Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, AA’ya yaptığı açıklamalarda hem Türk futbolundaki bahis soruşturmasına hem de hakemler, yabancı kuralı, yayın gelirleri ve A Milli Takım gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bahis soruşturmasının federasyonun girişimiyle başlatıldığını vurgulayan Hacıosmanoğlu, daha önce futbolcular ve hakemlerle ilgili incelemeler yapıldığını, şimdi ise kulüp yöneticilerine yönelik verilerin beklendiğini söyledi. Son 5 yıl içinde görev yapan ya da görevden ayrılan yaklaşık 7 bin yöneticiye ait bilgilerin gelecek hafta TFF’ye ulaşacağını ifade eden Hacıosmanoğlu, sürecin bakanlık ve bahis şirketlerinden alınan veriler üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
"AVRUPA'NIN EN AZ HATA YAPAN HAKEMLERİ BİZDE"
Türk hakemlerinin 5 büyük ligdeki (İspanya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya) hakemlere göre çok daha az hata yaptığını belirten Hacıosmanoğlu, "Bu üzerinde çok konuşulacak bir konu. Önce insanlar ne istiyor, ona karar vermeleri lazım. Herkesin kendine istediği ortamda kaos kelimeleri kullanılmak zorunda kalıyor. Burada adil olan hak edileni istemek. Bizim hakemler futbolun en sıcak karnı. Bir taraftan bakıyorsunuz, ben hep söylüyorum sadece sporla ilgili söylemiyorum, yıllardır varlıklarını oturdukları makamlara borçlu olanlar o makamlardan kalkınca bir hiç oldukları için o makamlar çok önemli. Devletin hangi birimine, hangi makama bakarsanız bakın o makama bir şey katanlar kendileri alıp gidiyorlar. Kendileri 100 hata yapabiliyorlar ancak hakem kardeşlerimiz sahada 2 hata yapınca kendi kamuoyunu konsolide etmek, taraftarı arkasına almak için hakemlere, federasyona faturayı kesiyorlar" diye konuştu.
Futbolun marka değerinin korunması gerektiğini aktaran Hacıosmanoğlu, şöyle devam etti:
"Fatura hakemlere ve federasyona kesilince oyuncu 'başkanım birilerine kesiyor' diyor. Kendini sorgulamıyor. Kendi hatalarını telafi etmek için gayret sarf etmiyor. Biz bunu çok konuşuyoruz. Avrupa'nın 5 büyük ligi var, istatistiklere baksınlar UEFA'da da konuştuk bunu hatalarda en sondayız biz 5 büyük ligde. Futbolumuzun marka değerini korumak istiyorsak bu şekil gitmez. Yayıncı geliri az, hak ettiği değerde mi değil ama biz baltalıyoruz. 6,5 milyar pound İngiltere'nin yayın geliri. Düşen takıma 100 milyon pound veriyorlar. İngiltere'deki hatalara bakın burada olsa sizin söylediğiniz kelimeler değil yer yerinden oynar. 5 büyük ligden daha iyi durumdayız biz, birde Türk hakemliği travmaya uğramış. Biz bahis konusuna girdik, hakemlerin 3'te biri gitti. Hakemlerin yetişmesi lazım bu sadece federasyonun sorunu değil. Herkesin buna yardımcı olması lazım. Düzelteceğiz endişemiz yok ama futbol ailesi bu yapılanmaya sahip çıkmalı. O zaman daha çabuk mesafe alırsın. 5 büyük ligden daha az hata yapan hakem arkadaşlarımız var. Elbette bunun minimuma inmesini istiyoruz. Herkesin önce şapkayı önüne koyup kendini değerlendirmesi lazım."
MEDYA ELEŞTİRİSİ
Medyanın da hakem kararlarını fazla konuşarak hata yaptığını dile getiren Hacıosmanoğlu, "İngiltere'de maçtan sonra maç yorumlarını nasıl yapıyorlar 5-10 dakika. Bizde saatlerce sürüyor. O yorumları yapanların yüzde 80'i rica ediyorum Türk futboluna hizmet etmek istiyorlarsa karnelerini bir çıkarsınlar. Ben talimatla 5-0, 6-0 maç bitirenler biliyorum. Bu devletin bakanlıklarının sorunu. Biz futbolun kalitesini artırmak istiyorsak liglerin daha değerli hale gelmesini istiyorsak, millilerin erkekte kadında Avrupa ve dünya kupalarında yer almasını istiyorsak bu yapılanmada medya ayağı da çok önemli. Talk show yapar gibi futbola bir şey katamazsın. Bizim çalıştığımız yerde art niyetli olduğuna inandığımız insanın bizle yürüme şansı yok. Kulüpler memnun kalsın zorunluluğum yok. Doğruları yapıyorum kim memnun olursa olsun. Herkesi memnun edersen işini doğru yapmıyorsun demektir. Adil ve şeffaflıktan taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Maçların sahada kazanılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
“DÜNYA KUPASI'NDA TÜRK HAKEM OLMAMASI BENİM SORUNUM DEĞİL”
Yabancı hakem düşüncelerinin olmadığını vurgulayan Hacıosmanoğlu, şunları aktardı:
"Yabancı hakem bir kereye mahsustu. O günün atmosferine özeldi. Kendi hakemlerimizi korumak içindi. Biz hakemlerimize her türlü desteği veriyoruz. Yabancı hakeme neden ihtiyacımız olsun. Rahmetli Süleyman Demirel'in bir sözü var, 'benzin vardı da biz mi içtik?' Bizim yönetim süremizin sorunu değil bu. Hakemlik travmaya uğradı dedik, 3'te 1'i gitti dedik. Sizin bir tane elit hakeminiz var Dünya Kupası'na gidecek o da Halil (Umut Meler) hoca. Tasvip etmediğimiz nahoş bir olaydan dengesi yeni toparlandı. Olaylardan performansı düştü, kupaya gidemedi. Avrupa bölgesinden 13 tane hakem gitti. Şampiyonlar Ligi finalini yönetecek Alman hakem Dünya Kupası'nda yok. Almanya'dan bir tane gitti. Bu benim sorunum değil, faturasını kimse bana kesemez. Genç ve kadın hakemlerimize baksınlar Avrupa'da nasıl maçlar aldıklarını görsünler. Önümüzdeki Avrupa Şampiyonası sonrası Dünya Kupası'na üretmeye çalıştığımız genç, kimseye aidiyet duygusu olmayanlardan kaç tanesi gidecek göreceksiniz. FIFA hakemi yapacağız 2 sene profesyonel liglerde hakemlik yapması lazım. Gençleştirme operasyonu yaptığımız için genç gönderiyoruz. Gönderdik rica ettik, 'devrim yapmaya geldik' dedim. Süresini doldurmayan ilk sefer UEFA'da hakemleri FIFA hakemleri yaptılar. Bu çocuklara maç veriyorlar. Bunlar yetişip elit kategoriye gelecek. Bunun da süresini kısaltmaya çalışacağız. Normalde 4 senede çıkıyor ama dostluk ilişkilerimizle olabilecek en maksimum seviyeye çekeriz ama meyvelerini sonra alacağız. Bir sonraki şampiyonlara yetişirse sonra gitmezlerse faturasını bana kesebilirsiniz."
“LİGİN SONUCUNU HAKEMLER BELİRLEMEDİ”
İbrahim Hacıosmanoğlu, hakemlerin bu sezon ligin kaderinde belirleyici olmadığını ifade etti.
Eskiden hakemlerin sezonlarda belirleyici olduğunu aktaran Hacıosmanoğlu, "Hakemlerin lige etkisi olmadı. Eski sezonları hatırlayın. Hataları oldu ama sonuçta bir şeyi belirlemediler. Ligin kaderini hakemler belirlemedi ama eskiden belirliyordu." değerlendirmesinde bulundu.
"KULÜPLERİN BORÇ BATAĞINDAN KURTULMASI İÇİN HARCAMA LİMİTLERİ VERİYORUZ"
Tek tip sözleşme konusuna da değinen TFF Başkanı, şöyle konuştu:
"UEFA'nın, FIFA'nın talimatlarına göre hareket ediyoruz. O konuda iyi mesafe aldık. Yıllardır UEFA söylüyordu, yapılmamıştı biz tek tip sözleşmeye geçtik. İmaj hakları menajerlik hepsini tek sözleşmeye yazmak zorundasın. O konuda kulüplerin borç batağından kurtulması, kriterlere göre harcama limiti veriyoruz ama futbolun temel sorunu zaten. O konuda çelişki yok, talimata göre hareket ediyoruz ama bizde kurumsallık yok. Hoca sistemine göre kulüpler yönetiliyor. Büyük takımlara bakın 5 büyük lig hoca değişince bu onun kadrosu değil 15 oyuncu gönder 15 oyuncu al diyebilir mi? Real Madrid, Barcelona ya da Manchester United'da alabiliyor mu? Orada kulüplerin kendi politikaları var. Bunları düzeltecek merci biziz ama kulüp başkanı hocayı aldı kadroyu kurdu. Hoca beceremeyince yeni gelen hoca bu benim kadrom değil diyor. Hocanın ne kabahati var bu kadro onun değil diyor yöneticiler. Hocanın kadrosu olmaz kulübün olur."
FUTBOLDA YABANCI KURALI
Hacıosmanoğlu, yabancı oyuncu kuralına da değinerek, "Türkiye'de Göztepe'nin harcama limiti yok mesela. Sınırsız istediği kadar harcayabilir. Bir iki tane daha böyle kulüp var. Limitte sorun yok, limit hesabında da yok. Kulüplerin UEFA kriterlerine göre verdiği belgelerle harcama limiti veriyoruz. Kanun maddesi bu. UEFA kriterlerine göre sunulan belgelere göre veriyoruz. Seneye yabancı oyuncu sayısında değişiklik yok. 14 yabancıda 2 genç vardı bu sene, o 4'e çıktı. O doğrultuda devam ediyoruz. Bir değişiklik olmayacak hatta onu daha da nitelikli hale getirmek lazım ve o konuda çalışıyoruz. Her istediğiniz oyuncuyu buraya getiremeyeceksiniz, buna da çalışıyoruz." şeklinde görüş belirtti.
Şampiyonluk payını Anadolu kulüplerinin lehine düzelttiklerini aktaran Hacıosmanoğlu, fikstür çekimlerinde bir yanlış yapılmadığını ve değiştirecek bir şey olmadığını dile getirdi.
Hacıosmanoğlu, Süper Lig'de asgari ücretli futbolcu bulunuyor mu? sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Bize sözleşme geliyor. Eskiden çift sözleşme oluyordu. Futbolcu kulüple itilafa düştüğünde federasyona gelip hakkını savunabiliyordu. Talimatı değiştik, ikinci bir sözleşme ortaya çıkarsa oyuncu ve kulübe ağır yaptırımları var. Bize gelen sözleşmeler tek tip sözleşme. İkinci sözleşme çıktığında UEFA ve FIFA nezdinde arıza var. Süper Lig'de asgari ücretli herhalde oynayacak değildir. Amatörde oynuyordur."
YAYIN GELİRİNDEKİ ŞAMPİYONLUK PAYI
"İtiraz eden arkadaşlara söyledim. Tahkim'e itiraz olmadı. Avrupa'yı örnek alıyoruz ya hep, İngiltere'de eşit dağıtım yüzde 50, Fransa'da, İtalya'da yüzde 50, Almanya'da yüzde 53, İspanya'da 50. Bizde yüzde 37. Yüzde 11 diğer kriterler diye şampiyonluk başına para. Zaten şampiyonlar ligi ilk 5'te bitiriyor, mükafatını alıyorsun. Orada bir adaletsizlik vardı. Biz yüzde 11'i alıp yüzde 37'nin üstüne koyduk."
FUTBOLDA BAHİS SORUŞTURMASI
Hakemler, sporcular ve kulüp çalışanlarına yönelik bahis soruşturmasına değinen İbrahim Hacıosmanoğlu, "Bahis konusu farklı bir konu. Yapılması gerekiyordu. Futbolun temiz olması gerekiyor. Çocuklarımıza borcumuz var. Bu tip makamlarda fazla uzun süre oturmayabilirsiniz, ömrünüz kısa olabilir. Ama ben hep şuna dikkat ettim, yarınla ilgili hesabı biz yapamıyoruz. Adam gibi görevinizi yapabiliyor muyuz, biz onun peşindeyiz. Biliyorsunuz Ankara'da Nazilli maçı olmuştu. Beraberlik iki takımın da işine yarıyordu. Futbolcu gol atmaya gitmemiş, orta sahada kalmış buna bir şey diyemeyebilirsiniz. Ama sonra iki takımın da oyuncusu, malzemecisi, yöneticisi beraberliğe bahis oynayınca biz de bir bakalım dedik. Bakanlığa yazdık ve operasyona başladık. Bu işi sulandırmak isteyenler farklı yerlere çekebiliyor." ifadelerini kullandı.
Operasyonu kendi başlarına isim belirleyip yapmadıklarının altını çizen Hacıosmanoğlu, şunları kaydetti:
"Bakanlığa başvuruyoruz, onlar Spor Toto üzerinden datayı bize gönderiyor. Yine bu işi sulandırmak isteyenler var. Biz öyle bir sistem yaptık ki 3 kişiye zimmetledim bu işi. Hukuktan sorumlu yönetici bile PFDK'ye sevk edilmeden 1 gün önce öğrenebiliyor. Herhalde önümüzdeki hafta yöneticilerle ilgili veriler gelecek. Kriterlerimiz belli zaten. Eyüpspor başkanı konusunda farklı bir durum var. Akın Gürlek Bakanımıza teşekkür ediyorum. İstanbul Başsavcısı olduğu dönemde yoğun çalışıyordu. İlk geldiğinde ben kendisine 'Bizi kontrol edin.' demiştim. Biz sportif alana bakıyoruz, elimizde olan verileri kendilerine veriyoruz. Bir de onlar işin illegal kısmına bakıyor. Çok değerli çalışmalar yapıyorlar. İllegal yönden baktıklarında sportif yargının dışında TCK'ye göre suç teşkil edenlere operasyon yapıyorlar."
Bahis operasyonunda sırada kulüp yöneticilerinin olduğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, "Son 5 yılda görev yapan 7 binin üzerinde yönetici var. Liste bize geldikten sonra açıklanması 1,5 ay sürer. Süreç bitmedi. Hatta 'Üzerine gidemiyor.' diye yorum yapanlar da var. Ama bu bir süreç. Ben çağrı yaptım, 'Biz kendi kapımızın önünü temizleyeceğiz, kulüplerimiz de kendi kapısının önünü temizlesin.' demiştim. En geç 1 hafta 10 güne kadar listelerimiz gelir. Ondan sonra arkadaşlarımız çalışmaya başlayacak." diye konuştu.
"TFF ÖZERKTİR, UEFA VE FIFA'YA BAĞLIDIR"
Anayasa Mahkemesinin TFF Tahkim Kurulunun adil olmadığıyla ilgili aldığı karara ilişkin görüşünü bildiren İbrahim Hacıosmanoğlu, kurulun daha önce seçimle geldiğini ancak bu uygulamanın şu anda olmadığını hatırlattı.
Bu konuyla ilgili hazırlık yaptıklarını anlatan Hacıosmanoğlu, "Tahkim Kurulunun seçimle gelmesi, mali genel kurulda gündeme gelecek. Mali genel kurul, 7-8 Haziran'da yapılacak. Anayasa Mahkemesinin değerli başkanıyla görüştüm. Raporda çok atıf var. UEFA'nın ve FIFA'nın bunlardan haberi olursa, bizi uzun süre askıya alırlar. Spor olarak UEFA ve FIFA'ya bağlıyız. Burada kamu kuruluşu gibi gösterilen ifadeler de var. Bu kelimeler çok tehlikeli. Federasyon özerktir ve UEFA ile FIFA'ya bağlı. Diğer federasyonlar gibi kamu tüzel kişiliği gibi gösterirseniz olmaz." şeklinde görüş belirtti.
"ELENECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİ HİÇ OLMADI"
A Milli Futbol Takımı'nın Dünya Kupası biletini aldığı Kosova mücadelesine değinen Hacıosmanoğlu, "Kosova deplasmanında endişe duymadım ama saha zeminini ve şartları hatırlıyorsunuz. Herkes 'Kosova'ya 4 atarız, 5 atarız.' diyordu. Ben her zaman 'Yarım gol olsun ama turu geçelim.' demiştim. Eleniriz diye bir düşüncemiz hiç olmadı. Ben her sabah evden çıkarken ve her maç öncesinde 9 kez Ayetel Kürsi okurum. Bu kez Kosova maçında maç bitene kadar okudum. Eleneceğimiz düşüncesi hiç olmadı. 9 yaşındaki kızımın temiz kalbine inanıyorum. Kongreye 12 gün kala o yola çıkardı bizi. Cenab-ı Allah bu hedef doğrultusunda yolumuzu açacak inşallah" ifadelerini kullandı.
"MONTELLA HOCAYI AYRI TUTUYORUM"
Hacıosmanoğlu, A Milli Futbol Takımı'nın son yıllarda başarılı bir grafik çizdiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Burada 'Biz federasyona geldik de bu başarı geldi.' diyemezsiniz. Eski yönetimlerin, eski teknik direktörlerin yapılanma konusunda büyük katkıları var ama ben Montella hocayı ayrı tutmak istiyorum. Çok güzel bir kolej havası var. Oyunculara bir ağabey gibi yaklaşıyor. Bunu yaşayanlar görüyor. Sevgi, saygı, korku bir sac ayağı. Bir aile ortamı var, yetenek de var. Nazar değmesin, maçlar da bitiyor. İstikrar varsa başarı da geliyor. En büyük katkı oyuncu kardeşlerimizin ama baş mimar Montella."
"MONTELLA'YA TEKLİF GELİRSE MÜSAADE ETMEYİZ"
Kosova maçının ardından penaltı atışlarına kalan Bosna Hersek-İtalya maçını takip ettiklerini belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, İtalya elendikten sonra teknik direktör Vincenzo Montella'nın yanına gittiğini dile getirdi.
İtalya'nın elenmesinin ardından Montella'yla konuştuğunu belirten Hacıosmanoğlu, "İtalya elenince 'Hocam üzülme, Amerika'ya bir İtalyan yeter.' dedim. Kendisi 'Başkanım yanlış konuşuyorsunuz, ben Türk'üm.' dedi. Hocanın Türk vatandaşlığı inşallah Dünya Kupası'na gitmeden yetişir. Ben Of nüfusuna kayıt olmasını isterim. Onlar Napolili. Onların da Trabzon'dan farkı yok. Orada gezdiğinizde kendinizi Karadeniz'de gezmiş gibi hissediyorsunuz." şeklinde konuştu.
Vincenzo Montella'ya teklif gelmesi durumunda tutumlarının net olduğunu belirtenHacıosmanoğlu, "Hocamız bir yere gitmez, biz de gitmesine müsaade etmeyiz. Ben geldiğimde Macaristan ile 2 maç oynayacaktık. O dönem Roma'dan teklif vardı. Gittiği takımlarda 'Roma isterse ayrılırım.' diye madde koyduruyordu, bizde yoktu bu madde. Biz göreve geldikten sonra, 'Yolları ayırıp ayırmayacağımızla ilgili bir tasarrufumuz var mı?' diye sordu. Ben de oyuncularla konuşmuştum. Kendisine 'Yensen de yenilsen de yola devam edeceğiz.' demiştim ve öyle devam ettik. Roma'ya gitmemiş, başka yere gitmez." ifadelerini kullandı.
"BİZ O GRUPTAN LİDER ÇIKARIZ"
A Milli Takım'ın Dünya Kupası'ndaki grubunu değerlendiren İbrahim Hacıosmanoğlu, iyi bir kura çektiklerini belirtti.
FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun eski dostu olduğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, "Kuralar çekilince 'Başkanım şu 3 takımı ver de gruplardan rahat çıkalım desem bu takımları vermezdin.' diye espri yapmıştım. İnşallah gruplardan çıkacağız." dedi.
Dünya Kupası'nda şampiyonluğa inandıklarını dile getiren Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Benim arzum İspanya'yla finalde karşılaşmak ama yarı finalde karşılaşma ihtimalimiz var. Finalde karşılaşıp gruptaki maçın rövanşını almak isterim. İspanya'yla ülke olarak, spor olarak, siyaset olarak çok önemli dostluğumuz var. Ben İspanya Federasyon Başkanı'nı uzaktan görünce gidip sarılıyorum. Filistin konusunda da çok hassaslar. İstanbul'da geniş katılımlı bir toplantı yapacaktık. Dünya Kupası'na İsrail katılsaydı, İspanya 'Katılmayacağız.' diye açıklamayı yaptı. İsrail Federasyon Başkanı defalarca görüşmek istedi. Görüşmedim ve görüşmem. Tepki koymamız gereken yerde Cumhurbaşkanımızın izinden gidiyoruz. Mazlumların nasıl destekçisiysek, zalimin zulmüne maruz kalan herkesin yanındayız. Rusya'yı bir haftada bütün organizasyonlardan attılar. Din, dil, ırk, mezhep, çocuk, kadın, yaşlı, okul, cami, kilise demeden ortadan kaldıran bu zalim insanlara karşı dünyanın tutumunu görüyoruz. Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var."
