Tahran’da üçlü Suriye zirvesi

Türkiye, Rusya ve İran temsilcileri, Suriye’deki çatışmasızlık bölgeleri konusunu ele almak üzere Tahran’da toplanıyor. İran’da bir araya gelecek uzmanlar yakın zamanda yine Tahran’da yapılacak üst düzey zirveye hazırlık yapacak.

Tahran’da üçlü Suriye zirvesi

EROL METİN

Türkiye, Rusya ve İran temsilcileri, Suriye meselesini ele almak üzere bugün Tahran’da bir araya geliyor. İki gün sürmesi planlanan kritik toplantının ana gündem maddesi, Astana görüşmelerinde üzerinde uzlaşma sağlanılan çatışmasızlık bölgeleri konusu olacak. Karar’ın edindiği bilgilere göre, Tahran’daki toplantı, müsteşar yardımcısı gibi üst düzey temsilcilerin katıldığı bir buluşma olmayacak. Taraflar uzmanlar düzeyinde temsil edilecek. Söz konusu toplantı, üst düzey temsilcilerin katılımıyla Ağustos ayının sonuna doğru yapılması planlanan toplantının hazırlığı niteliği taşıyor. Tahran toplantısından çıkacak sonuçlar doğrultusunda üst düzey temsilli zirvenin daha ileri bir tarihe ertelenme ihtimali de bulunuyor.

Tahran’da bugün startı verilecek toplantıda, yaklaşık 6 yıldır iç savaşla boğuşan Suriye’deki gidişat masaya yatırılacak. Mayıs ayı başında Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya gelen Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri kurulması amacıyla imzalanan anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda değerlendirmeler yapılacak. Muhaliflerin elinde bulunan ancak iki farklı grubun birbiriyle çatıştığı İdlib kentinin durumunun da gündeme gelmesi bekleniyor. Türkiye, Rusya ve İran’ın garantör ülkeler olarak yer aldığı çatışmasızlık bölgeler anlaşmasıyla Humus’un kuzeyi, Şam’daki Doğu Guta bölgesi ve Deraa kırsalıyla birlikte İdlib’de de hava saldırıları dahil silahların susması planlanıyordu.

ABD’NİN KATKISI OLUMLU 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu, çatışmasızlık bölgeleri mutabakatının önemine vurgu yaparak, “Türkiye başından beri Suriye’nin genelinde ateşkes sağlanması gerektiğini savunuyor. Bu birinci unsur. İkincisi insani yardımların ulaşması, üçüncüsü de siyasi çözüm. Türkiye’nin bu pozisyonunda bir değişiklik yok. Dolayısıyla çatışmazlık bölgelerinin temelinde yatan unsur da zaten ülke sathına yayılmış bir çatışmazlık durumunun sağlanması, onun ertesinde insani yardımın temin edilmesi ve bunun yaratacağı pozitif ortamdan istifadeyle siyasi çözüme hız verilmesidir. Sahadaki ana aktörler olan Rusya ve İran’la işbirliği içerisinde Astana süreci temelinde -ve esas Cenevre süreci tabii- çalışmaları devam ettiriyoruz. Tabii bu ana hedefler doğrultusunda buna hizmette bulunacak, buna katkıda bulunacak ülkelerin olumlu yöndeki katkılarını biz memnuniyetle karşılarız. Yani bu Amerika olur, başka ülke olur olumlu karşılarız ama burada önemli olan ülke bütünlüğü içerisinde ateşkesin sağlanmasıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin PYD konusundaki hassasiyetinin de devam ettiğinin altını çizen Müftüoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’nin PYD’ye bakışı ortada. Terör örgütünün uzantısı olarak görüyoruz. Dolayısıyla o çerçevede bir değişiklik yok. Yani bu rol verilmesi, şu yapılması, bu yapılması falan değil, terör örgütüdür nokta. Onun ötesinde yoruma gerek yok.”

Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN