne gittim, orada Fatih Tekke oynuyordu" dediğimde, hepsi oranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu hemen anlarlardı. Fatih Tekke'nin büyüklüğü, Türkiye futbolu için ne kadar devasa bir yıldız ve efsane olduğunu hiçbir zaman kimsenin gözüne sokmamasından geliyordu.

Picture background

TRABZONSPOR’UN ŞAMPİYONLUK KUPASINI KAZANAMAMASINA ÜZÜLDÜM

2010-2011 sezonu hakkındaki düşüncelerin neler? O sezon Ankaragücü’nde oynuyordun. Sezon sonunda Fenerbahçe şampiyonluk kupasını müzesine götürdü. Trabzonspor ise UEFA’nın kararıyla Şampiyonlar Ligi’ne kabul edilirken, Fenerbahçe UEFA turnuvalarından men edilmişti. O sezon hakkında düşüncelerin neler?

Drago Gabrić: Çok çalkantılı bir sezondu. Son saniyeye kadar hiçbir şey belli olmadı. Sonunda puanlar eşitti. İşte futbolu dünyanın en büyük ve en popüler sporu yapan şey de bu. Trabzonspor Şampiyonlar Ligi'ne gitmiş olsa da o şampiyonluk kupasını kazanamadığı için üzgünüm. Şimdi 15 yıl sonra geriye dönüp baktığınızda; ben Trabzonspor’un şampiyonluk kupasını almasını ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gitmesini tercih ederdim. Çünkü günün sonunda sadece resmi şampiyonluklar sayılır.

Şu an ne yapıyorsun ve gelecek için planların neler? Futbol dünyasında kalmak istiyor musun?

Drago Gabrić: Hâlâ futbol oynuyorum. NK Zagora Unešić takımındayım. 3. NL Jug’da oynuyorum. UEFA A lisansım var, teknik direktör olmak istiyorum.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN