Washington yönetiminin savunma kanadı ile yapay zeka devi OpenAI arasında 2026 Mart ayında imzalanan 200 milyon dolarlık dev sözleşmenin perde arkası, sızdırılan gizli belgelerle aydınlandı.
Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında yürütülen hukuki süreç sonucunda ulaşılan resmi kayıtlar, ordu yönetiminin askeri operasyonlar sırasında yöneltilen emirleri geri çevirme olasılığı neredeyse sıfır olan özel bir yapay zeka modeli geliştirmesini talep ettiğini gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile teknoloji şirketi arasında varılan mutabakatın ayrıntıları, savunma alanında kullanılacak yazılımların güvenlik filtrelerinin bilinçli olarak esnetilmek istendiğini gözler önüne seriyor.
OpenAI finans dünyasında kartları yeniden dağıtıyor: Yatırım bankacılığına özel ChatGPT duyuruldu
SÖZLEŞMEDE ASGARİ RET ORANI İFADESİ DİKKAT ÇEKTİ
Elde edilen belgelerdeki çarpıcı detaylar, tarafların üzerinde uzlaştığı metnin 'P00003' kodlu güncellenmiş sürümünde kendisini belli ediyor.
Söz konusu sözleşme evrakında, 'OpenAI Mission Models' şeklinde tanımlanan ve doğrudan ulusal güvenlik operasyonları için kurgulanan sistemlerin emirlere karşı 'minimum ret oranlarına' sahip olması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Bu kapsamlı çalışma planı; geliştirilen algoritmaların orduya ait çetin güvenlik problemleri üzerinde test edilmesini, kapsamlı biçimde değerlendirilmesini ve görev odaklı kabiliyetlerinin artırılmasını kapsıyor.
DÖRT DEV TEKNOLOJİ ŞİRKETİ ORDU İÇİN YARIŞA GİRDİ
Pentagon'a sunulacak sistemlerle ilgili tartışmalar alevlenirken, OpenAI tarafının Amerikan ordusuyla kurduğu bağlar her geçen gün daha da derinleşiyor.
Yapay zeka sektörünün öncü isimleri OpenAI, Google, Anthropic ve xAI; 2025 yılında bakanlık ile her bir şirket için 200 milyon dolara varan devasa anlaşmalar imzalayarak askeri prototipler üretmek üzere sahaya indi.
Geliştirilen bu yeni nesil algoritmaların lojistik ikmal zincirlerinden istihbarat analizlerine, kritik karar alma aşamalarından operasyonel harekat planlamalarına kadar pek çok askeri alanda aktif biçimde kullanılması hedefleniyor.
Orduda yapay zeka dönemi: Tedarik zincirinde ChatGPT ve Grok kullanılacak
OPENAI İDDİALARI YALANLADI VE ESKİ TASLAĞI İŞARET ETTİ
Sözleşme metninde geçen bu kritik ifadenin nihai belgede yer alıp almadığı konusunda ise taraflardan çelişkili açıklamalar geliyor.
Şirket adına konuşan OpenAI sözcüsü Nate Evans, böylesi bir şartı kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayarak, "Bu yöndeki bir sözleşme maddesi tarafımızca hiçbir zaman onaylanmadı" açıklamasını paylaştı.
Gündeme gelen ifadenin bakanlığın hazırladığı daha eski bir taslakta yer aldığını, kendi itirazları sonucunda metinden çıkarıldığını ve yürürlükteki anlaşmada bulunmadığını savunuyor.
Savunma yetkilileri de benzer şekilde mevcut sözleşmede böyle bir bağlayıcı kuralın kalmadığını dile getiriyor.
ADALET BAKANLIĞI AVUKATININ VERDİĞİ ONAY GERİ ÇEKİLDİ
Tarafların bu yalanlamalarına karşın, bilgi edinme talebiyle kamuoyuna yansıyan evrakın elde ediliş serüveni kafalardaki soru işaretlerini büyütüyor.
Yapılan resmi başvuruda taslak metinler değil, yalnızca imzalanmış ve resmiyet kazanmış anlaşmalar talep edildi.
Yayımlanan P00003 numaralı belgenin üzerinde de herhangi bir taslak ibaresi yer almıyor.
Üstelik davada savunma makamını temsil eden ABD Adalet Bakanlığı avukatı, başlangıçta belgenin imzalanmış ve yürürlüğe girmiş nihai sözleşme olduğunu doğruladı; ancak konunun basına yansımasının ardından bu teyit hızla geri çekildi ve kurumun inceleme için zamana ihtiyaç duyduğu duyuruldu.
AB'den ChatGPT'ye kötü haber: 4 ay süre verildi
GİZLİ ASKERİ AĞLAR İÇİN ÜÇ KIRMIZI ÇİZGİ ÇEKİLDİ
Yaşanan büyük kriz, tarafların şubat ayında gelişmiş yapay zeka modellerinin gizli askeri ağlarda çalıştırılmasına imkan tanıyan mutabakatın hemen peşinden patlak verdi.
OpenAI, orduyla yürüttüğü bu yakınlaşmada taviz vermeyeceği üç temel sınır belirlediğini kamuoyuna ilan etti.
Şirket; ürettiği teknolojinin kitlesel yurt dışı gözetiminde kesinlikle kullanılmayacağını, otonom silah sistemlerine doğrudan komuta etmeyeceğini ve insan onayı gerektiren hayati kararları bağımsız olarak alamayacağını duyurdu.
Teknoloji devi ayrıca sistemlerin güvenlik duvarları tamamen kaldırılarak teslim edilmeyeceğini kararlılıkla savunuyor.
GÜVENLİK YETKİLİ PERSONEL BULUT SİSTEMİNİ KONTROL EDECEK
Şirketin çizdiği operasyonel çerçeveye göre orduya sunulan modeller bulut altyapısı üzerinden hizmet veriyor ve temel güvenlik mekanizmaları her an devrede tutuluyor.
Özel güvenlik yetkisine sahip OpenAI personelinin askeri kullanım süreçlerinde fiilen görev alması planlanıyor.
Yetkililer, kurulan bu denetim ağı sayesinde belirlenen etik sınırların aşılıp aşılmadığını bağımsız biçimde gözlemleyebileceklerini aktarıyor.
Sızan gizli belgeler ise teknoloji devleri ile ordu arasındaki temasın sıradan bir ticari ürün tedarikinden çok öteye geçtiğini, ulusal güvenlik stratejilerinin şekillendiği karşılıklı bir askeri dönüşüm sürecine evrildiğini kanıtlıyor.
OpenAI doğruladı: İzin sınırlarını aşan yapay zeka, wiki sayfasına saldırdı
