Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılara göre, saat evrenin mevcut yaşının iki katı çalışsa bile sadece 1 saniye sapma yaşayacak. Optik saatler, atomlardaki elektronların enerji seviyeleri arasındaki geçişlerde yayılan ışık frekansını kullanarak zamanı ölçüyor ve saniyeleri 19 ondalık basamağa kadar hassas bir şekilde hesaplayabiliyor.
Bu cihazlar, uydu navigasyonu, telekomünikasyon, hassas bilimsel ölçümler ve temel fizik prensiplerinin test edilmesi gibi alanlarda son derece değerli zaman referansları sağlıyor. Ayrıca yerçekimi dalgalarının ve karanlık maddenin tespitinde de kullanılabiliyor.
YENİ SAATLE YENİ UYGULAMALAR MÜMKÜN
Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Metrologia dergisinde yayımlanan çalışmada, bu hassasiyetin Dünya kabuğu deformasyonları, yeraltı suyu değişimleri ve volkanik aktivitelerin milimetre düzeyinde izlenmesine imkan tanıyacağı belirtildi. Bilim insanları, cihazın karanlık madde aramalarında düşük frekanslı sinyalleri yakalamak için de kullanılabileceğini söyledi.
SANİYENİN TARİHÇESİ VE YENİ TANIM İHTİYACI
Saniye başlangıçta bir günün 86 bin 400’te biri olarak tanımlanıyordu. 1967’de atom saatlerinin kullanılmasıyla Fransa’daki Uluslararası Birimler Sistemi (SI), saniyeyi sezyum-133 atomunun 9 milyar 192 milyon 631 bin 770 salınımı olarak belirledi. Ancak optik saatlerin daha hassas ölçümler sunmasıyla saniyenin yeniden tanımlanması ihtiyacı doğdu.
Bilim insanları, saniyeyi yeniden tanımlamak için en az üç ultra hassas optik saatin farklı kurumlarda kullanılması gerektiğini, şu anda iki saatin bu kriteri aştığını ve kalan aşamaların yakın zamanda tamamlanabileceğini ifade etti.