"ARDA'NIN SORUNU YOK, HAKAN DA İYİLEŞMEK ÜZERE"
Milli futbolcular Hakan Çalhanoğlu ve Arda Güler'in sakatlıklarının ciddi olmadığını belirten Hacıosmanoğlu, "İkisinin de sakatlıkları iyileşmek üzere ve yetişecekler. Milli takımın kadro tercihini hocamız yapıyor. Ortamı zaten konuşmaya gerek yok. Aynı kelimeleri söylememe gerek yok. Çocuklar gerçekten birbirine kenetlenmiş. Samet neden alınıyor diye eleştiriliyor. Ağabeylik yapıyor adam orada. Oradaki faydasını görseniz eleştirmezsiniz. Hoca bir kolej havası yakalamış ve bu kararına saygı duymak gerekiyor." dedi.
Hacıosmanoğlu, A Milli Takım'ın 2002 Dünya Kupası'nda Brezilya ile yaptığı yarı final maçını unutamadığını söyledi.
O dönem milli takım kadrosunda yer alan İlhan Mansız'ın kendilerini ziyarete geldiğini hatırlatan Hacıosmanoğlu, "İlhan kardeşim 'Brezilya maçında giydiğim forma sana yakışır başkanım' dedi. O zamanlar ikon olan saç modeli ve attığı golle Dünya Kupası'na renk katmıştı. İnşallah İlhan da ABD'de olacak. Orada da kardeşleriyle görüşür. İnşallah onun pozisyonunda 4-5 tane Dünya Kupası'nda yıldız olan kardeşiz çıkar." diye konuştu.
"HOCA KARAR VERİYOR"
2002 kadrosunun uçakta olma talebi hakkında konuşan Hacıosmanoğlu şöyle konuştu:
"Uçakta kimin olacağına hoca karar veriyor, biz vermiyoruz. Hoca ne istiyorsa biz onu yapmakla yükümlüyüz."
"TÜRK FUTBOLUNA MESAİ VERİYORUZ"
"Yapmak istediklerimizin yüzde 50'sini daha yapamadık. Gayret konusunda sıkıntı yok. Ben 60 yaşımdayım. Ben kendi işlerime bu kadar zaman ayırmadım. Sabah 9 akşam 5 mesai yapıyoruz. Bir şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz. Çocuklara temiz Türk futbolu bırakmak için uğraşıyoruz. İnsanlar kendi çıkarları için farklı ortamlar yaratmak istiyor ama öyle bir derdimiz yok. Kalbiyle, diliyle, beyniyle Türk futboluna mesai veriyoruz. Cenab-ı Allah zaten biliyor. Herkesin ne istediğini biliyor. Allah herkese kalbindeki versin."
BODRUM'DAKİ VİLLA TARTIŞMALARI
"Ahlak başka bir şey. Bilgiyle konuşmak başka. Bu konuyla ilgili ahlaksızca konuşan insanlar var. 'Oranın imar sorunu var, milli duyguları karıştırıyor' diyorlar.
Belediye orada, imarı 1988'de yapılmış. 88'den beri imarı var. Etrafı ev dolu. 11 bin dönüm, biz 5 bin dönümüne başlayacağız, tapulu yer burası. 88'de imarı çıkmış. Koruma alanları ayrılmış. Bizim projenin flamingo alanıyla ilgisi yok. Orada sanayi kuruluşları var, onlara kimse bir şey demiyor. Proje bittikten sonra oraya Çevre Ödülü verecekler. O kadar hassas davranıyoruz. Kuşların daha iyi barınması için yeni imkanlar yaratıyoruz. Tabiat Varlıklarıyla beraber, alanın eski haline dönmesi için çalışıyoruz.
Ben orayı yapacaktım, para ne için lazım. Ben sonra TFF başkanı oldum. Öyle oldu, bu kimi neyi ilgilendirir. Milli duyguları kullanıyor diyenlere belediye orada, 1988'de imarı çıktı. ÇED davası da yok. Biz altyapı sorununu da çözdük oranın. Tam çevreci proje yapıyoruz. 18 seneden beri var orası.
Futbolculara hediye veriyorum diye imar mı verecekler bana. Bu kadar ahlaksızlık olmaz."
